BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doğum günü

Doğum günü

Doğmak; gözyaşından bir damla gibi düşmektir toprağa ve çiçekler gibi gülümsemektir hayata! Üç gün önce doğmuşum. Sabaha karşı ve Ekimin yirmialtısı imiş!..



Doğmak; gözyaşından bir damla gibi düşmektir toprağa ve çiçekler gibi gülümsemektir hayata! Üç gün önce doğmuşum. Sabaha karşı ve Ekimin yirmialtısı imiş!.. Acı ve tatlı bilcümle cümleler, bir “nokta”dan sonra başlar! * Sitemize bebeklik fotoğrafımı koydum. Tahta bir sandalyeye oturtulmuş, başında fırfırlı başlık, sarkık yanaklı bir oğlancık... Yorumlar eklendi altına; iyi, tatlı, hoş şeyler. İnsan, zamanı; kendi doğumuyla ölçüyor: Hatırladığı zamanlar, gördüğü insanların hatırladığı zamanlar ve önceki zamanlar... Önceki zamanların da sıralamaları var ama çook geniş aralıklarla. Mesela Nuh tufanı ile Kurtuluş Savaşı arasında zaman farkı olduğunu biliyorsun ama Orhan Gazi ile Abdülhamid Han arasındaki altı asrı ayıramıyorsun. Beş yaşımda, halamlar bize gelmişti. Necat enişteye: “Kaç yaşındasın” diye sordum. “Otuz” dedi. Aklım gitti; dün gibi aklımda hâlâ, gözümün önünde, unutamıyorum: “Otuz” dedi... Ben ki sadece dokuza kadar sayabiliyorken, otuz, dedi... Otuz mu? Otuz da ne demek ki? Korktum ve sanki o bir mumyaymış gibi, hemen yanından kaçtım!:) [Şimdi o günü konuşup gülüyoruz birlikte.] Otuz yaşıma gelene kadar; kırkındaki insanların yürürken gıcırdadığını filan sanırdım! Ve beş yaşındaki çocukların benim hakkımda ne düşündüklerini merak ederdim! Kırkı gördüğümde de elli ile başlayan yaşları sayanların halini merak eder oldum... Babam ise; “otuz sene daha geçsin aradan, benim gözümle bakınca neler göreceksin ve daha neler fark edeceksin” diyor... Bu laf uzaaar gider. Özeti: Herkes kendi bulunduğu yerden bakıyor kâinata ve her şeyi kendi bakış açısına göre düşünüp yargılıyor. ..... Bugün, yani 29 Ekim ise Türkiye Cumhuriyetimizin doğum günü. Başka Türkiye’miz ve başka cumhuriyetimiz yok. Elbette cumhuriyetimize sarılacağız ve elbette memleketimize sahip çıkacağız.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT