BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kılıçdaroğlu, SSK Hastaneleri’nin önündeki kuyruklara bir gün geldi mi?

Kılıçdaroğlu, SSK Hastaneleri’nin önündeki kuyruklara bir gün geldi mi?

CHP Genel Kurulu’nu ve Kılıçdaroğlu’nu izlerken, zaman zaman geçmiş günlere gittim; tabii ki Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemlere. Kurultay’a girmek için partililer sabahın erken saatlerinde gelmişler ve salonun açılıp içeri girmek için bekleşip durmuşlar. Yağmur bile onları yıldırmamıştı.



CHP Genel Kurulu’nu ve Kılıçdaroğlu’nu izlerken, zaman zaman geçmiş günlere gittim; tabii ki Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemlere. Kurultay’a girmek için partililer sabahın erken saatlerinde gelmişler ve salonun açılıp içeri girmek için bekleşip durmuşlar. Yağmur bile onları yıldırmamıştı. Biz de bir zamanlar erken saatlerde SSK Hastanelerine gider, alacakaranlıkta sıraya girer, bekleşip dururduk. Bizi yağmur bile yıldırmazdı. SSK görevlileri henüz gelmediği için, kendi aramızda dayanışma yapar, bekleyenlerin en başlarındaki birinin elinde bulunan listeye ismimizi yazardık. Hedefimiz ihtiyacımız olan iki kutu ilacı gün sonunda alabilmekti. Öğleye kadar doktora muayene olabilirsek, öğleden sora kurum bünyesinde bulunan eczane kuyruğuna girebilirdik. Eğer bir tahlil veya film çekilmesi söz konusuysa, neticeleri öğleden sonra alacağımızdan, doktorun reçeteyi yazması da öğleden sonraya kalır, eczaneden ilacı alabilme şansımız kalmazdı. Tekrar ertesi günü gelmek zorundaydık. Zaten sabahtan eczaneden ilaç alabilenler, bir gün önceden veya daha önceki günlerden reçetesini alabilmiş olanlardı. Buralar işçi ve emekli hastaneleriydi. Birkaç vasıta değiştirerek gelenler vardı. Taksiyle gelebilme imkânları yoktu. O saatlerde belediye otobüsleri de işlemezdi. Belediye otobüsleri çalışmaya başlayınca, kuyruk hızla artardı. Kimisi kilometrelerce mesafeyi iki kutu ilaç almak için gelirdi. Semt eczanelerinden ilaç alabilme imkânı, ancak parasını öderse vardı. Sağlık ocakları da öyleydi, paranla muayene olabiliyordun. Emekli Sandığı’na tabi olanlar veya Bağ-Kurlular Semt Sağlık Ocaklarında ücretsiz muayene olabilirdi ve aldıkları reçeteleri herhangi bir eczaneden alabilirlerdi. Biz SSK’lılar onlara gıpta ile bakardık. Bazı iş yerlerinde iş yeri doktorları olur, buralarda çalışanlar biraz daha şanslıydı. Ama ev hanımı eşi için ve en önemlisi çocuğu için çocuk veya kadın hastalıkları ilacı gerekiyorsa bu mümkün değildi. Yukarıda anlattığım gibi, erkenden kuyruğa girme prosedürüne mahkumiyet söz konusuydu. İstanbul gibi işçi yoğunluğunun bulunduğu şehirlerde Devlet Hastaneleri ve Sağlık Ocakları SSK Hastanelerinden ve Semt Polikliniklerinden daha fazlaydı. Halbuki SSK Sağlık Kurumlarının, Devlet Hastaneleri ve Sağlık Ocaklarından birkaç kat fazla olması gerekmiyor muydu? Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğu zaman, ayağına çizmeleri giyip varoşlara dert dinlemeye gitmesi medyada büyük yankı bulmuştu. O zaman da gülmüştüm. Mademki çilekeş insanların adamıydı, SSK Genel Müdürlüğü dönemde bir de hastane kuyruklarına gelip dert dinleseydi ya. Bu çilekeş insan adamının bir kış günü, çizmelerini giyip şemsiyesini alıp SSK Hastanelerine geldiği hiç duyulmadı. O kadar kuyruk olurdu ki hastanenin kapalı mekânlarına sığmayıp dışarılara taşan insanlar saçak altlarında titreşirlerdi. İşçinin ağırlıklı olduğu şehirlerden gelen, özellikle, İstanbul delegesi olarak Genel Kurul’a katılanlar Kılıçdaroğlu’na nasıl oy verdiler ki? Onlar hiç hastane kuyruklarına girmemişler miydi? Belki tuzları kuruydu, belki torpille kuyruklara girmiyor veya Üniversite hastanelerine sevklerini yaptırıyorlardı. Veya hiçbiri işçi kökenli değil. Nasıl İstanbul rüzgârı esti, bilmiyorum?!. Rüzgârı körükleyenler medya olduğuna göre, medyanın köşebaşlarındakiler bu sıkıntıyı yaşamış olamazlar. Buna rağmen, Kılçdaroğlu, çileli insanların adamı olarak, tarlalara kadar gidip dert dinleyeceğini söylemektedir. Gel de inanan! İbrahim Aydın Şahin-İSTANBUL Asfalt çöküyor, lütfen müdahale edin! Bayrampaşa Belediyesi’ne; Bayrampaşa Kartaltepe Mahallesi Enverpaşa Caddesi No: 159 önündeki asfalt yolun ortası, kendi kendine çökmek ve asfaltta her an delik oluşmak üzere. Her an yoldan geçen araçlar asfaltın çökmesi sonucu, oluşacak deliğe düşebilir. Her gün bu caddeden geçen araç sürücüleri bu durumdan endişeli. Her sürücünün kafasında, “Ya asfaltta ansızın bir çökme olursa ve araçlar oluşacak çukura düşerse...” endişesi oluşuyor. Cadde üzerinde ya akşam saatlerinde bir çökme meydana gelirse, ya sürücüler karanlıkta fark edemeyip çöken asfaltın çukuruna düşerse, ya birinin canı yanarsa, ilgililer bunu hesabını verebilecek mi? Bu caddeyi kullanan bir araç sürücüsü olarak, bu durumdan şikayetçi oldum. Bu şikayetimi de Bayrampaşa Belediyesi’ne iletmeme rağmen, bir sonuç alamadım. Belediye ilgililerini, araba devrilmeden, kimsenin burnu kanamadan, bu caddede belirtilen yerde gerekli yol tamiratı yapmaya davet ediyorum. Halis Kahraman BAYRAMPAŞA Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94831
    % -0.62
  • 5.776
    % -0.25
  • 6.5746
    % -0.08
  • 7.3372
    % -0.24
  • 262.412
    % -1.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT