BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Avrupa’dan notlar...

Avrupa’dan notlar...

Avrupa bir kıta. Bütün kıtayı ele alıp incelemek çok zor. Ancak bizim açımızdan Avrupa; Almanya ile eşdeğer.



Avrupa bir kıta. Bütün kıtayı ele alıp incelemek çok zor. Ancak bizim açımızdan Avrupa; Almanya ile eşdeğer. Üç milyon vatandaşımızın yaşadığı Almanya sadece bu yönüyle değil, Avrupa Birliği’ne yön veren ekonomisi ile de ünlü ve önemli. Kırkıncı yılını doldurduğumuz Avrupa macerası başlangıçta hiç düşünülmeyen bir mecraya girmiştir. Türklerin hayret verici uyumu ve yaşama azmi, bütün plânları alt-üst etmiştir. Önceleri “Geri dönüş”ü teşvik şeklindeki uygulamalar, bugünlerde “Çifte Vatandaş”lık haklarına dönüştü... Avrupa’da yaşanan değişimin bazı yan etkileri olmadı da değil. Son yıllarda tırmanan ırkçılık faaliyetlerinin şuuraltında bir tür yabancı düşmanlığı yatmaktadır. Toplama bir millet olma özelliği ile öğünen ABD’de ferdiyetten hareketle millet oluşturulurken; Avrupa’daki uygulama fertleri dışlayan çok katı ve baskıcı oldu. Bu yüzden de entegrasyon konusu çok yavaş yürümekte, bazen de aksi tesirler doğurmaktadır. Bugün Almanya’da tartışma konusu olan “Din dersleri” de bu yan etkilerin göstergesidir. Uzun zamana yayılması gereken entegrasyonun, kısa dönemde ulaşılmak istenen hedef haline getirilmesi; anormal bir dirence dönüşmüş, toplum mühendisleri ciddi bir açmaza düşmüşlerdir!.. Avrupa’nın yapısında mevcut olan ırkçı fikirlerden kaynaklanan asimilasyon politikalarının başarısızlıkla sonuçlanması, yabancılara karşı ciddi bir düşmanlık haline dönüşmüştür. Bunun sonucundaki kaçınılmaz direnç; uyum ve birlikte yaşama hayallerini etkileyerek yabancıların kenetlenmesiyle son bulmuştur. İnişli çıkışlı bu ilişkilerden kaynaklanan sıkıntıların çözümü kolay değildir. Zamana ve plânlamaya ihtiyaç vardır. Buna rağmen zecri tedbirler uygulama düşüncelerinden kurtulamayan Avrupa’nın Kürt kimliği oluşturarak Türkleri bölme plânları yürürlüğe girmiştir. Doğu ve Güneydoğu’da tezgâhlanan hadiselerin bir bölümünün batı destekli olmasının arkasındaki gerçek budur. Avrupa’daki Türk varlığını parçalamayı amaçlayan plânlı ve devamlı faaliyetlere zamanında müdahale edilemediğinden Türkiye açık vermektedir. Kırk yıl önceki ihmal ve vurdumduymazlıklar belki mazur görülebilirdi. Ancak; bugün Ankara birşeyler yapmak zorundadır. Avrupa’da çeşitli etnik ve dini cemaatlerin oluşturulmasına Ankara’nın tepkileri çözüm olmaktan çok katalizör etkiler yapmaktadır. Devletin dine sahip çıkmadığı, çıksa bile Avrupa’da kabul görmediği bir yapı içerisinde din dersleri; dil ve kaynak açısından ciddi sıkıntılar doğurmaktadır. Şimdi Berlin’de din derslerinin statüsü konuşulmaktadır. Yirmi birinci yüzyılda sivil toplum kuruluşlarının etkileri giderek artacak ve resmi kurumlar devre dışı kalacaktır... Bu görüşün ağırlık kazandığı Avrupa’da çok şeyler değişecek, insanların hür iradeleri öncelik alacaktır. Bundan kimseye zarar gelmez. Ancak; bunca yıldır sürdürülen gayretler sonucu gelinen noktaların ilgisizlik sebebiyle kaybedilmesi zor gelmektedir. Marjinal grupların desteklenmesi ile gerçek çoğunluğun ihmal edilmesi gibi bir açmazdan bahsedilse de, Avrupa’nın istediği gerçek yapı budur. Diğer bir ifade ile etnik ve dini bölücülükle Avrupa’daki Türk Birliği’nin oluşması engellenmektedir. Bugün farkedilmese dahi, yakın bir gelecekte Avrupa’da Türk lobisi yerine; Avrupa’da Türk minyatürleri konuşulacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT