BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baba Tâhir Uryân

Baba Tâhir Uryân

Selçuklu Devletinin kurucusu Tuğrul Bey Hemedan’a gelmişti. Baba Tâhir Uryân’ın duâsını aldı. Baba Tâhir, Sultana; “Ey Türk! Allah’ın kulları ile ne yapacaksın?..” diye sordu...



Baba Tâhir Uryân, İran’da yetişen şâir ve velîlerdendir. Onuncu yüzyılın sonu ve on birinci yüzyılın başında yaşadı. İran’ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri Hemedan’dadır... Baba Tâhir Uryân’ın hayâtı hakkında verilen bilgiler çok az olup, daha çok kerâmetleri hakkında kıssalar nakledilmektedir. Selçuklu Devletinin kurucusu Tuğrul Bey de Hemedan’a geldiği zaman, onunla sohbet etti ve duâsını kazanmayı büyük nîmet bildi. Baba Tâhir, Sultana; “Ey Türk! Allah’ın kulları ile ne yapacaksın?” diye sorunca, Sultan; “Siz ne emrederseniz onu yapacağım” dedi. Baba Tâhir; “Muhakkak Allah adâlet ve ihsân yapmayı buyurur.” (Nahl sûresi: 90) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyarak; “Allahü teâlânın buyurduklarını yap” dedi. Sultan Tuğrul Bey ağlayarak; “Öyle yaparım” dedi. Baba Tâhir, Sultanın elini tuttu ve; “Benden bunu kabûl et” dedi. Sultan da; “Ettim” dedi. Baba Tâhir parmağında bulunan ve yıllarca taktığı yüzüğünü parmağından çıkararak Sultanın parmağına taktı ve; “Âdil ol!” dedi. Sultan katıldığı her savaşta o yüzüğü parmağına takardı. Zâhirî ilimlerde âlim, tasavvufta yetişmiş bir velî olan Baba Tâhir Uryân, beyitlerinde dünyânın geçiciliğini şöyle açıklıyor: Dünyâ sofradır, insanlarsa misâfirdir Bugün lâle görülür, yarın da hâzân olur. Karanlık bir çukurun adın kabir koyarlar Bana derler ki budur senin evin. Dünyâ malının hepsi yanmalıdır Dünyâ malından yüz çevirmelidir Bugün yüreğinde olan derd ile gamı Mahşer günü için toplamalısın... Baba Tâhir Uryân hazretleri, vefat etmeden kısa bir zaman önce şu şiiri söyledi: Ne mutlu onlara ki cân ile vücûdu fark etmezler. Candan cânânı, cânândan cânı ayrı bilmezler. Onun derdine alışırlar, aylarca yıllarca, Fakat kendi dertlerine bir çâre bulmazlar. Âşık olan herkes cânından korkmaz, Âşık kütük ve zindandan korkmaz. Âşıkın gönlü aç bir kurdun heyheyinden, Korkmadığı gibi hiçbir şeyden korkmaz. Yâ Rabbî! Gönlümün feryâdına yetiş, Kimsesizler kimsesi sensin, ben kimsesiz kaldım. Herkes diyor ki Tâhir’in kimsesi yoktur, Allah benim yardımcımdır, başkasına ne hâcet. Ben ne alışveriş fikrindeyim ne de kâr, Yüreğimde ne iyilik ne de varlık düşüncesi var. Çeşme başı, su kenarı istemem, Çünkü her gözüm binlerce akan nehir...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT