BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BM Genel Sekreteri Türkiye’den olabilir mi?

BM Genel Sekreteri Türkiye’den olabilir mi?

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un görev süresi 31 Aralık 2011’de sona erecek. BM Şartı’na göre, genel sekreterlerin tekrar seçilmesinde bir sınırlama söz konusu değil.



BAN Kİ MOON’DAN SONRASI Ban Ki Moon’un bir dönem daha görevine devam edip etmeyeceği tartışılırken, bir sonraki genel sekreterin Türkiye’den olması fikri de giderek ağırlık kazanan bir konu olarak gündeme geliyor. ABDULLAH GÜL İSMİ Yeni Genel Sekreterlik makamı için üzerinde durulan isim ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Zira Cumhurbaşkanı Gül’ün BM Genel Sekreteri olabilmesi için beş önemli avantaj söz konusu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un görev süresi 31 Aralık 2011’de sona erecek. BM Şartı’na göre, genel sekreterlerin tekrar seçilmesinde bir sınırlama söz konusu değil. Moon’dan önce bu makamda bulunan yedi genel sekreterden altısı ikinci dönemleri için de seçilmişti. Sadece Butros Butros Ghali ABD tarafından veto edildiği için sadece bir dönem genel sekreterlik yapabilmişti. Eylül 2011’de BM Genel Kurulu’nda yapılacak oylamada ya Ban Ki Moon, beş yıl daha aynı koltukta kalmaya devam edecek, ya da yeni bir genel sekreter seçilecek. Her ne kadar, genel sekreter Genel Kurul’ca seçiliyor gibi görünse de, BM Şartı seçim sürecinde asıl rolü Güvenlik Konseyi’ne vermiş durumda. Genel Kurul, Güvenlik Konseyi’nin aday olarak önerdiği ismi onaylamaktan başka bir işlev görmüyor. Bu durumda da, ancak Güvenlik Konseyi’nin veto hakkına sahip daimi üyeleri arasında bir mutabakat olduğu takdirde yeni genel sekreter adayı belirlenebiliyor. MOON SİLİK KALDI Ban Ki Moon, BM Barış Güçleri’nin daha etkin hale getirilmesi, BM bürokrasisinin reforme edilmesi, Orta Doğu Barış Süreci’nin canlandırılması, Küresel Binyıl Hedefleri’ne ulaşılması konusunda bugüne kadar önemli bir başarıya imza atmamış olsa da, bir dönem daha görev yapmasını engelleyecek büyük bir problem söz konusu değil. Yine de, böyle önemli bir makamda daha iyi performans sergileyebilecek bir adayın varlığı durumunda, Güvenlik Konseyi’nin Moon’u “emekliliğe sevk etmesi” ihtimal dâhilinde. New York’ta, Moon’un bir dönem daha görevine devam edip etmeyeceği tartışıladursun, bir sonraki genel sekreterin Türkiye’den olması fikri de giderek daha fazla ciddiye alınan bir konu olarak gündeme geliyor. Bu makam için üzerinde durulan isim ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresinin 2012’de mi, yoksa 2014’te mi biteceği konusunu açıklığa kavuşturmak anayasa hukukçularının işi. Türkiye gibi demokratik bir ülkede, devletin en üst makamının görev süresinin ne zaman sona ereceğinin belirsiz olması tuhaf bir durum olsa da, en azından Moon’un görev süresinin ne zaman biteceğini biliyoruz. Moon ikinci bir dönem daha görev yapacak olursa, 31 Aralık 2016 itibariyle BM Genel Sekreterliği’nden ayrılacak. Eğer 7 yıl görev yapacak olursa, Cumhurbaşkanı Gül 2014 sonbaharından itibaren BM Genel Sekreterliği görevi için kampanyasına başlayabilir. Fakat bugün mevcut olan uluslararası ortam, Gül’ün 2016 için değil, 1 Ocak 2012’den itibaren başlayacak dönem için aday olmasının daha uygun olacağını gösteriyor. ÖNEMLİ AVANTAJLAR Zira Cumhurbaşkanı Gül’ün BM Genel Sekreteri olabilmesi için beş önemli avantaj söz konusu. Birincisi, Cumhurbaşkanı Gül’ün ABD Başkanı Obama ile kurduğu sıcak ilişki önemli bir avantajdır. Kasım 2012’de yapılacak seçimlerde Obama’nın kaybetmesi durumunda bu avantaj kaybolabilir. İkincisi, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden İngiltere, Rusya ve Çin’in de Gül ismine herhangi bir itirazları olmaz. Fransa’nın muhtemel itirazı, diğer dört üyenin baskısıyla aşılabilir. Fransa, Türkiye’yle ilişkilerini tahrip etmeyi göze alamayacağından, oylamada vetosunu kullanamaz. Üçüncüsü, Genel Sekreter seçiminin yapılacağı sırada BM Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyeleri, Almanya, Bosna-Hersek, Brezilya, Gabon, Güney Afrika, Hindistan, Kolombiya, Lübnan, Nijerya ve Portekiz olacaktır. Bu tablodan Gül ismine büyük destek çıkar. Dördüncüsü, BM Güvenlik Konseyi’nin geçici üyesi seçilebilmek için Türkiye’nin yürüttüğü kampanyanın olumlu etkileri halen özellikle Afrika, Latin Amerika ve Asya ülkelerinde devam etmektedir. Bu rüzgârı arkasına alan Gül, çok rahat bir biçimde genel sekreter olur. Beşincisi, medeniyetler arası diyalog ve hoşgörü yaklaşımı bağlamında, ilk kez bir Müslüman’ın BM Genel Sekreterliği koltuğuna oturması dünyada genel bir destek görecektir. Mısırlı Ghali Kopt Kilisesine mensup bir Hıristiyandı... Sonuç olarak, dünya diplomasisinin zirvesi olarak kabul edilen bu önemli makama aday olup olmamak Cumhurbaşkanı Gül’ün şahsi kararı olacak. Kuşkusuz Cumhurbaşkanı bu kararı alırken, iç siyasi dengeleri de dikkate alacak. Türkiye’nin uluslararası itibarı ve küresel etkinliği bakımından bir sonraki BM Genel Sekreterinin Türkiye’den çıkmasını dört gözle bekliyoruz. HEDEFLERDEN UZAK KALINDI Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Lizbon’da yapılan NATO Zirvesi’nde ilgi odağı olurken, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un, Barış Güçleri’nin daha etkin hale getirilmesi, BM bürokrasisinin reforme edilmesi, Orta Doğu Barış Süreci’nin canlandırılması, Küresel Binyıl Hedefleri’ne ulaşılması gibi konularda önemli bir başarıya imza atamadığı belirtiliyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT