BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Panik atak

Panik atak

Derin depresyon, anksiyete ve buna bağlı duygu dalgalanmaları... Sonuç; panik atak denilen Amerikan icadı rahatsızlık. Son derece de yaygın. Özellikle gelir düzeyi yüksek kesimlerin ve kocasının sadakatinden şüphe duyan bayanların yakalandığı bir hastalık.



Derin depresyon, anksiyete ve buna bağlı duygu dalgalanmaları... Sonuç; panik atak denilen Amerikan icadı rahatsızlık. Son derece de yaygın. Özellikle gelir düzeyi yüksek kesimlerin ve kocasının sadakatinden şüphe duyan bayanların yakalandığı bir hastalık. Ben doktor değilim ve aslında bu tip işlere bulaşmamam gerekir. Ama beni en az bir doktor kadar bilgili yapan, tabii yalnızca panik atak hakkında, bir hasta oluşum. Evet ben de bu hastalığın uğradığı bedenlerden birisinde yaşıyorum. Gerçi çok şükür çok ilerledim ve neredeyse tamamen kurtuldum ama sonuçta aynı sıkıntıyı çeken insanları anlayabiliyorum. Ani sinirlenmeler, tansiyonda oynamalar, terleme ve hemen ardından soğuk soğuk terleme, ağlama krizleri, çaresizlik duygusu vs. Hiç de sevimli ve iç açıcı durumlar değil elbette. Fakat son zamanlarda özellikle deprem felaketinden sonra toplumun hemen hemen her kesiminde görülmeye başlanan sinsi bir gerçek. İçindeki panik kelimesinden de anlaşılabileceği gibi, her an deprem beklentisi ve korkusuyla yaşayanların doğal olarak yolların kesiştiği bu hastalıktan kurtulmanın tek yolu düzenli olarak psikiyatriste gitmek ve verilen ilaçları aksatmadan kullanmak. Ve tabii rahatsızlığın ortaya çıkmasına sebep olan durumu bertaraf etmek. Yoksa istediğiniz kadar ilaç kullanın, sebep ile beraber yaşadıkça işin içinden çıkamazsınız. Şimdi nereden çıktı panik atak, diyeceksiniz. Dün gece kendimi takdir ettiğim özelliklerimden birisine sadık kalarak yani son altı aydır yaptığım gibi asla televizyon seyretmeyerek DVD’lerime baktım. Sevinerek gördüm ki sinemada gösterildiği zaman fırsat bulup gidemediğim Analyze This orada duruyor. Hatırlayacaksınız. Başrollerini Robert De Niro ve Billy Crystal’ın oynadıkları komedi filmi. Hani acımasız mafya babasının panik atak hastalığına yakalanıp psikiyatriste başvurmak durumunda kaldığı ve giderek daha yumuşak bir insan haline gelmekten şikayetçi olduğu film. Büyük bir keyifle sistemi hazırladım ve film başladı. Her zamanki gibi reklamı çok yapılan yapımların ortak problemiyle karşılaştım. Beklediğimin çok altında bir performans. Ama tabii bunu asla De Niro için söylemiyorum. Çünkü o ne yaparsa yapsın başarılı olan insan grubuna dahil. Yine, bu rolünde de başarısını sürdürüyor. Fakat aynı şeyi Crystal için söylemek zor. Konuya gelince... İşin en hoş tarafı orası zaten. Gerçekten doğru tespit edilmiş ve herkesin sonuçta insan olduğunu ve belli zafiyetlerin ortaklığını hatırlatan bir ironiye sahip. Mafya babası da olsa, adam öldürmüş de olsa insan insandır ve her türlü hastalığa yakalanabilir. Tabii gösterdiği tepkiler farklı olacaktır. Tıpkı filmde olduğu gibi. Silahını çektiğinde tetiğe basamayan bir “baba” bir süre sonra “aile”sinin içinde huzursuzluk çıkmasına sebep olacaktır ister istemez. Mutlak gücün peşinde koşan ve sadece ona saygı duyan bir toplulukta elbette şartlar normal hayat sürdürenlerinkinden farklı olacaktır. Komedisi biraz zayıf kalmış, konunun dişiliğinden tam istifade edilememiş bir çalışma. Yine de yorgun bir akşam da vakit geçirmek için yeterli. İzlerken “iyi ki zahmet edip sinemaya gitmemişim” dedim ama sonuna kadar da sabrettim. Amerikalılar’ın dediği gibi artık Prozac ve Xanax toplumu haline geldik. Günlük hayatı kolaylaştıracağız diye öylesine detaylar üretiyor ve kendimizi o denli yoruyoruz ki sonunda yeşil reçete ile satılan ilaçlara muhtaç ve bağımlı hale geliyoruz. Müzik sektörünün tek sermayesi olan aşk, aklımızı o kadar kurcalıyor ki işi gücü bırakıp onunla uğraşıyoruz ve sonunda yine aynı sıkıntılara düşüyoruz. Hayat aslında başlı başına bir komedi. Bütün mesele ona korkmadan ve gülümseyen gözlerle bakabilmekte. SÖZÜN ÖZÜ Hırs, başarısızlığın son sığınağıdır. LEVHA Kalplerimiz sevgilerinin yaşındadır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT