BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kâfire karşı da kibirlenilmez

Kâfire karşı da kibirlenilmez

Müslümana karşı tekebbür etmek, kibirlenmek caiz olmadığı gibi zimmî denilen gayr-i müslim vatandaşlara ve yabancı tüccarlara, ecnebî iş adamlarına ve turistlere de, tekebbür etmemek lâzımdır. Böyle yapmak lazım olduğu “Allahü teâlâ, tevazu üzere olmayı bana emir eyledi. Hiçbiriniz, hiçbir kimseye tekebbür etmeyiniz!” hadîs-i şerifinden anlaşılmaktadır. Her insana tevazu yapmak lâzım olunca, onlara hıyânet yapmak, incitmek hiç câiz değildir.



Müslümana karşı tekebbür etmek, kibirlenmek caiz olmadığı gibi zimmî denilen gayr-i müslim vatandaşlara ve yabancı tüccarlara, ecnebî iş adamlarına ve turistlere de, tekebbür etmemek lâzımdır. Böyle yapmak lazım olduğu “Allahü teâlâ, tevazu üzere olmayı bana emir eyledi. Hiçbiriniz, hiçbir kimseye tekebbür etmeyiniz!” hadîs-i şerifinden anlaşılmaktadır. Her insana tevazu yapmak lâzım olunca, onlara hıyânet yapmak, incitmek hiç câiz değildir. Kâfirlerin mallarına, canlarına, ırzlarına, nâmûslarına saldırmak, orada da hırsızlık, çapulculuk yapmak, can yakmak, kâfirlerin de kanûnlarına karşı koymak, idârecilerine hakâret etmek, huzûrsuzluk, karışıklık çıkarmak, vergi kaçakçılığı yapmak, nakil vâsıtalarının ücretlerini ödememek ve İslâmın şerefine ve güzel ahlâkına yakışmayan herhangi bir çirkin harekette bulunmak câiz değildir. Kâfir memleketlerinde onların kanûnlarına karşı gelmemek, onları ülül-emr olarak tanımak demek değildir. Allahü teâlâya isyâna sebep olacak emirlere karşı gelinmez. Ülül-emrin de, kâfirlerin de, böyle emirlerine karşı isyân edilmez. Hükûmete, kanûnlara karşı gelmek, nerede olursa olsun, fitne çıkmasına sebep olur. Fitneye sebep olmak haramdır. Bir kimse, İslâm memleketinde veya kâfir memleketinde, Peygamberimizin bu emrine uymayarak, kâfirlere karşı da edepsizlik, taşkınlık yaparsa, onların idârelerine karşı gelerek suç işlerse, günah işlemiş olacağı gibi, İslâmiyeti ve Müslümanları bütün dünyaya karşı barbar olarak tanıtmış olur. İslâmiyete büyük hıyânet yapmış olur. Hadîs-i şerifte, “Nimete kavuşmuş olanlardan, tevazu gösterenlere ve kendilerini kusurlu bilenlere ve helâlden kazanıp, hayırlı yerde sarf edenlere ve fıkıh bilgileri ile hikmeti yani tasavvufu birleştirenlere ve helâle harama dikkat edenlere ve fakirlere merhamet edenlere ve işlerini Allah rızâsı için yapanlara ve huyu güzel olanlara ve kimseye kötülük yapmayanlara ve ilmi ile amel edenlere ve mâlının fazlasını dağıtıp, lâfının fazlasını saklayanlara müjdeler olsun” buyuruldu. Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT