BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CHP’nin ikilemi...

CHP’nin ikilemi...

CHP, gerçekten ne yapmak istiyor? Senaryoyu kim yazıyor? Rolleri kim dağıtıyor? Bilen var mı?



CHP, gerçekten ne yapmak istiyor? Senaryoyu kim yazıyor? Rolleri kim dağıtıyor? Bilen var mı? Tamam.. CHP, değişmek istiyor. Ne var ki.. Bir kısım elit CHP’li, değişime yönelik bazı cılız adımları “AK Parti’leşmek” olarak algılıyor; CHP’nin kemikleşmiş tabanından ürküyor ve soruyor: -CHP böyle davranırsa, bindiği dalı kesmiş olmaz mı? Cevabımız şudur: -Kesinlikle hayır! Küresel ve ulusal pratiğe yaslanarak bir kere daha vurgulayalım. -Demokrasi, laikliği garanti ediyor mu? -Evet.. - Peki.. Laiklik, demokrasiyi teminat altına alıyor mu? -Maalesef hayır! Laiklik ve laiklik odaklı kaygılar, darbelerin ve bunalımların gerekçesini oluşturabiliyor. Aslında, bunu CHP de biliyor, ama kurnaz bir biçimde yutkunuyor. *** Yapılması gereken bellidir: -CHP, “laiklik mi, demokrasi mi?” gibi “sahte ve bayat” ikilemlerle toplumu köşeye sıkıştırmaktan vazgeçmeli. -Egemen ideolojinin “yedek lastiği” olmamalı, tabuların gölgesine sığınmamalı, geçmişten devralınan naftalinli evhamlardan değil, demokrasiden beslenmeli. Şunu unutmayalım: Bu gezegende yalnız yaşamıyoruz. Başta Kuzey Irak olmak üzere, birtakım sınır ötesi kaşıntılar, bize gelince “zınk” diye durmuyor. İçeriyi düzeltmek bize düşüyor. Bu noktada, “yap-işlet-devret” modeli çalışmıyor. Ne yazık ki.. Türkiye’de siyaset, “alternatif politikalar” ekseninde değil, hâl⠓demokrasi-otoriter rejim” ekseninde ayrışıyor. Dolayısıyla, demokrasi sık sık hava yapıyor. Anneler, bebeklerinin gazını çıkarırken fazla zorlanmıyor, fakat demokrasi hava yaptığında ülke karışıyor. Sine-i Millet Mızıkası, durumdan vazife devşiriyor. Netice itibariyle.. CHP, Turan Güneş’i bir kere daha haklı çıkarıyor. Nasıl mı? *** Turan Hoca, bir gezide, köy kahvesinde kahve içer, fincanın kulpu kırıktır; kahveciyi çağırır, fincanı gösterir: -Sen bu fincanı, Ankara’ya bizim partinin merkezine götür! Kahveci, ne diyeceğini şaşırır: -Beyim, fincanı alıp Ankara’ya CHP merkezine götüreceğim de ne olacak? Turan Hoca, güler ve cevabı yapıştırır: -Baksana fincanın kulpu kırık, bizimkiler, mutlaka bir kulp takarlar!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT