BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Emekli gitti esnaflık öldü

Emekli gitti esnaflık öldü

Depremden en çok etkilenen Yalova, yüzde 25 emekli tüketimini kaybedince şehirde esnaflık bitme noktasına geldi.



Yalova, 17 Ağustos depreminde büyük zarar gören illerimizden biri oldu. Gölcük merkezli deprem, yanıbaşındaki Yalova’yı kuvvetli sekilde sarsarak zemini veya kendisi çürük olan binaları yerle bir etti. Aradan altı ay geçtikten sonra sahil boyunca Yalova ve ilçelerini gezdik. Belediye başkanlarıyla nelerin yapılıp, nelerin yapılamadığını, ihtiyaçlarını ve problemlerini konuştuk. Depremden Yalova’nın doğu tarafı çok zarar görmüş. Batıya doğru uzandıkça depremin etkisi azalmış. İstanbul’un sayfiye yeri konumundaki Yalova, henüz deprem tedirginliğini üzerinden atamamış. Şehir nüfusunun üçte biri azalmış. Dev bir çadırkentten kurtulma çabaları ise henüz sonuca ulaşmamış. Yetkililer bu konuda vatandaşı fazla zorlamıyor. Daha çok ikna yöntemini kullanıyor. Şehir içindeki çadırlarda hayatını sürdürenlerin çoğunluğu depremde zarar gören eviyle bağlarını henüz koparmamış. Gündüz deprem korkusundan evlerini kullanıyor, gece ise çadırda barınıyorlar. Deprem yardımlarından nasibini alan Yalova’da prefabrike evler bitmiş, ancak çoğunluğu boş duruyor. Bu konutların yakınından geçenler ise “İyi planlama yapılmadığı için bunca parayı çöpe attınız” diye haykırıyorlar. Kalıcı deprem konutları için de hazırlığa başlanmış. En azından yerleri tespit edilmiş. Yalova genelinde 4 bin 916 kişi kalıcı konut, 2 bin 647 kişi konut için para ve 390 esnaf da yeni bir işyeri için müracaat etmiş. Yalova’nın su problemi yok. İSKİ (İstanbul) ve BUSKİ’nin (Bursa) katkılarıyla depremin hemen ertesinde problem çözülmüş, ancak altyapı zararı çok büyük boyutlarda. YENİ BİR CADDE Şehirde deprem öncesinde tıkanan ana yollar nedeniyle depremden sonra istimlak yapıp yeni yollar açma fırsatı oluşmuş. Yalova Belediye Başkanı Yakup Bilgin Koçal, önümüzdeki 7-8 ayda Yalova’nın şantiyeye dönüşeceğini belirterek,”Bazı yapıların yıkılmasından sonra kalan bınaları istimlak ederek ana caddeye paralel yol açacağız. Birini gidiş, birini geliş yolu yaparak şehir içi trafiğini rahatlatacağız. Bu ihtiyacı daha önce de hissediyorduk ama istimlak büyük paralar gerektiriyordu. Binaların bir kısmı yıkılınca biz de cesaretlendik” diyor. Deprem sonrasında en iyi organize olan yerleşim biriminin Yalova olduğunu hatırlatan Koçal, bunu da şehrin bakanı, milletvekili, mülki amiri ve yöneticileriyle uyumlu çalışmalarına bağlıyor. Ancak bu imaj zaman içinde şehrin aleyhine dönüşmüş. Devlet, ‘Yalova’da işler yolunda’ düşüncesiyle son aylarda sehri biraz ihmal etmiş. Sakarya’da iki ay önce kanalizasyon ihalesi yapılıp inşaasına başlandığı halde Yalova’da henüz bir hareket olmamış. TİCARETE DARBE Deprem, Yalova’daki darbelerinden birini de ticarete vurmuş. Yüzde 25 emeklisiyle tüketimden kazanan Yalova, emeklilerini kaybedince şehirde esnaflık bitme noktasına gelmiş. Esnafın ciddi şekilde desteğe ihtayacı var. Hiç olmazsa 2000’de bu desteği görmek istiyorlar. Esnafın çoğunluğu günlük hayatını sürdürmekte zorlanıyor. Yalova’da gelir kaynaklarının başında çiçek üretimi ve ihracatı geliyor. Bu konuda ise bir gerileme yaşanmamış. Türkiye’nin kesme çiçek üretiminin yüzde 33’ünü hâlâ Yalova karşılıyor. Bu rakam teşviklerle daha da geliştirilebilir. Özelleştirilemeyen, sağlıklı şekilde işletilemeyen tarihi termal tesislerinin de yeni yatırımlarla desteklenip geliştirilmesi gerekiyor. Yalovalılar’ın teklifi, vakıf üniversitelerden birinin vilayet ve belediyenin de desteğiyle Termal’de Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu açması ve Atatürk’ten miras kalan bu güzel köşeyi en verimli sekilde isletmesi yönünde birleşiyor. Yalovalılar Uludağ Üniversitesi’ne bağlı Meslek Yüksek Okulları’nın da yeniden açılarak gençlerin şehre gelmesini istiyor. Bu Yalova esnafınırahatlatacak önemli bir adım olarak görülüyor. Fiziki mekanlar hazır olunca Uludağ Üniversitesi şehirde bir işletme fakültesi, 6 meslek yüksek okulu açmaya hazırlanıyor. ZEMİN ETÜDÜ YAPILMAMIŞ Yalova’da gecekondulaşma yok. Mevcut binaların neredeyse tamamı ruhsatlı. Koçal, şehrin sanssızlığının düzlüklerin alüvyon, tepelerin de kaygan olmasında yattığını belirterek şunları söylüyor: “Yalova, konut yapımında kontrolün en iyi yapıldığı, sağlıklı yapılaşmanın Türkiye standartlarının üstünde olduğu bir şehirdir. Ben yeni baskanım ama benden evvelki belediye baskanının da kararlılığı aynıydı. Ama Yalova’da hiç zemin etüdü yapılmamış. Bu da belediyenin değil, devletin esksikliğidir. Yıkımların yüksek olduğu bölgelerde normal zeminmiş gibi 6 kat imar verilmiş ve insaatların statiği de bu şekilde hesaplanmış. Halbuki orada tek katlı bina yapmanın bile belli şartlara bağlı olduğunu şimdi öğreniyoruz..”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT