BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’de 1818 adet Sakal-ı şerif var

Türkiye’de 1818 adet Sakal-ı şerif var

Ülkemizde Peygamber Efendimize ait emanetlerden en çok Sakal-ı şerif bulunuyor. 1818 adet Sakal-ı şeriften 422’si İstanbul’da, 153’ü Bursa’da, 98’i İzmir’de, 87’si Yozgat’ta, 83’ü Balıkesir’de diğer kalan kısmı ise Türkiye’nin farklı illerinde muhafaza ediliyor...



“Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da bağlanır.” (Buhârî, Müslim) > İnan ARVAS inan.arvas@tg.com.tr YANI BAŞIMIZDAKİ MUKADDES EMANETLER -2- Peygamber Efendimizin mübarek sakallarına “Sakal-ı şerif” denirdi. Müslümanlar “Lıhye-i saadet” ve “Lıhye-i şerif” diye de bilinen Sakal-ı şerifleri bereketlenmek için saklarlardı. Peygamber Efendimize âşık olan Eshab-ı Kiram’ın O’nun hatırası olarak sakladıkları bu emanetler, günümüze kadar gelmiş. Dünyanın birçok yerine dağılan Sakal-ı şeriflerden ülkemizde 1818 adet bulunuyor... Havada kaparlardı Peygamber Efendimiz hem saçı hem de sakalının bakımına oldukça özen gösterir bu konuda hassas idi. Yanlarında her zaman eksik etmediği eşyalar arasında ayna ve tarak da vardı. Hazret-i Peygamber saç ve sakalını ya kendisi makasla kısaltır veya kısalttırırdı. Resulullah Efendimize âşık olan arkadaşları (Eshab-ı Kiram) O’nun her tıraş olduğu zaman etrafında dolanır, mübarek sakalından veya saçlarından bir tel daha yere düşmeden kaparlardı. Sakal-ı şeriflerin bu kadar çok olması aslında şu anlama da gelebilir: Resulullah Efendimizin mübarek sakalından veya saçlarından hiçbir tanesi bile yere düşmemiş, hep saklanmış ki bu kadar fazla Sakal-ı şerif mevcuttur. Mübarek kılların bereketi Peygamber Efendimiz Hudeybiye Gazası’nda Hıraş bin Ümeyye, Veda Haccı’nda ise Ma’mer el-Adeviyye bin Ebu Süfyan tarafından tıraş edildiler. Normal zamanlarda Peygamber Efendimizi tıraş eden birçok berber oldu. Tıraş olduktan sonra Resulullah Efendimizden saçlarının ve sakallarının kıllarının Eshab-ı Kiram’a dağıtılmasına izin verdiler. Resullullah Efendimiz bir gün önce sağ tarafını tıraş ettirdikten sonra bu sakallarını Hazret-i Ebu Talha (radıyallahü anh)’a verdi. Sol tarafını tıraş ettirdikten sonra mübarek kılların diğer Eshab-ı Kiram’a dağıtılmasına izin vermiştir. Halid Bin Velid Hazretleri, Hazreti Ebu Talha’dan Peygamber Efendimize ait saç ve sakaldan bir tutam alarak bir muhafaza yaptırıp, vefatına kadar bunu yanında taşımıştı. Savaşlardaki büyük cesaret ve düşmanı hep bozguna uğratmasının sırrının bu mübarek kıllar olduğunu söylerdi. RAMAZAN AYINDA ZİYARETE AÇILIYOR Topkapı Sarayı’ndakiler hariç ellerinde Sakal-ı şerifleri bulunduranlardan rica edilerek ramazan ayında ve kandillerde camilerde ziyarete sunuluyor. Salevatlar eşliğinde bulunduğu yerden alınarak mihrabın önünde ya yüksek bir yere konularak veya Sakal-ı şerifi emanet olarak alan kişi ya da imam tarafında elinde tutulur. Daha sonra herkes tek sıra halinde ellerini bağlayarak edep ve huşu ile salevatlar getirerek gözyaşları içerisinde ziyaretini yapar. Daha sonra kadın ve çocuklar ziyaret ettikten sonra Sakal-ı şerif öpülüp tekrar bohçasına saygı ile konulur. Bazıları kaybolup gitti Sakal-ı şeriflerin önemli bir kısmı muhafaza edilen ailelerin elinden kaybolup gitti. Bazıları da kaybolur korkusuyla ve kimsecikler bilmesin diye sır gibi sakladı. Onlar da öldükten sonra bohçalar içinde muhafaza edilen Sakal-ı şerifler bilmeden de olsa sıradan bir bez gibi dağıtıldı. Saklanan kişiler tarafından cam muhazalara konan Sakal-ı şerifler ahşap ve sedeften, altın ve gümüşten yapılmış sandukalarda korunuyor. KIRK KAT BOHÇA İÇİNE SARILIYOR Elinde Sakal-ı şerif bulunduranlar, Sakal-ı şeriflere çok kıymetli ve görkemli özel muhafazalar yaptırdılar. Sakal-ı şerifler genellikle iki ucu balmumu ile kapatılmış silindir şeklindeki şişelerde muhafaza ediliyor. Bu muhafazaların kenarları altın çerçeveli veya zümrüt olanları da mevcut. Bazıları da kırk kat bohça ile sarılarak özel bir kutuya konur o da bir sandukaya konularak yüksek bir yerde muhfaza edilir. İstanbul’un cennet taşları Hac veya umreye gidenler bilir; Hacer-ül Esved’in önünde hep bir izdiham vardır. Hacer-ül Esved’e el sürmek için insan birbirini âdeta ezer. Tabii Hacer-ül Esved’i görmek ve el sürmek çok az hacıya nasip olan bir devlet. Kâbe-i muazzama yeryüzünün ilk binası ve ilk mescididir. Âdem Aleyhisselam zamanında meleklerin bina ettiği Beyt-i Mâ’mur’un temelleri 30 güçlü insanın taşıyamayacağı irilikte taşlarla atıldı. Allahü teâlâ bu temelin üzerine cennetten bir beyt indirdi ki pırıl pırıl parlıyordu. Beytullah’ın içinde nurdan kandiller vardı. Kandillerin çanakları cennet altınıydı ve etrafında yıldızları andıran ak yakutlar diziliydi. İşte Hacer-ül Esved bunlardan biriydi. Utancından karardı Ancak bu ak yakuta o kadar günahkâr ve inkârcı el sürdü ki utancından karardı ve adı bile Hacer-ül Esved’e (kara taşa) çıktı. Âdem aleyhisselamdan beri birçok peygamber Kabe-i muazzamayı tamir ettiler. Mesela “Nuh Tufanı” ile Kabe-i muazzama da yıkıldı. Ancak Cebrail aleyhisselam aldığı emir üzerine Hacer-ül Esvedi, Ebu Kubeys Dağına gizledi. Yıllar sonra İbrahim aleyhisselam ve oğlu Hazret-i İsmail, Kâbe-i şerifin temellerini buldular. Onu tekrar bina etmeye başladılar. İbrahim aleyhisselam tavafın başlayacağı köşeye çok değişik bir taş koymak istedi. İsmail aleyhisselam morundan, yeşilinden, pembesinden renk renk, çeşit çeşit taşlar getirdi ama hiçbiri babasının içine sinmedi. İşte tam o esnada Ebu Kubeys Dağı dile geldi ve Cebrail aleyhisselâmın emanetini geri verdi. Yine bir tamir esnasında Arap kabileleri Hacer-ül Esvedin duvara yerleştirme şerefini paylaşamadılar, ortalık çok gerildi. Nihayet Bab-ı Selâm’dan ilk giren hakem olsun dediler. Kapıdan Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) girdi. Mesele anlatıldığında tebessüm buyurdular. Hacer-ül esvedi bir bez içine koydular. Her ucundan bir kabile reisi tuttu ve taşıma şerefine erişmiş oldu. Nurlu taşı yuvasına oturtmak ise Server-i kainat’a düştü. Hacılar Kabe-i Muazzama’yı Hacer-ül Esved köşesinden başlayarak tavaf etmeşe başlarlar. Ona dokunmak pek müşkil bir iştir. Zira kargaşadan insanların ezilmesi ve zarar görmesi çok sık bir durumdur. DOKUNMAK NE MÜMKÜN Hasılı Mekke-i Mükerreme’ye ve Kâbe-i şerife ulaşmak mümkün olur ama Hacer-ül Esved’e dokunmak zordur. Bakın eğer Hacer-ül Esved’i merak ediyorsanız İstanbulumuzun kıymetini bilin. Çünkü bu nurlu taşın parçaları İstanbul’da da bulunuyor. Sultanahmed’in az altında sahile bakan tarafında Kadırga Sokollu Mehmet Paşa camiinin minberinde, mihrabında ve duvarlarında bir tamir esnasında dağılan Hacer-ül Esved’in parçaları vardır. Bir de Fatih semtinde Osmanlı Padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman Han’ın türbesinde bir parçası da asılı bulunuyor buluyor. Bizden söylemesi.. HER GÜNE BİR DUA Sıkıntı VE BORÇ İÇİN > Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: > Sıkıntılı iken “Hasbünallah ve ni’mel-vekîl” deyiniz! > Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır. > Sabah-akşam İhlas ve Muavvizeteyni [iki kul euzüyü] üçer defa oku! Bunlar, bütün belâları, afetleri, sıkıntıları ve istemediğin şeyleri giderir. > Bir kimse, sıkıntılı zamanında on defa, “Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm”i okursa, Allahü teâlâ üzüntüsünü giderir. İFTAR LEZZETİ Ispanaklı köfte Malzemeler * 500 gr kıyma * 1 adet yumurta * 1 baş soğan * Çeyrek bayat ekmek içi * Bir kaşık kekik * Tuz, karabiber lspanaklı iç için: * 500 gr ıspanak * 1 baş soğan * 2 kaşık yağ * 100 gr kaşar Hazırlanışı: lspanakları yıkayıp, ayıklayın ve doğrayın. Tencereye ince doğranmış soğanı ve yağı koyup ateşte pembeleşene kadar kavurun. Üzerine ıspanakları ekleyin. Bir iki kere karıştırıp ateşi kısın. lspanaklar yumuşayıncaya kadar yavaş ateşte 10 dakika pişirin. Saldığı fazla suyu süzdürerek içine, tuzunu, karabiberini ve rendelenmiş kaşar peynirini ilave edin ve karıştırın. Artık köftenin içine konacak “ıspanaklı iç” hazır. Diğer tarafta köftelik kıymaya, ufalanmış ekmek içi, ince doğranmış soğan, yumurta, tuz, karabiber ve kekik karıştırıp çok iyi yoğurun. Yarım saat kadar beklettikten sonra 2 ceviz veya yumurta büyüklüğünde parçalar alın. Bunları inceltip içine ıspanaklı iç koyarak rulo şeklinde sarın ve uçlarını kapatın. Yağlanmış fırın tepsisine dizin. 200 derecedeki fırında iyice kızarana kadar pişirin. Pilav, patates kızartması veya püre ile servis yapın.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94158
    % -0.09
  • 5.7769
    % -0.98
  • 6.5197
    % -0.37
  • 7.3415
    % 0.29
  • 257.508
    % 1.67
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT