BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fındık da ete benzemesin

Fındık da ete benzemesin

Hükümet, “Her türlü tedbiri aldık, et fiyatları düştü” diyor. Tezgâh ise tam tersini söylüyor!.. Bırakın düşmeyi, et fiyatları ha bire artıyor. Hükümetin iyi niyetinden kimsenin şüphesi yok ama krizi doğru yönetemediği de bir vaka. Şimdi aynı şaşkınlık fındıkta yaşanıyor. Hasat mevsimi geldi çattı. Ağzı olan konuşuyor. Da... Endazesi yok o ağızların. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha geçenlerde “Fındık, en az 6 TL olmalı” deyiverdi. Bir bildiği var da öyle konuştu, desen; değil. Bilen öyle konuşmaz. Siyasetçi ya, sallıyor işte. Hakeza, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından yapılan açıklama. TZOB, fındık maliyetinin kilogram başına 4 TL 39 Kuruş olduğunu bildirdi.



Hükümet, “Her türlü tedbiri aldık, et fiyatları düştü” diyor. Tezgâh ise tam tersini söylüyor!.. Bırakın düşmeyi, et fiyatları ha bire artıyor. Hükümetin iyi niyetinden kimsenin şüphesi yok ama krizi doğru yönetemediği de bir vaka. Şimdi aynı şaşkınlık fındıkta yaşanıyor. Hasat mevsimi geldi çattı. Ağzı olan konuşuyor. Da... Endazesi yok o ağızların. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha geçenlerde “Fındık, en az 6 TL olmalı” deyiverdi. Bir bildiği var da öyle konuştu, desen; değil. Bilen öyle konuşmaz. Siyasetçi ya, sallıyor işte. Hakeza, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından yapılan açıklama. TZOB, fındık maliyetinin kilogram başına 4 TL 39 Kuruş olduğunu bildirdi. Eğri oturup doğru konuşalım. Dünyada fındığın maliyeti 1 TL’yi geçmezken; Türkiye’de neredeyse 5 TL. Türkiye’de verimlilik çok düşük çünkü. Elin adamı bir dönümden 400 kilo ürün alırken, Karadeniz’de 100 kilo civarında kalıyor. Bunlar sebepsiz değil tabii. Fındık, âdeta siyasi bir ürün olup çıktı. Bilen de bu konuda ahkam kesiyor, bilmeyen de. Hele, seçim dönemlerinde. Bilhassa iktidarlar! Fazlasıyla suistimal ediyorlar bu ürünün taban fiyatını. Yiğidi öldür ama hakkını yeme. Tarım Bakanlığı’nın son senelerde uygulamaya soktuğu tarım politikaları hiç de yabana atılır politikalar değil aslında. Her şeyden önce, yamaçta yapılan fındık üretimini teşvik ediyor ve verimliliği arttırıcı bir sisteme geçişin temelini atıyor. Mümbit ve her türlü ürünü yetiştirmeye müsait arazilere fındık ekene teşvik vermeyerek; yeni ekimi önlüyor. Ayrıca, o arazilerde ekili fındığı söküp yerine alternatif ürün ekene prim de veriyor. Maksat belli: Gerçek fındık üreticisini koruyup sürdürülebilir bir fiyat politikasını yakalamak. Fiyat istikrarı çok önemli çünkü. Avrupalı çikolata üreticisi, 6 ay-1 sene sonrası için fiyat istiyor. Hatta iki sene sonrası için. Fındık ihracatçısı veremiyor tabii. Kendisi bilmiyor 3 ay sonra neyin ne olacağını. İktidar TMO’ya talimat verip iyi bir fiyatla piyasayı altüst edebilir mesela. Tam tersi de mümkün. Böylesine uç beklentilerin var olduğu bir ortamda kim ne yapabilir ki? Fındık Tanıtım Grubu (FTG) var malum. Çok başarılı etkinlik ve tanıtım faaliyeti yapıp hem yurt içinde, hem yurt dışında fındık tüketimini arttırdı bu kurum. FTG Üyesi Ali Haydar Gören ile konuştum bu mevzuu. “Biz” dedi Gören. “Tüketimi her sene yüzde 30 arttırabiliriz. Yeter ki Tarım Bakanlığı’nın uygulamaları değiştirilmesin ve bu politikadan taviz verilmesin.” Aklın yolu bir. Müstahsilin menfaatini düşünmek lazım. Müstahsilin menfaati, iktidarların uyguladığı uçuk kaçık fiyat politikalarında olmamalı. Üretimin verimli hale getirilmesinde ve maliyetlerin aşağı çekilmesinde olmalı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT