BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yara açılması

Yara açılması

35 yaşında ve sekiz aylık hamileyim. İlk bebeğim sezaryenle oldu ve ameliyat sonrası yaram açıldı. Aynı durum bu ameliyatımdan sonra da görülebilir mi?



35 yaşında ve sekiz aylık hamileyim. İlk bebeğim sezaryenle oldu ve ameliyat sonrası yaram açıldı. Aynı durum bu ameliyatımdan sonra da görülebilir mi? (K.T-Urfa) Yara açılması, bir kesideki sütüre edilen tabakalardan herhangi bir yerindeki ayrılma olarak tanımlanır. Cerrahi vakalarda gördüğümüz kötü sonuçlardan biridir ve görülme sıklığı % 1-3 arasında değişir. Yara iyileşmesindeki bilgilerdeki artışa ve kullanılan sütür materyallerindeki gelişme sonucunda son yıllarda yara açılmasına nadiren rastlanılmaktadır. Ancak, ameliyat sonrası yaranın açılmasını kolaylaştıran faktörler mevcuttur. Vakaların % 50’sinde yara enfeksiyonu vardır. Karın bölgesinde, dikine yapılan kesilerde ayrılmanın görülme sıklığı daha yüksektir. Yine yara üzerinde aşırı gerginlik oluşturan faktörlerde yara dudaklarında ayrılmaya yol açabilir. Bunlar yara bölgesinde kan birikmesi (hematom), ardışık öksürük gibi akciğer problemleri; öğürmeye çalışmak, kusmak gibi sindirim sistemi problemlerini içerir. Son olarak kuvvetten düşürücü hastalıklar, kilo, yaşlılık, beslenme bozukluğu gibi metabolik nedenler yara ayrılması sıklığını artırırlar. Önceden bu bölgeye uygulanan radyasyon tedavisi ve kortizon kullanımı yara iyileşmesini engelleyebilir. Yara açılması tipik olarak ameliyattan sonraki 5-15. günlerde olur. Bazılarında bir uyarıcı işaret göstermeden oluşur ve karın içi organların açıkça görülebileceği halde kesi yeri tamamen ayrılabilir. Yara açılmasının klasik habercisi, açılma farketmeden birkaç gün önce görülen sulu, sarımsı akıntıdır. Yara bölgesinde enfeksiyon veya hematom sıklıkla vardır. Hatta bu bölgede ağrı ile birlikte, yırtılma hissini hasta kendisi ifade eder. Nadiren de olsa karşılaştığımız yara açılması durumlarında, hastanın tekrar hastaneye yatırılması gerekir. Önce gereken takip ve tedavisi yapıldıktan sonra, tekrar usulüne uygun kapatılması gerekir. Mammografi 43 yaşındayım ve hangi sıklıkta mammografi yaptırmalıyım? (B.N-Antalya) Mammografi, meme kanserini belirlemede duyarlılığı en yüksek olan yöntemdir. Yapılan çalışmalarda % 94-97 oranında güvenli olduğu gösterilmiştir. Klinik olarak meme kanseri şüphesi olan vakalarda kullanımın yanısıra, yüksek risk grubundaki vakalarda da başlıca tarama yöntemi olarak kullanılabilmektedir. Menopoz döneminde artan meme kanseri riski nedeniyle Amerikan Kanser Derneği, bayanlarda 35-40 yaş arasında bir kez, 40-50 yaş arasında iki yılda bir, 50 yaş üzerinde ise yılda bir kez yapılmasını tavsiye etmektedir. Mammografinin önemli üstünlüklerinden biri, ele gelmeyen kitlelerin tesbit edilebilmesidir. Yapılan çalışmalar, mammografik taramanın meme kanserine bağlı ölümleri % 30-50 oranında azalttığıdır.
Reklamı Geç
KAPAT