BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sonbahar hüznü

Sonbahar hüznü

Plan yaptığınız günün sabahında heyecanla uyanırsınız. İçinizde, havalar soğumadan bir kaç kez daha bisiklete binme isteği vardır. Önce zeminin ıslak olup olmadığına bakarsınız sonra da gökyüzüne.



Plan yaptığınız günün sabahında heyecanla uyanırsınız. İçinizde, havalar soğumadan bir kaç kez daha bisiklete binme isteği vardır. Önce zeminin ıslak olup olmadığına bakarsınız sonra da gökyüzüne. İkisinin de aynı anda güzel bir gezi vaad etmesi nadirdir ama çok keyif verir. Hava henüz yeterince aydınlanmamış olduğundan biraz oyalanarak meyve suyunuzu içer ve bir dilim ekmeğinizi yersiniz. Sırt çantasına bir yağmurluk, bir de uzun kollu üst ilave edersiniz. Alta giyilecek malzeme zaten ayarlanmış, çoraplar uzun konçlulardan seçilmiştir. Parmakları kesik olmayan eldivenlerden giyilip kilometre saati ayarlanır. Kask sıkılanır. Yola çıkıldığında serin sabah rüzgârı bulabildiği her açık noktadan içeri dalar ve acımasızca bedeni iğneler. Baldır kasları ne kadar pedala basarsanız basın ısınmaz ve yumuşamaz. İlk on kilometre sonrasında ısınmamış olsanız da alışmışsınızdır. Yol zevklenir. Hava aydınlanmıştır, güneş ışınlarının değdiği yerler ılıklaşır. Serin hava çabuk acıktırır. Rastlayacağınız bir simitçiden açma ya da yol üzeri pastanesinden poğaça alacak olursanız zevkle gövdeye indirirsiniz. Karbonhidrat öyle sihirli bir yiyecektir ki kana karışır karışmaz aleme bakış açınız değişir. Dönüş noktasını muhtemel sonbahar yağmurlarına yakalanmamak için daha yakına almışsınızdır. Yolu geri giderken her geçen kilometrede kuru kalmanın gülümsemesi yüzünüze yayılır. Evde kıyafetler çıkartılıp duşa girdiğinizde eldivenin içinden sıcak çıkan ellerinize bedenin nasıl da soğuk geldiğini hissedersiniz. Zorlu kış günleri kapıdadır. Bisiklet tatili yaklaşmaktadır. En güzeli koşmak dersiniz. Ya da arkadaşlar bu kış da yüzme ayarladı mı acaba diye içinizden geçer. Yazarın birisi, “Sonbaharın hüznü, yaşayacağınız son sonbahara bir tane daha yaklaşmış olmanızdır” demiş. Bu pazar uzun olmayan tur sonrasında yazın koştuğum ve bisiklete bindiğim Riva Deresi boyunu arabayla gezmeye gittim. Piknik alanlarında nadir dolu masa vardı. Serindi. Nemliydi. Derede yüzen ördekler, sudan fırlayıp tekrar dalan balıklar, uçları kurumuş sazlıklar, kış gelse de dükkanı kapatsak diyen alan sahipleri ve erken inen gün mevsimi iyiden iyiye hissettirdi. Az pedallı çok koşmalı bir yazdı. Sevgiyle uğurluyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT