BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmâm-ı Kuşeyrî hazretleri

İmâm-ı Kuşeyrî hazretleri

Buyurdu ki: “Her düşmanlığın kalkması ümid edilir. Yalnız kıskançlıktan sonra düşmanlık edenin düşmanlığının kalkması ümid edilmez.”



Büyük velî İmâm-ı Kuşeyrî hazretleri, fıkıh, tefsîr, hadîs ve kelâm âlimidir. 986 (H.376) senesinde Horasan’ın Üstuvâ nâhiyesinde doğdu. 1072 (H.465) senesinde 92 yaşında Nişâbûr’da vefat etti... HOCASINA DAMAT OLDU... Nişâbûr’da büyük velîlerden Ebû Ali Dekkak ile karşılaşan Kuşeyrî mânevî ilimlere yöneldi. Hocası Ebû Ali Dekkak’a tam bağlanarak, tasavvuf yolunda büyük merhaleler katetti. Bu arada hocası Ebû Ali Dekkak’ın kızı, ilim, edeb sâhibi ve zamanın en çok ibâdet edenlerinden olan Fâtıma Hâtunla evlendi. Kuşeyrî’nin hanımı Fâtıma’dan altı erkek ve bir kız olmak üzere yedi çocuğu olmuştur... Büyük Selçuklu hakanı Alp Arslan ve veziri Nizâm-ül-mülk, Kuşeyrî’ye çok hürmet ederlerdi. “İmâm-ı Kuşeyrî hazretleri buyurdu ki: Takvâ; seni Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylerden sakınmaktır. Verâ; şüphe edilen şeyleri terk etmektir.” “Kalbi huşû’ içinde bulunan kimseye şeytan yaklaşamaz.” “Her düşmanlığın kalkması ümid edilir. Yalnız kıskançlıktan sonra düşmanlık edenin düşmanlığının kalkması ümid edilmez.” “Herkes kendisi için bir şey seçti. Ben ise, Hak teâlânın benim için seçtiği şeyi seçiyorum. Şâyet Allahü teâlâ beni zengin kılarsa, dîninin emirlerini yapmayı terk etmem. Şâyet fakir kılarsa, harîs ve O’nun emirlerinden yüz çeviren bir kul olmam.” “Şarab haramdır. Çünkü aklı gideriyor ve insanı sarhoş ediyor. Gaflet, yânî Allahü teâlâyı unutmak şarabından sarhoş olanın sarhoşluğu, şarab içenin sarhoşluğundan daha zayıftır. Şarab içmenin cezâsı haddir. Gaflet şarabının cezâsı uzaklıktır. Şarab içen, sarhoşken namaz kılmaktan men olunur. Gâfil olan, namazdan mahrum olur. Sarhoş ayılmayınca had vurulmadığı gibi, gaflet sarhoşu da ölüm kamçısıyla uyanmayınca, kendine gelmeyince, nasîhat kâr etmez. Şarab bütün günahlara ve hatâlara sebeb olduğu gibi, gaflet de bütün uzaklık ve ayrılıkların sebebidir.” ŞİFAYA KAVUŞMAK İÇİN “Kur’ân-ı kerîmdeki altı şifâ âyeti bir tabağa yazılıp, su koyarak eritilir. Hasta içerse, Allahü teâlâ şifâ ihsân eder. Âyet-i kerîme ve duâ elbette şifâ verir. Fakat şartların gözetilmesi de lâzımdır. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması lâzımdır. Hastanın zararlı gıdâlardan, şüpheli ilâçlardan perhiz etmesi, soğuktan sakınması, lüzumlu şeyleri yapması, haramdan, zulümden sakınması lâzımdır.” İmâm-ı Kuşeyrî hazretleri vefat etmeden önce buyurdu ki: “Nefse ve arzuya uymak, Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Nefse uymamak ibâdetlerin başıdır.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT