BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çalışma hayatında başarının yolları

Çalışma hayatında başarının yolları

Başarının ilk adımı tembellikten kurtulup hayatımızdan önce kendimizin sorumlu olduğumuzun farkına varmaktır. Bunun için de kendimizi tanımak ve kendimize güvenmek zorundayız



“Okul hayatında başarı, iş hayatında başarı, aile hayatında başarı, hatta insanın iç başarısı... Başarı, başarı, başarı... Ne çok şey konuşulur, ne çok şey anlatılır bu üç hecelik kelime hakkında öyle değil mi?” Anlaşılan o ki, ne başarı kelimesi ne de başarılı insanlar, sohbetlerimizdeki ve özlemlerimizdeki yerlerinden hiçbir zaman, hiçbir değer kaybetmezler. İşte bundan dolayıdır ki, biz de bu sihirli kelimeyi ilgili olduğu alana göre, (okul, iş, iç başarı vb..) daha birçok kez sayfamızda işleyeceğiz galiba. Böyle bir girişten sonra, bu haftaki konumuzun “çalışma hayatında başarı” olduğunu hemen belirtelim. Kendisiyle ilk ciddi tanışmamız, elimizin kalem tutmaya başladığı zamanlarda olmuştur. Bizleri başarılı, başarısız öğrenci diye daha o tarihlerden itibaren birbirimizden ayıran başarı; sonraları en önemli ayırımını iş hayatında yapmaya başlar. Başarılı öğretmen, başarılı öğrenci, başarılı avukat, başarılı kasiyer, sanatçı, sekreter, esnaf vs... Çalışır, çabalar bir işiniz olsun, diye uğraşırsınız. Ancak bu da yetmez, bu kez de çevrenizdeki insanlar, kendileri ister başarılı, ister başarısız olsunlar sizi, işinizdeki veriminizle ve diğer çalışanlarla kıyaslayıp, sınıflandırırlar. Bir işle meşgul olanlar, ne demek istediğimizi hemen anlayacaklardır. Hatta bunun için bazen kendimizle bile yarışır, kapasitemizin üstüne çıkabilmek için mücadele ederiz. “Çalışma hayatına yeni başladım” ya da “İşimi değiştirdim, daha başarılı olmak istiyorum” diyenler; bildiğiniz gibi başarı, başarılan, üstesinden gelinen iştir. Başarının ilk adımı tembellikten kurtulup hayatımızdan önce kendimizin sorumlu olduğumuzun farkına varmaktır. Bunun için de kendimizi tanımak ve kendimize güvenmek zorundayız. Başarılı insanlar, çevrenin olumsuz koşullarını aşarak karar ve davranışlarında, inandıkları değerleri yerine getiren insanlardır. Yağmur yağmış ya da hava güneşli olmuş, onlar için pek farketmez, çünkü davranışlarının temelinde kararları ve prensipleri vardır. İş yaşamında başarılı olabilmek için de prensiplerimizi belirleyip onlara sahip çıkmamız gerekir. Başarı için altın öğütler 1. Çalışırken sürekli gülümseyin. Çünkü insanlar, gerçekten neşeli olan kişilerle çalışmayı tercih ederler. 2. İşinize vaktinde gelip, gerekirse geç saatlere kadar çalışabilirsiniz. Bu sizin işyerinizdeki konumunuzu yükseltecektir. 3. “Bu kadar maaşa, bu kadar iş” mantığıyla değil, işime ne kadar verimli olabilirim düşüncesiyle çalışın. 4. Bütün toplantı ve randevularınıza zamanında gitmeye dikkat edin. 5. Başarılı olabilmek için göreviniz olan tüm işlemleri dikkatle, titizlikle ve zamanında yapmaya ve bitirmeye özen gösterin. 6. Aynı bölümde çalışan diğer arkadaşlarınızın neler yaptığına dikkat edin. Birçok püf noktayı ve deneyimi arkadaşlarınızdan öğrenebilirsiniz. 7. Ufkunuzu genişletin. Elinizden geldiğince endüstri, sektör ve kendi kuruluşunuzun seminer ve toplantılarına katılmaya çalışın. Böylece işiniz hakkında önemli bilgiler edinebilirsiniz. 8. Girişimci ruhunuzu harekete geçirin. Kendinizi geliştirmeye ve yeniliklere açık olun, teknolojiyi yakından takip edin. 9. Çalışmalarınızda sürekli samimi ve dürüst olmaya dikkat edin. Muhataplarınız, sizin samimi oluşunuzu takdir edeceklerdir. Çalışma arkadaşlarınıza karşı da samimi olduğunuzda daha güvenli bir çizgi içinde olursunuz. İstenilen bilgiyi en kısa zamanda araştırıp muhataplarınıza ulaştırırsanız daha önce alamadığınız siparişi alacağınıza emin olabilirsiniz. 10. Muhataplarınızın, işvereninizin güvenini kaybetmeyin. Bu güven çok önemlidir ve kaybettiğiniz takdirde tekrar kazanmak çok uzun bir süre ve çaba gerektirir. Gerçekleri olduğundan değişik göstermeden, abartma ve saptırma yapmadan söyleyin. 11. İşler istediğiniz yönde gitmediğinde veya bir hata işlediğinizde olayı hemen bir üst yetkilinin dikkatine sunun. Erken önlem almak olayın daha da büyümesini önleyecek ve belki de hatadan kazançlı çıkmaya yarayacaktır. Kibar olmak çok zor mudur? Bu haftaki yazımda, sizlerle geçtiğimiz hafta sonunda yaşadığım bir olayla ilgili sıkıntımı paylaşmak istedim. Birçok insan gibi ben de cumartesi günlerini çok severim. Geç kalkmak, sabah yürüyüşü yapmak, uzun bir kahvaltı en sevdiğim işler arasındadır. Ardından market alışverişleri, ev işleri derken bir koşuşturma başlar. İşte böyle bir günde yine alışverişe çıktım. Adı herkes tarafından bilinen ve büyük şehirlerimizde sayısı bir hayli fazla olan marketler zincirinin evime en yakın olan bir halkasına alışverişe gittim. Keşke gitmeseydim, keşke biraz daha yürüyüp başka bir yere gitseydim de bu kadar üzülmeseydim. Neyse, markette sakin sakin alışverişimi yaptım, dışarının titreten soğuğundan sonra, içerinin klimalı, çeşidi bol, renkli mekanında dolaşmaktan aldığım tatla ve huzurla kasaya yöneldim. Onunla alışveriş yapmak iyi midir, kötü müdür, hâlâ anlayamadığım kredi kartımı cüzdanımdan çıkartıp kasiyere uzattım ve “kartınız işlem yapmıyor” sesiyle irkildim. Kasadaki bayandan bir kez daha denemesini rica ettim. (Çünkü kartımda bir problem olmadığından emindim.) İkinci kez aldığım cevap son derece açık ve üstelik de çok sertti. “Denedik ya, olmuyor işte. Ya para verin, ya da sonra gelin.” İnsan o an kabalaşmak,sert bir cevap vermek istiyor ancak böyle bir davranış neyi çözer ki. Yutkundum, sakinleşip, “daha kibar olması” gerektiğini hatırlattım. O ise hâlâ söyleniyordu. Durumu farkeden bir başka mağaza çalışanı hemen yanımızda belirdi, işlemimi sonuçlandırdı ve arkadaşı adına özür diledi. Sıradaki bazı insanlar mağaza müdürüne giderek, bu kabalıktan dolayı şikayetçi olmam gerektiğini söylediler. Yapı olarak şikâyetten hiç hoşlanmam ve mümkün olduğunca sorunlarımı kendim çözmeye çalışırım. Benim üzüntüm; bu gencecik insanların asabiyeti, kabalığıydı. Kendisine, “yaptığı bu davranışla, çok defalar iş aramak zorunda kalabileceğini, iş veya özel bütün ilişkilerinde zarar göreceğini” söyledim. Sustu ve dinledi. Umarım ne demek istediğimi anlamıştır. Şurası bir gerçek ki, insanlarla bu şekilde konuşmaya devam ederse, ben olmasam bile bir başkası bu genç hanımı, mutlaka şikayet edecektir. İnsan hayatının şekillenmesinde ve beceri kazanmasında eğitim; son derece önemlidir ancak, kibar olmak için de üniversite bitirmek gerekmez ki. Eğer bizler, çevremizdekilerle ilişkilerimizde sağlıklı bir iletişime önem vermez, incelikten uzak yaşarsak, emin olun ki işsiz ve yalnız olmamız kaçınılmazdır. Bilirsiniz, “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır”, “Keskin sirke küpüne zarar verir.” Ayrıca herkesi sevemezsiniz, ama herkese karşı kibar olabilirsiniz. Huzurlu, sağlıklı, güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle... Sevgiyle kalın... Betül B. Altınbaşak Okuyucu Köşesi Ücretsiz eğitim imkanı Bingöl’den yazan sevgili okuyucumuz; Mehmet Sönmez, yurt dışında okuma isteğinizden bahsetmiş ve İngiltere, Almanya, ABD’de ücretsiz üniversite eğitimi verildiğini duyduğunuzu yazmışsınız. Maalesef İngiltere ve ABD’de, eğitim ücretli ve eğer siz; çok başarılı, not ortalaması yüksek ve İngilizce lisanına vakıf bir öğrenci iseniz size, gerek üniversite gerekse mastır, doktora programlarına girebilmeniz için burs verebiliyorlar ve bu öğrencileri titizlikle seçiyorlar. Almanya’da ise, dediğiniz gibi eğitim ücretsiz. Ancak orada okuyabilmek için de Almanca’yı konuşabilir, anlayabilir halde olmanız şart. Ayrıca üniversitelerde okuyabilmek için de, hangi fakülteyi tercih ederseniz, o fakültenin kendi içinde açmış olduğu sınavı kazanmış olmanız gerekiyor. Eğer Almancanız yetersizse üniversitenin açmış olduğu dil kurslarına katılabiliyor, ardından, bölüm sınavlarına giriyorsunuz. Daha detaylı bilgiye aşağıda vereceğim adreslerle bilgilenmek istediğiniz konuları yazıp, broşür isteyerek ulaşabilirsiniz. Amerika için: Full Bright. Tel: (0212) 251 36 02. Adres: Gümüşsuyu Cad. Dümen Sok. Dümen Ap. 3/11-Taksim İst. İngiltere için: İngiliz Kültür Derneği. Tel: (0212) 252 74 74 Adres: Örs İşhanı İstiklâl Cad. 251/253-Beyoğlu/İst. Almanya için: Alman Kültür Merkezi: Tel: (0212) 251 54 04/126 Adres: Yeniçarşı cad. No 52 Galatasaray-İst Öykü Yarışması Malatya’dan yazan Sayın Yüksel İlikhan; bahsettiğiniz öykünüzü köşemizde yayınlamaktan çok memnun oluruz, ancak çok uzun bir öykü için maalesef bizim sayfamız çok müsait değil. Ancak siz yine de öykünüzle birlikte, onun ana fikrini veren bir özetini bize yollayabilirsiniz. Ayrıca gazetemizde açılan bir öykü yarışmasını kaçırmış olmanız, başka öykü yarışmaları açılmayacak anlamına gelmiyor. Siz, çok okuyarak ve yazarak bu yeteneğinizi geliştirin, arkası mutlaka gelecektir. Başarı dileklerimle.... Haftanın Sözü Kendini yetersiz gören insan tereddüt içinde beklerken girişimci insan, hata yapmaktan korkmadığından daha üstün hale gelir. Henry C. Link
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99504
    % -0.33
  • 5.6395
    % -1.83
  • 6.3845
    % -1.52
  • 7.474
    % -1.46
  • 239.536
    % -1.56
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT