BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Murat Yalçıntaş olayı...

Murat Yalçıntaş olayı...

Murat Yalçıntaş, Türkiye’nin en büyük ticaret odası olan İTO’nun başkanıdır. Kendisini uzun yıllardan beri çok yakından tanırım. Boğaziçi Üniversitesinde mühendislik, Amerika’da işletme dalında yüksek lisans eğitimi almış; Avrupa’da da bilimsel araştırmalar yapmış, iki tane yabancı dili çok iyi bilen doktora diplomalı, kısacası çok iyi yetişmiş bir iş adamı-yöneticidir. Murat Yalçıntaş bu nitelikleri yanında, her zaman nezaketi ve itidalli tavrı ile temayüz etmiştir...



Murat Yalçıntaş, Türkiye’nin en büyük ticaret odası olan İTO’nun başkanıdır. Kendisini uzun yıllardan beri çok yakından tanırım. Boğaziçi Üniversitesinde mühendislik, Amerika’da işletme dalında yüksek lisans eğitimi almış; Avrupa’da da bilimsel araştırmalar yapmış, iki tane yabancı dili çok iyi bilen doktora diplomalı, kısacası çok iyi yetişmiş bir iş adamı-yöneticidir. Murat Yalçıntaş bu nitelikleri yanında, her zaman nezaketi ve itidalli tavrı ile temayüz etmiştir... Bu girizgâhı şunun için yaptım: Murat Beyin muhterem babası, saygıdeğer büyüğüm Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ı tam kırk yıldan beri tanırım. Kendisiyle Türkiye Gazetesinde uzun yıllar birlikte çalıştık. Murat Yalçıntaş’ı hem bu vesile, hem de bizzat onun mesleki-sosyal faaliyetleri ve kendisi ile olan şahsi diyaloğum dolayısıyla yakından tanıdığım için, şahsiyeti hakkında kanaatimi ifade etme ihtiyacı duydum. Öncelikle bir hususu vuzuha kavuşturmak isterim. Hukuk eğitimi almış ve avukatlık yapmış bir kişi olarak, hiçbir zaman yargı mercilerinde devam etmekte olan bir davanın seyrine etki edecek biçimde; ne yazı yazdım, ne de sözlü yorum yaptım. Ama mahkeme kararları üzerine, her hukukçu gibi ben de zaman zaman görüşlerimi serdettim, ederim. Bazen sırf bulundukları makam ve mevkilerden ötürü de, insanın başı derde girebilir... Murat Yalçıntaş aynı zamanda, İstanbul Dünya Ticaret Merkezinin (İDTM) Başkanvekilidir. İDTM’nin bir fuarcılık şirketi ile devam etmekte olan tahliye davasında, hakimlere rüşvet verildiği iddiası sebebiyle, 26 Ekimden beri Sincan L Tipi Cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. Tutuklama kararlarında gerekçe, bilindiği gibi sanığın kaçma veya delilleri karartma ihtimalidir. Yalçıntaş, bu olayla ilgili adli işlemler başladığında, ABD’de bulunuyordu. Ancak kendisi ile ilgili söylentilerin yayılması üzerine, programını yarıda keserek yurda döndü ve ilgili mahkemeye giderek hukuki sürece dahil oldu. Demek ki, Murat Yalçıntaş’ın kaçmak gibi bir düşüncesi yok. Keza beyanlarına baktığımızda kendisi, suçsuz olduğuna emin ve bu bakımdan adaletin er-geç yerini bulacağına inanıyor. Daha önce başka davalarda, sanıkların tutuklanmasına şiddetle reaksiyon gösteren medyanın bir kesimi, Murat Yalçıntaş’ın aynı akıbete uğramasına nedense hiç ses çıkarmadı. Hatta kimi haber ve yorumlarda, Yalçıntaş’ı sanıktan öteye suçlu görme-gösterme gibi bir yaklaşım sergilendi. Öyle ki, kırktan fazla kişi tutuklandığı halde, genellikle onun ismi ön plana çıkarıldı. Oysa hiç kimse, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan, peşinen ‘suçlu’ diye yaftalanamaz... İDTM mahiyeti ve ortaklık yapısı (Ortakları İBB, TOBB, İTO, Bakırköy Belediyesi, İSO ve İstanbul Ticaret Borsasıdır.) itibariyle kamu kurumu niteliğinde çalışan bir şirkettir. Buradaki yöneticiler, geldikleri kurumu temsil ederler. Dolayısıyla alınan kararlar ve gerçekleştirilen faaliyetlerde kamu yararının gözetilmesi esastır. Böyle bir yapıda, üstelik “Yönetim Kurulu Kararı ile” bir rüşvet verme olayının cereyan edip etmediği, herhalde mahkeme safahatının sonunda ortaya çıkacaktır. Lakin KOBİDER, TOBB, İTO, İDTM ve diğer meslek kuruluşlarından yapılan açıklamalarda da görüldüğü üzere, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş’ın tutuklanması, ticaret ve iş âleminde derin üzüntü meydana getirmiştir. Elbette hiç kimse suç işlemekten bağışık değildir. Ama tedbir olarak tutuklama kararlarının ülkemizde rijit biçimde uygulanması, pek çok kişiyi de mağdur etmektedir. Temennimiz haksız yere tutuklanan kişilerin bir an evvel hürriyetine kavuşmasıdır. Murat Yalçıntaş ve arkadaşlarına geçmiş olsun diyorum.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT