BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sizin de kulaklarınız çınladı mı?

Sizin de kulaklarınız çınladı mı?

Eğer kızmazsanız bugün yine rahmetli babamdan bahsedeceğim. Ama bu defa marangoz dükkânından değil, ev hayatından bir kesit sunacağım sizlere...



Eğer kızmazsanız bugün yine rahmetli babamdan bahsedeceğim. Ama bu defa marangoz dükkânından değil, ev hayatından bir kesit sunacağım sizlere... Biz ilkokulda sabahtan akşama kadar okurduk. Öğle yemeğine geldiğimde yemek boyunca ve babamın yorgunluktan bitkin vaziyette oturduğu akşam sofrasında okulda geçen saatleri en ince ayrıntısına kadar durmadan anlatır, anlatırdım. Rahmetlinin bütün sertliğine rağmen bu konuşmalarıma bir gün bile kızdığını hatırlamıyorum. Beni gerçekten sabırla dinlerdi. Bendeniz bu sabrı kendi çocuklarıma gösterdiğimi söyleyemem. Bunun belki de benim hayatıma yön veren en büyük katkı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Zira bu anlatma ve soru sorma rahatlığı tahsil hayatım boyunca devam etti. Ve öğrenmemi çok kolaylaştırdı. İlkokul öğretmenim Mustafa Özer beyefendi de bana tam bir şefkatle hep sabretti. Sonra lise hayatımda (Manisa) matematik hocam “Şeker Adnan” tahammül edilmez sorularıma katlandı, böylece benim korkulu rüyam olan matematik dersini sevmemi sağladı. Fakülte hayatımda da sınıfın soru sorma şampiyonuydum. Özellikle Bahçe Mimarisi konusunun ülkemizdeki öncülerinden Prof. Dr. Ercüment Orçun’u her dersin sonunda sorularımla çok yorduğumu hatırlıyorum. Hatta el kaldırmadığım halde dersin sonunda “Buyurun Resul Bey!” deyişini hâlâ hatırlarım. Bunlar nereden aklıma geldi diye düşünmüşsünüzdür herhalde; şuradan: 25-26 Şubat’ta iki gün boyunca “5. İnsan Kaynakları” zirvesindeydik. Yine insanın şirketlerin en değerli varlığı olduğunu dinledik bol bol. “İyi ama bu anlayış ne zaman ve nasıl uygulamaya geçecek?” sorusu gerek kahve molalarında koridorlarda duyuldu, gerekse dinleyicilerin gözlerinden okundu. Yani karmaşık bir yumağı andıran “İnsan kaynaklı problemlerin” çözümünde ipuçları arandı iki gün boyunca. İşte bendenizi geçmiş hatıralara götüren önemli bir ipucunu 1999 basımı “Güçlü Konuşmalar: Etkili Liderler Nasıl İletişim Kurarlar?” kitabının yazarı Phil Harkins’i dinlerken yakaladığımı zannediyorum. Harkins “İyi bir aile ortamında yetişen, özellikle soru sormalarına müsaade edilen, kırmızı lambalarla suskunluk sınırları konmayan, anne babaların ve öğretmenlerin ‘gönül kulağıyla’ dinledikleri çocukların rahat konuşma ve iletişim kurmada daha şanslı olduklarını” söylüyordu konuşmasında. Ve sonunda iyi ve etkili bir konuşmacı olmak isteyen yöneticilerin öncelikle “İyi bir dinleyici” olmaları konusunu vurguladı. 25-26 Şubat’ta birçok yöneticinin kulakları çınlamış olmalı. İyi haftalar.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT