BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Prof. Dr. Mustafa Erkal:
Ermeni iddiaları safsatadır

Prof. Dr. Mustafa Erkal:
Ermeni iddiaları safsatadır

Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Erkal, sözde Ermeni soykırımı iddialarının tamamen safsatadan ibaret, iftiralar olduğunu belirterek, “Türk hoşgörüsü, tarih boyunca Ermeniler’e şemsiye görevi yapmıştır” dedi.



Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal, Türkiye’nin stratejik açıdan rahat bırakılmaya müsait bir coğrafyada olmadığı için her dönem farklı bir sorunla karşı karşıya bırakıldığını ifade ederek, sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı milletçe tek vücut olmamız gerektiğini vurguladı. Aydınlar Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal, Fransa Milli Meclisi’nin 29 Mayıs 1998’de tasarı olarak gündeme getirip kabul ettiği sözde Ermeni soykırımı iddialarının bu ülke tarafından yine gündeme getirilerek kanunlaştırılmak istendiğini kaydetti. Erkal, uzun yıllar Ermeni terörü ve iddialarıyla karşı karşıya kalan ülkemizin aynı iddialarla sıkıntıya sokulmak istendiğini söyledi. Tarihi gerçeklere bakıldığında Türk hoşgörüsünün Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar Ermeniler’e büyük imkanlar sağladığını hatırlatan Erkal, şöyle konuştu: “Onlara büyük imkanlar verilmiştir. Ermeniler’e karşı Türk hoşgörüsü o ölçüde dikkat çeker boyuttadır ki, Malazgirt Harbi’nde bile Ermeniler, Türkler’e karşı Bizans safında yer alma ihtiyacı duymamışlardır. Ama yanlış değerlendirmeler, yanlış şartlandırmalar, ister istemez Anadolu coğrafyası üzerinde bir takım emelleri zaman zaman değişik konjonktürde ortaya çıkarmaktadır.” Sözde Ermeni iddialarına karşı Türk yayın politikasının güçlü olması gerektiğine işaret eden Erkal, “Ermeni iddialarına karşı yayın politikasıyla cevap vermek lazım. Üzülerek ifade edeyim ki, dünyanın birçok yerinde Ermeni terörüyle ilgili kitaplar, kütüphanelerden çeşitli yollarla çalınıp, yokedilmiştir. Ve bu belgelerin araştırmacı-tarihçilerin eline geçmesi engellenmiştir” dedi. NE YAPILMALI Erkal bütün bunlara karşı yapılması gerekenleri ise, “Türkiye, bu konuda maalesef pasif kalıyor. Dış temsilciliklerimiz harekete geçirilmeli. Daha aktif şekilde kütüphanelerden çalınan eserleri ve Ermeni iddialarına karşı Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün yayınları tekrar basılarak, dışarda Türkiye’nin tezlerini Ermeni iddialarına karşı ortaya koymalıyız” sözleriyle açıkladı. Türkiye’nin Ermeniler’e daima kucak açtığını hatırlatan Erkal, sözlerini şöylü sürdürdü: “Türk hoşgörüsü Ermeniler’e daima şemsiye rolü oynamıştır. 1453’ten itibaren Ermeniler’in Lozan’a rağmen (Azınlık kabul edilmelerine rağmen) çoğunluk haklarını kullandıkları bizzat bazı Ermeni vatandaşlarımız tarafından defalarca ifade edilmiştir. Bu bakımdan bu tür iddialar maalesef bilhassa küreselleşme hareketiyle milletlerin kalabalıklaştırılması ve yapay azınlıklar veya mevcut azınlıkların haklarının korunması adı altında bütün gayretler bunun işaretidir. Buna karşı dikkatli ve uyanık olmalıyız.” “Ermeni iddialarına karşı koymak, haklılığımızı dünyaya anlatıp, iddiaları çürütmek sadece resmi görevlilerin, Türk Dışişleri’nin işi değildir. Bu düşünen, kalbinde ve vicdanında ülke sevgisi bulunan her aydının yapması gereken milli bir görevdir” diyen Erkal, yabancı dillerde yapılacak yayınların önemine işaret ederek şöyle devam etti: “Yapılan bir faaliyeti, sempozyum tebliği veya bilimsel araştırmaların raflarda kalmasını doğuracak bir noktada tutuğumuz zaman kamuoyuna ve dünyaya yayılmıyor. Hatta Türkiye’de bile insanlarımız, yanlış kanaatlere sahip olabiliyor. Bu sebeble bunları anlaşılabilir, kısa ve öz bir şekilde yayınlamak gerekir. Birçok yabancı dillerde yayınlamalı. Bundan önce yayınlananları tekrar neşretmektir.” TÜRKİYE GAZETESİ’NE TEŞEKKÜR Türkiye Gazetesi’nin milli konularda hassas davrandığını da dile getiren Erkal, “Bu konuda Türkiye Gazetesi’nin üstüne düşen görevi bugüne kadar olduğu gibi bugün de yerine getirdiğine şahit olduk. Millet adına Türkiye Gazetesi’ne teşekkür ediyoruz. Türkiye Gazetesi’nde yayınlanan adreslere vatandaşlarımızın tepkilerini, arzusunu, fikirlerini ifade etmesi, göndermesi çok isabetli olacaktır. Bu vesileyla milli hassasiyete sahip, Türkiye Gazetesi’nin bütün çalışanlarını tebrik ediyoruz” dedi. HATALARIMIZ VAR Zaman zaman Türk Dışişleri’nin yanlışlıklar yaptığını da iddia eden Erkal, Dışişleri’nin sivil örgüt olmadığını vurgulayarak şöyle dedi: “Dışişleri kabul edilebilen sosyalleşmiş, tarih tezleriyle bilimsel olarak çoğunluk tarafından kabul gören düşünce ve fikirleri aktarmak zorundadır. Maalesef AGİT’te bu yanlışı yaptılar. ‘Turkis Cultur’ isimli kitapçık, yanlışlıklarla doludur. Biz bunu yeni yayınlanan kitapçıklarımızda da ifade ettik... Türkiye, demokratik bir ülkedir. Farklı görüşler, iddialar olabilir. Ama, Dışişleri Bakanlığı, bunu resmi görüş olarak dışarıya aktaramaz. Buna hakkı yoktur. Aynı yanlışı HABİTAT’ta yaptılar. Türkiye Milli Reformu kitabının sakatlıkları gibi... HABİTAT’ı belli çevrelerin eline teslim eden anlayış, Türkiye’ye en büyük zararı vermiştir. Dolayısıyla HABİTAT’ta da, AGİT’te de bunu gördük. Bu konuları netleştirmeden AB üyeliğimizin de pek fazla önemi olmaz. Çünkü, AB’ne giren her ülke kendi kimlik sorunlarını çözen ülkedir.. Böyle olursa yabancılarla iyi pazarlık yapabilirsiniz. Aksi taktirde bu mümkün olmaz.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT