BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Özlem’e ayıp olacak!..”

“Özlem’e ayıp olacak!..”

Serpil kısa sürede hazırlanmıştı. Üzerine rahat ama şık bir kazak, ayağına ise siyah bir pantolon giymişti. Yüzüne hafif bir makyaj yaptı aceleyle. Son bir kez aynaya baktı, gördüğü manzaradan memnun olacak ki hafif bir gülümseme belirdi dudaklarında. Çok heyecanlıydı. Askılı spor çantasını alıp odadan çıktı. Koridorda bekleyen Adile Hanım endişeli bir şekilde ona bakıyordu. Yeniden söylenmeye başladı kızını görünce: - Kıza ayıp olacak, o bütün hafta okulda, hastanede koşuşturdu. Kalkıp yardıma geldi. Siz evin sahibisiniz, çekip gidiyorsunuz.



Serpil kısa sürede hazırlanmıştı. Üzerine rahat ama şık bir kazak, ayağına ise siyah bir pantolon giymişti. Yüzüne hafif bir makyaj yaptı aceleyle. Son bir kez aynaya baktı, gördüğü manzaradan memnun olacak ki hafif bir gülümseme belirdi dudaklarında. Çok heyecanlıydı. Askılı spor çantasını alıp odadan çıktı. Koridorda bekleyen Adile Hanım endişeli bir şekilde ona bakıyordu. Yeniden söylenmeye başladı kızını görünce: - Kıza ayıp olacak, o bütün hafta okulda, hastanede koşuşturdu. Kalkıp yardıma geldi. Siz evin sahibisiniz, çekip gidiyorsunuz. Serpil sinirlenmişti annesine: - Geldiyse bu onun tercihi anne! Bugün benden bir fayda bekleme. Eve kapanıp etrafınızda dönerken benden iyisi yok. Bırakın kendi hayatımı ben de yaşayayım. Bugün gezmek istiyorum. Dolaşmak istiyorum. Eve kapanıp hizmetçi gibi çalışmak istemiyorum. Yüksek sesle yapılan bu konuşmalar üzerine Cahit Bey de gelmişti. Meraklı gözlerle baktı karısına ve ardından da kızına: - Neler oluyor Adile? Yaşlı kadın başını iki yana salladı: - Yok bir şey bey! Serpil bugün gezmeye gidecekmiş, ben de iş var diyorum... Cahit Bey durakladı: - Bırak çocukları gitsinler. Ben yardım ederim sana. Adile Hanım kırgın bir şekilde söylendi: - Özlem’e ayıp olacak! Elin kızı yardıma gelmiş, evin gençleri gezmekte. Selim de yok! Serpil annesinin söylediklerini dinlemiyordu bile. Ayakkabılarını ve kabanını giymişti. Başını uzattı oturma odasına doğru: - Özlem’ciğim, ben gitmek zorundayım, kusura bakma. Görüşürüz. Yine gel! Babasına döndü: - Haydi, hoşça kalın, akşam geç gelebilirim. Bir arkadaşımla birlikteyim. Gelince anlatırım. Cevap bile beklemeden koşar adımlarla indi apartmanın merdivenlerini. Sokağa çıktığı zaman derin bir nefes aldı. İşi aceleye getirip fazla bir açıklama yapmadan çıkabilmişti. Âdeta kaçar gibi koşar adımlarla ilerledi. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali çıkabilmişti evden. Geride kalan Adile Hanım ise şaşkındı. Sitemkâr bir şekilde söylendi kocasına: - Bunlara sen yüz veriyorsun Cahit Bey, insan yolunu yordamını bilmeli. Koskoca kız. Tamam bir sıkıntı yaşıyor ama böyle yapması gerekmez. Hem nereye gidiyor bu? Kimmiş arkadaşı? Of Allah’ım hepsi kendi kafasına göre yaşıyor, kendi kafasına göre hareket ediyor, anne baba dinlemek yok. Saygı da yok, düşünce de yok! Cahit Bey ses çıkartmadı. Gülümseyerek oturma odasına girdi. Özlem’e mahcup olmuşlardı... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT