BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kelam âlimi Bâkıllânî

Kelam âlimi Bâkıllânî

Ebû Bekr-i Bâkıllânî hazretleri, büyük kelam âlimi ve evliyadandır. Aslen Basralı olup, doğum târihi bilinmemektedir. 1013 (H.403) senesinde Bağdât’ta vefât etti.



Bâkıllânî hazretleri, İmâm-ı Eş’arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, onun bildirdiği îtikâd bilgilerini yaymıştır. Bu sebeple kendisine “hicrî dördüncü asrın müceddidi” denilmiştir... “CENNETLİK” VE “CEHENNEMLİK!” Ebû Bekr-i Bâkıllânî hazretleri, derslerinde İmâm-ı Eş’arî hazretlerinden naklen şunları anlatırdı: “Küfrü gerektiren bid’at ve işlerden başka herhangi bir günahı yaparak, günahkâr olanlardan hiçbir kimse hakkında Cehennemliktir diye hükmedilemez. Allah’ın ve Resulünün Cennetle müjdelediklerinden başka hiçbir Müslüman için isim vererek Cennetliktir denilemez.” “Kabir azabı haktır, insanlar, kabirlerinde diriltildikten sonra imtihan edilecek. Kabirde sual sorulacak, Allahü teâlâ dilediği kimseye cevap vermeyi kolaylaştıracaktır. Allahü teâlâ insanların amellerini tartmak için terazi koyacak. Kimin sevabı ağır gelirse, o kurtulacaktır. Kimin de sevabı hafif gelirse, hüsran ve zarara uğrayacaktır. Kıyamet gününde insanlara, amel defterleri verilecek. Amel defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolay görülecektir. Amel defteri sol eline verilenler azap göreceklerdir. Kalbinde zerre miktarı imanı olan kimse, Cehennemde günahı kadar yandıktan sonra, Cehennemden çıkacaktır.” “Müminlerin üzerine, emr-i maruf ve nehy-i anil-münker (iyiliği emredip, kötülükten alıkoyma) vaciptir. Muktedir olurlarsa, yapılan kötülüğe el ve dil ile mani olurlar. Muktedir olmazlarsa kalbleri ile o işi kötü görürler.” ÜSTÜNLÜK SIRASINA GÖRE... “Peygamber efendimizin hadis-i şerifi gereğince, asırların hayırlısı, Eshab-ı kiramın zamanıdır (asrıdır) Sonra Tabiin ve Tebe-i tabiin asırlarıdır. Eshab-ı kiramın en üstünü, Bedir Muharebesine katılanlardır. Bunların en üstünü, Aşere-i mübeşşeredir (Cennetle müjdelenen on Sahabi). Aşere-i mübeşşerenin en üstünü dört halifedir. [Hazret-i Ebu Bekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali (radıyallahü teâlâ anhüm)] Bunların halifelikleri, o zamandaki Müslümanların rızası ile olmuştur. Müslümanlar bu tertip üzere ittifak ettiler (birleştiler). Eshab-ı kiram arasında olup-biten işler onların kadr-u kıymetlerini düşürmez. İster icma ettikleri, ister ihtilaf ettikleri şeylerde olsun, Selef-i salihinin sözlerinin dışına çıkmak hiçbir kimseye caiz değildir.” Ebû Bekr-i Bâkıllânî hazretleri, vefat etmesine yakın buyurdu ki: “Müslüman, din kardeşinin din ve dünya işlerine yardım edendir.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT