BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Baş aktör siz olun

Baş aktör siz olun

Dışarı çıkmak için birçok bahanemiz vardır. Ama sinemanın yeri her zaman başkadır. Galiba sinema kendimizi başkasının yerine koyarak macerayı ve güzelliği yaşayabileceğimiz en önemli teknolojik eğlence olarak kalmaya devam edecek.



Dışarı çıkmak için birçok bahanemiz vardır. Ama sinemanın yeri her zaman başkadır. Galiba sinema kendimizi başkasının yerine koyarak macerayı ve güzelliği yaşayabileceğimiz en önemli teknolojik eğlence olarak kalmaya devam edecek. Fakat sanal ‘göçebe’liğin yeni şekilleriyle yarışacağından giderek, ‘göçebe’ bir macera yaşamak için ‘göçebe’ araçlar kullanan ‘göçebe’ kahramanların öykülerini heyecanlarını, duygularını anlatan daha çılgın gösteriler sunmak zorunda kalacak. Sinema endüstrisinin iki önemli teknolojik gelişme değiştirmesi bekleniyor. Bunlardan en önemlisi ‘dil’ alanında olacak. Yabancı dil bilmeyen bir çok kişi dinlenmek için gittiği sinemada alt yazıları okumaktan yorulduğu konusunda şikayetçidir. Özellikle eğer kendi dilinizde düblaj yapılmamışsa çocuklarınızla bir filme gitmeniz onları sıkmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bu durum filmlerin dünyanın geri kalan kesimlerinde gösterilmesini de geciktirir. Oysa yeni gelişmelerle artık film anında dünya pazarına sunulacak ve otomatik çeviri aktörlerin yüz hareketlerine uyacak böylece herhangi bir dilde çevrilen bir film hemen bütün diğer dillerde de sunulabilecek. Öte yandan prodüksiyon masrafları önemli ölçüde azalacak. Kalabalık sahnelerde sanal aktör ve figuran kullanılabilecek. Sinema salonları kadar televizyonlarımızın da büyük değişim geçirmesi bekleniyor. Televizyon ekranı artık bir tübün ucunu oluşturmayacak. Önce düz sonra yuvarlak sonra esnek sonunda da kağıt kadar ince ve bükülebilir olacak. İleride sanallaşıp gözden belli bir uzaklıkta gözlüğün içinde yer alan mikrokameralar gözbebeklerine odaklaşacak. Böylece filmler neredeyse bütün macerayı yaşıyor gibi seyredilebilecek. 2000’lerde Avrupa, Amerikan sineması karşısında, Amerikan sineması ise video teknolojisi karşısında tutunmaya çalışacak. Amerikan sinemasının daha ucuz ve daha kolay bir teknik olan video teknolojisine yenik düşmesi bekleniyor. Uydudan sinema Dünyanın yüz binlerce sinema solonunda, hatta tek tek evlerde aynı anda uydudan yayınlanan video filmler seyredilmesi planlanıyor. Sinema bazen seyircisini o kadar etkisi altına alır ki seyircinin o an en şikayet ettiği şey, seyirci olmaktır. Perdenin içine girmek olaylara mudahale etmek isteriz. Özellikle popüler filmlerin bir çoğu en çok da bu özdeşleşme duygusu üstüne kurulmuştur. Kimbilir kaç filmde basit bir gerçeğin söylenememesi yüzünden insanlar birbirine kavuşamaz. Macera filmlerinde, kahramanımız makineli tüfekli düşmanlarını birer birer devirerek elindeki küçük tabancayla ilerler. Seyircinin artık tepkisi bellidir. “Silahını alsana be adam... Onun yerine ben olacaktım ki...” Kısacası, özellikle ekranda özdeşleştiğimiz birisi olduğu zaman filmin akışına mudahale etme isteğimiz alabildiğince artar. Bunu elbette yapamayız. Eğer ekrandaki olayların akışını değiştirebiliyorsak ancak o zaman bu mümkün. Dijital teknolojinin ve mültimedya bilgisayarların imkan verdiği interaktif filmler sinemada başlıyor. Artık yeni teknolojiyle seyirci filmin kahramanı veya tercih ettiği aktörün yerine kendisi koyarak yerine geçebilerek olayların heyecanını yaşaması sağlanacak. Seyirci tercih ettiği aktörün yerine geçerek filmin kahramanı haline gelecek. Sanal dünyanın ‘patronları’ bunun için daha şimdiden Steven Spielberg gibi yönetmenlerle gereken çalışmaları başlatmışlar bile. Dijital TV yayıncılığı Dünya sinemalarının geleceği iki ayrı cephede tartışılıyor. Birinci cephede Hollywood dışında kalan dünya sineması var. Özellikle Avrupa sineması Amerikan sinemasının egemenliği altına girmiş seyirciyi nasıl çekebileceklerini düşünüyorlar. Fransa, İtalya, Almanya ve İngiltere gibi gelişmiş sinema endüstrisine sahip ülkelerin bile çözemediği bir sorun bu. Bütün dünyada seyircilerin çok büyük bir bölümü Amerikan filmi seyretmek istiyor. Dijital video teknolojisi yavaş yavaş duruma hakim olacak. Bu da sinemanın sonu olmasa bile yeni bir dönemin başlangıcı oluyor. Bütün dünyada yüzbinlerce sinema salonunda aynı anda uydudan yayınlanan video filmler seyredilecek. Bağımsız film endüstrisi maliyetleri ucuzlatan video teknolojisiyle kitap piyasası gibi büyür ve herkes kendi filmini çekmeye, göstermeye başlar. Sadece evdeki televizyon ekranıyla bilgisayarların gelecekte birleşme ihtimali üstünden gidilince interaktif filmlerin sayısında büyük bir artış olacak. Dijital Televizyon Teknolojisi uydu üzerinden dijital TV yayıncılığı ile çok sayıda kanalı daha çok program seçeneği sunarak, çok net görüntü ve CD kalitesinde ses yayını ile izleyiciye ulaştırıyor. Arjantin’den futbol, Uzakdoğu mutfağı, çizgi film kanalları, çok özel şovlar ve konserler... Hatta izlenecek film ve programı, abone, kendisi seçip, izlediği kadarını ödeyecek. Nefesiniz kesilecek! Sinema sektöründeki en önemli gelişme salonlarda gerçekleşecek. Küçük yapımlarla yarışan büyük stüdyolar seyirciye üç boyutlu bir gösteri izlettirmek için teknik açıdan çok gelişecek. Daha sonraysa sinema gerçek dünyada sanal kişiler, başlangıçta aktörler tarafından hereket ettirilen hologramlar, konuşabilen hatta ileride dokunma, koku alma duyuları olan klon görüntülerden oluşturulan bir gösteri sanatına dönüşecek. Böylece aslında sinema, tiyatro, resim ve karnaval birleşmiş olacak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT