BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lizbon’a gidiyoruz

Lizbon’a gidiyoruz

Lizbon Konferansı’na 3 hafta kaldı. 27 NATO üyesi toplanıp, son yılların önemli kararlarından birini verecek: Düşman füzelerine karşı erken uyarı radarları ve füzeleri daha atmosferde yakalayıp haklayacak kalkanlar...



Lizbon Konferansı’na 3 hafta kaldı. 27 NATO üyesi toplanıp, son yılların önemli kararlarından birini verecek: Düşman füzelerine karşı erken uyarı radarları ve füzeleri daha atmosferde yakalayıp haklayacak kalkanlar... Önce ABD projesi idi. Sonra geçen ayki NATO toplantısında NATO projesi hâline dö-nüştürüldü. (Bu kadar kapsamlı bir savunma düzeneği hangi düşmana karşı?) sualinin cevabı 26 üyeye göre İran’dır. Yalnız Türkiye, İran adının telaffuzunu istemiyor. Zira İran’a komşu tek NATO üyesi Türkiye’dir (ABD hem güneybatısında Irak’tan, hem kuzeydoğusunda Afganistan’dan İran’a komşudur ama, Amerika o coğrafyada kalıcı değildir). İlk ABD projesinde radar Çek Cumhuriyeti’nde ve kalkan Polonya’da kurulacaktı. O coğrafyada şüphesiz İran’a karşı değil, Rusya’ya karşı tesisler bahis konusudur. Rusya protesto etti. Polonya ve Çek Cumhuriyeti telâşlandı. Amerika vazgeçti. Proje Bulgaristan ve Türkiye’ye doğrultuldu. Ama Rusya (ki ister inanın ister inanmayın NATO’nun müşahit üyesidir), kısmen Karadeniz üzerinde kurulacak NATO tesislerinin İran’dan başka kendisine karşı da kullanılabileceği fikrinde. Karadeniz’in ABD filoları ile dolup taşacağından çekiniyor. Türkiye de Amerika’nın Karadeniz’e inmesinin sonuçlarını düşünüyor ama şimdilik sadece İran’ı üzemeyeceği faktörünü savunuyor. İran, nükleer ve füze ile mest olmuş, uranyumunu zenginleştirdikçe coşuyor. Kim ki İran’a silâh çeker, o ülkeye ve İsrail’e de şihâb füzeleri yağdırıp, el çantasında atom bombası taşıyan fedailer göndereceği gibi süper tehditler yağdırıyor. İran halkı bu tehditlere hayran mı oluyor, yoksa ürküyor mu bilmiyoruz. Otoriter yönetimlerde halk, duygularını açıklamaz. New York’ta BM oylamasında Brezilya ile baş başa, diğer oy sahipleri ile karşı karşıya kalmıştık. Lizbon oylamasında Türkiye buna benzer bir durumda kalırsa, 1952’den beri yürürlükteki büyük stratejik denge bozulacaktır. Tabii başka formüller de bulunabilir ve İran, kendisine vakit kazandıracak her formüle eyvallah diyecektir. Tesisler Türkiye’de kurulursa, Türkiye’nin tamamının savunma kapsamına alınması şarttır. Bu konuda taviz olmaz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT