BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haberin içinden: Denktaş’ın endişesi

Haberin içinden: Denktaş’ın endişesi

Zor ve çileli bir yolun, sarsılmaz yolcusu Rauf Denktaş, Cenevre’de yine Kıbrıs’ın masaya yatırıldığı, ince diplomasi oyunlarının oynandığı bir arenadan daha yeni dönmüş.



Zor ve çileli bir yolun, sarsılmaz yolcusu Rauf Denktaş, Cenevre’de yine Kıbrıs’ın masaya yatırıldığı, ince diplomasi oyunlarının oynandığı bir arenadan daha yeni dönmüş. Ankara’da bir taraftan enerji depolarken, diğer taraftan durum değerlendirmesi yapıyor. Her saniyesi Kıbrıs’la dolu. Camlı Köşk’te Büyükelçi ve diplomatları ile toplantı masasında bulduk. Kıbrıs ve Denktaş etle tırnak gibi. Birbirinden ayrı düşünülemez. Zaman zaman tenkit edilse de, hatta muhalifleri çıksa da o hep davasının haklılığından, halkının güveninden güç almış. Kendisi de bu durumu “beni kösteklemeye çalışmış, tenkit etmiş, yolumun yanlış olduğunu söylemiş arkadaşların bir çoğu daha sonra yanılmış olduklarını itiraf etmişlerdir. Halkımın adına bu emaneti taşıdım ve bayrağı yere düşürmedim” diyerek özetliyor. Denktaş, Demirel’in tekrar seçilmesinin isabetli olacağını düşünüyor. Ancak bunu söylerken Türkiye’de farklı düşünenlerin de olabileceğini dikkate alarak son derece temkinli davranıyor. “Ben bir misafirim. Türkiye’yi tanıyan bir misafir olarak sordunuz, ben de açık kalplilikle söyledim. Karar Türk ulusunundur” derken kimseyi de kırmamaya özen gösteriyor. Rum tarafının Kıbrıs’da Enosis’den vazgeçmediğini ve hiç bir zaman da geçmeyeceğini bir defa daha hatırlatan Denktaş, Türk-Yunan yakınlaşmasını ihtiyatla karşılıyor. Gelişmeler Denktaş’ın bu konudaki değerlendirmesini haklı çıkarıyor. “Ben Türk-Yunan dostluğuna inanırım. Akıl işidir çünkü. Atatürk ve Venizelos bunun temelini atmışlardır. Bu dostluk 1950’lerde Kıbrıs ortaya atılınca bozuldu. Depreme kadar da devam etti. Şimdi siyasi temasların başlamış olması ve netice vermesi güzel şeyler. Ama Kıbrıs meselesine gelince o ılımlı görünen adamlar yıllardır söylediklerini tekrarlıyorlar. Demek ki Kıbrıs meselesi hala Yunan siyasetinde Türkiye’yi denedikleri bir yoldur. Düşmanlık yaptılar alamadılar. Savaş çıkardılar alamadılar. Şimdi dostlukla deniyorlar. Türkiye bu oyuna gelmeyecektir” sözleri Denktaş’ın endişesini açıkça ortaya koyuyor. Denktaş’ın bir rahatsızlığı da yıllardır sürdürdüğü Kıbrıs davasında taviz vermez tutumunun yanlış anlaşılması. Uzlaşmaz, sert barış istemeyen biri olarak değerlendirilmesi. “Halkımın öldüğü bir davada taviz veremem” diyerek bu konudaki eleştirileri ciddiye almadığını ortaya koyuyor. Denktaş’la görüşmede sadece “Kıbrıs” demek yetiyor. Bıkmadan, usanmadan, yorulmadan saatlerce anlatıyor. Bütün maksadı Kıbrıs Türkünü bağımsız, hür ve barış içinde yaşıyor görmek. O acı günleri bir daha yaşamamak. Bu konudaki tek güvencesi ise Türkiye. Uzun ve sağlıklı ömürler...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT