BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Dede Korkut, N.K. Zeybek ve Kopuz

Dede Korkut, N.K. Zeybek ve Kopuz

Türk Edebiyatı Vakfı’mızca yapılan Çarşamba saat 5 sohbetlerinin sonuncusunda, bu üç isim etrafında bihakkın kültür şöleni yaşandı.



Türk Edebiyatı Vakfı’mızca yapılan Çarşamba saat 5 sohbetlerinin sonuncusunda, bu üç isim etrafında bihakkın kültür şöleni yaşandı. “Tutturduğu” Ay-Yıldız gazetesi ve çok sevilen Avrasya Dergisi ile Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan cevelanları daha da artan eski Kültür Bakanımız Zeybek, birçok yenilikler getirdi. Namık Kemal Zeybek’i, Türkiye’de bulup Vakıf’ta konuşmasını rica etmek, bize üç haftaya mal oldu. Ama Dr. Emel Aşa ve Kazakistanlı Türkolog kopuz virtüozu Asem Burhankızı hanımla birlikte meraklılarına sunduğu fikir ve sanat ziyafeti, beklediğimize değdi. Sayın Özbek, aynı zamanda Türkiye ve Kazakistan’ın övüncü olan Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin yöneticisidir. Böylece Türk dünyası gençlerine ilim ufukları açtığı gibi Avrasyalı öğretim üyelerine de hizmet sahaları kazandırmaktadır. Sayın Zeybek, her seferinde soydaş Türk Cumhuriyetleri büyükleri ile yaptığı görüşmeden yeni sesler, kitaplar, haberlerle döner. Tecrübeli bir TC devlet adamı olarak yorum ve tahlillerine doyulmaz. Getirdiği son bakışlardan biri; “Evet, gönüllü müteşebbislerimizin öncülük ettikleri ekonomi alanında işler iyi gidiyor. Ticaret ve inşaat yatırımlarında, ABD ile atbaşı beraberiz. Lâkin siyasî ilişkilerle, kültür, dostluk yatırımlarını nâhoş ve üzüntü verici görünüşlerden kurtarmalıyız. Petrol, doğalgaz vs. alışverişlerimizde bilgisizlikler ve yazık ki kasıtlı davranışlar çoktur. “Biz, gerçi iki devletiz ama Türkiye’yle aynı (tek) millet olduğumuz unutulmamalıdır” diyen ve yurdumuzu yaralayan deprem acılarının üzüntüleri ile kendi devlet erkânını toplayıp Hakka dua ettiren “Türkmenbaşı”lar unutulmamalıdır. Yine güvendikleri dağ Türkiye olan Çeçenleri üzmemeliyiz. O Çeçenler’i, yamyam usulleri ile imha eden Sovyetler’i bir zaman Yugoslavya diktatörü Tito’nun bile “Vahşi Sapıklar” diye lânetlediğini hatırda tutmalıyız. Sahi, İslâm dünyasının, îmân fukaralığına karşı, son nefesleriyle “Gelin Allah’ın muradına dönün” diye Muhammedî nidâlar yağdıran Çeçen Komutanları işittiniz mi? İslam diyarlarındaki bu miskinlikler ve göz yummalar, bizi günahtan ABD’yi de sorumluluktan kurtaramaz. Daha fenası, Rusya’nın ve Çin’in tekrar gelecek Kızıl vahşetlerinden kurtulacak mı dünya? Vakfımız mensubu, Kazakça, Rusça bilgini ve Ay Yıldız yazarlarından Emel Aşa, Kazakistan’da tarih boyu derinleşmiş Dede Korkut kültürünü, ilgi çekici yeni belgelerle anlattı. Ayrıca, Kazaklarca genelleşen önemli bir kanaati şöyle açıkladı: “Bütün dünyaya yayılan Türk Kültürü, olanca genişliği ile Korkut Ata’da saklıdır.” Hattâ bizde bilinmeyen ölçülerde “Dede Korkut” milli bir evliyâdır... Yine Emel Hanım, Korkut dualarının, toplu halde yapıldığını anlatıyor. Kopuza gelince ağacı dahi kutsal sayılan bu bitki ele abdestsiz alınmaz. Hepsi beşerî unsur taşıyan yüzlerce kopuz bestesinin hikâyeleri ayrı türkülerle anlatılır. Kopuzunu getirip bizi ürpertilere garkeden Asem Burhankızı Hanım coşkun duygular, mistik heyecanlarla mesteyledi. Çaldığı beş makam şunlardı: Korkut’un âhûzarı, Yavrusunu kaybeden geyik nasıl ağlar, Bu saz dinleyenlerine neler söyler? Akkuğu... Kopuz adını çok duyduk ama, sesini ilk defa dinledik. Şair bestekâr Fırat Kızıltuğ: “Eğer kopuzu daha önce tanısaydık, viyolonseli almazdık” diyor. Ülkemizde belki asırlardır çalınmamış ama bu çok eski Kazak, Türkmen, Oğuz (yani Dede Korkut) sazı bize inanılmaz ölçüde dost ve âşina geldi. 6.000 km. uzaktaki Kazak’la, İstanbul’daki Türk, Burhankızı’nın sazında, lâfsız, hecesiz nasıl da dertleştiler, halleştiler, seviştiler? Hayret... İşte “Tûran afağı açıldı” desem, yalan mı?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT