BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cehennem’in Hembeb vâdisi!

Cehennem’in Hembeb vâdisi!

Atâ bin Ebû Rebâh, bir gün, Halîfe Velîd’e; “Cehennem’de Hembeb adında bir vâdi var. Zâlim hükümdârlar orada yanacaktır” buyurunca, halîfe, bayılıp yere düşer!..



Atâ bin Ebû Rebâh hazretleri, Tâbiînin büyüklerindendir. Fıkıh ve hadîs ilminde büyük âlimdir. 647 (H.27) senesinde Yemen’de doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke’de vefât etti. Mekke’de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamânında Mekke-i mükerremenin en büyük hadîs âlimiydi... DEVLET ADAMLARINA DERS... Atâ hazretleri, pekçok kimseye ve devlet adamlarına ders verirdi. Emevî halîfelerinden Velîd ve Süleymân bin Abdülmelik ondan ders alan talebeler arasındaydı. Bir gün, Velîd’e; “Cehennem’de Hembeb adında bir vâdi var. Zâlim hükümdârlar orada yanacaktır” buyurmasıyla Halîfe Velîd, bayılıp yere düştü. Devrin âlimlerinden ve daha sonra halîfe olan Ömer bin Abdülazîz; “Emir’i öldürdün!” deyince; “Ey Ömer! İş ciddîdir. Zulüm kötü bir şeydir. Şakaya gelmez” buyurup, onunla müsâfeha etti. Ömer bin Abdülazîz daha sonra; “Elimi öyle kuvvetli sıkmıştı ki, bir sene acısı elimden çıkmadı” dedi. Halîfe Abdülmelik’in, hac için Mekke’ye geldiğini duyan Atâ bin Ebû Rebâh, ona şu nasîhati yaptı: “Eshâb-ı kirâmın evlâdına iyi muâmele et. Onları incitme. Çünkü sen, onların vâsıtasıyla bu makâma gelebildin. Emrin altında bulunanların durumlarını da gözet. Sınır boylarında düşmana karşı nöbet bekleyen Müslümanlar hakkında da Allahü teâlâdan kork. Çünkü onlar düşmana karşı Müslümanların kal’asıdır. İhtiyaçlarını gider. Onları unutma. Sonra Müslümanların işlerini, hâllerini yokla araştır. Çünkü sen bunlardan mes’ûlsün. Kapında emrin altında bulunanlar hakkında da Allahü teâlâdan kork, onların hâllerinden habersiz olma. Kapıyı kilitleyip, onları kapı dışında bırakma.” “ZİKİR MECLİSİ NEDİR?” Atâ bin Ebû Rebâh hazretleri nasîhatini yapıp, bitirdikten sonra, gitmeye hazırlanırken, Halîfe; “Ey Ebû Muhammed! Bütün buyurduklarını yapacağım. Fakat hep başkasının ihtiyâcından söz ettin. Sizin hiç ihtiyâcınız yok mu?” diye sorunca; “Ben, dileklerimi, her şeyin sâhibi ve mâliki olan Allahü teâlâya arz eder, O’ndan isterim. Burada size, Müslümanların ihtiyaçlarını dile getirdim” buyurdu. Abdülmelik; “İşte şeref ve üstünlük budur. Zâten seni yükselten de bu hâlindir” dedi. Atâ bin Ebû Rebâh’a; “Zikir meclisi nedir?” diye sorulduğunda, “Namaz nasıl kılınır, oruç nasıl tutulur, nikâh nasıl yapılır, alışveriş nasıl olur, abdest ve gusül nasıl alınır, helâl ve harâm gibi meselelerin konuşulduğu meclistir” cevâbını verdi. Atâ hazretlerine vefatına yakın soruldu: “Kullara verilen en kıymetli şey nedir?” O da; “Dîni bilmektir” cevâbını verdi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT