BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’la ilgili son haberler

Kıbrıs’la ilgili son haberler

15 Nisan 2000 günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “Cumhurbaşkanlığı seçimi” yapılacaktır. Adaylar 18 Mart’ta kesinleşip 19 Mart’ta ilan edilecekse de şu anda Rauf Denktaş, Derviş Eroğlu, Mustafa Akıncı, Mehmed Ali Talat ve Akif Tahsin aday adayıdırlar.



15 Nisan 2000 günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “Cumhurbaşkanlığı seçimi” yapılacaktır. Adaylar 18 Mart’ta kesinleşip 19 Mart’ta ilan edilecekse de şu anda Rauf Denktaş, Derviş Eroğlu, Mustafa Akıncı, Mehmed Ali Talat ve Akif Tahsin aday adayıdırlar. 1974’ten bu yana “Türk Yönetim Başkanı”, “Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanı” ve “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” olarak Kıbrıslı Türklerin başarılı bir lideri olan Rauf Denktaş’ın yeniden seçilmesini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin menfaati gereği olarak görmekteyim. Varsayalım Rauf Denktaş seçilemezse Kıbrıs meselesinin çözüm gayretleri sıfırdan başlamış olacaktır. Rauf Denktaş’ın milletlerarası toplantılarda pazarlık gücü yüksektir. Bugüne kadar ABD, AB ve bazı Türk medyasının muhalefetine rağmen Batı’nın tuzaklarına düşmemiş, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı olan ENOSİS yollarını önlemiştir. Bu sebeple Yunanlılar, Rumlar, ABD ve AB için Rauf Denktaş “istenmeyen kişi”dir. Rauf Denktaş 1974’ten bu yana 26 yıldır asla taviz vermemiştir. ABD ve AB, Rauf Denktaş yerine taviz veren birini istemektedir. Bu seçim son 26 yılın en kritik ve zor seçimidir. Rauf Denktaş bağımsız adaydır. Son seçimde partisi % 41.5 oy alan Derviş Eroğlu en büyük rakibidir. Rauf Denktaş “Belçika Formülü”nün Kıbrıs için uygun olmadığını söylemiştir. Bununla ilgili olarak “Bir tanesi silahla, diğer tarafı hükümetten atsa ve ben sizin hükümetinizim, Fransa’ya bağlanıyorum dese, bir Belçika kalır mı ortada? Bu Belçika’da olmaz diyorlar. Ama Kıbrıs’ta olan buydu” açıklamasını yapmıştır. Cenevre’de gerçekleştirilen ikinci tur görüşmelerin “Müzakere değil, aracıyla konuşmalar” olduğu ifade edilen bu konudaki resmi açıklama şöyledir: “BM Genel Sekreteri’nin de açıklamasında vurguladığı üzere, çözüme yönelik müzakerelerin başlaması için ortak bir zemin mevcut değildir. Aracıyla konuşmalar sırasında Kıbrıs’taki taraflar; Kıbrıs meselesinin çeşitli yönlerine ilişkin görüşlerini ve çözüm modellerini serbestçe ve önşartsız olarak ortaya koymuşlar; bu şekilde BM Genel Sekreteri’ne bir değerlendirme imkanı vermişlerdir... Kuralların ilgili çevrelerce de aynı şekilde değerlendirilmesi BM sürecinin başarısı bakımından önemlidir. Bu çerçevede, Kıbrıs’ta bir çözümün ancak müzakereler sonucu ortaya çıkması ve taraflarca kabul edilmesi halinde kalıcı bir nitelik taşıyacağının da hatırda tutulması gerekir.” Kıbrıslı Rumların dini lideri Başpiskopos Hrisostomos yaptığı açıklamada Federasyon, İsviçre ya da Belçika modeli her türlü çözüm modellerine karşı olduğunu, bunların ülkeyi felakete götürecek bir çözüm ve Elenlerin haklarını bütünüyle ihlal, bölünmeye yol açacak bir sistem ve yakayı sıyırma olarak gördüğünü ifade etmiştir. Bu arada ABD’de yaşayan birkısım Rum, KKTC’de faaliyet gösteren Doğu Akdeniz Üniversitesi ile işbirliği yapan Connecticut Eyaleti üniversite mensuplarını tehdit etmişlerdir. 1.5 milyar dolara 4 denizaltı alımı için para ayıran Yunanistan, 2000-2004 yılları arasında silah alımı için 12 milyar dolar ayırarak hızla silahlanmaktadır. Rauf Denktaş’ın Cenevre’den sonra Almanya’ya giderek Dışişleri Bakanı Ficher ile görüşmesi ve Almanya’da konferanslar vermesi Rumları telaşlandırdı. Ayrıca Kara Harp Okulu öğrencilerine “Kıbrıs Meselesi” hakkında konferans veren Rauf Denktaş, “Egemenlik bizim de hakkımız” ve “Kıbrıs düşmanın elinde olursa Türkiye’nin ikmal yolları tıkanmış olur” görüşünü ve Kıbrıs’ın stratejik önemini anlattı. Rumların yeni bir oyun peşinde olduğunu, Yunanistan’ın silah ile sahip olamadığı Kıbrıs’a “Truva Atı” gibi AB içinde sahip olma oyunu oynandığını ifade etti. Bugün Kıbrıs’ta fiilen iki devlet vardır. Güneydekini bütün Ada’nın devleti sayıp kuzeydekini inkar etmek 1974’ten bu yana Batı’nın taktiğidir. Bu ise başlangıçta çözüm yollarını tıkamaktadır. “KKTC tanınmazsa barış sağlanamaz.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT