BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Wikileaks muamması

Wikileaks muamması

Hatırlar mısınız? Sovyetler daha ayaktaydı, Berlin duvarı yıkılmamıştı, Rus komünizmi olanca korkunçluğuyla devam ediyordu. 28 Mayıs 1987’de dünya bir haberle sarsıldı.



Hatırlar mısınız? Sovyetler daha ayaktaydı, Berlin duvarı yıkılmamıştı, Rus komünizmi olanca korkunçluğuyla devam ediyordu. 28 Mayıs 1987’de dünya bir haberle sarsıldı. Bir Alman genç, Almanya’dan havalanıp onca sovyet peykini aşarak salimen Moskova’daki Kızıl Meydan’a inmişti. Duyanlar, adeta küçük dilini yuttu, inanılır gibi değildi. Binlerce km kat edilmiş, fakat kimse, yaşı yirminin altındaki bu amatör pilotu veya sızma harekatı yapan gözü kara eylemciyi fark edememişti... Wikileaks hadisesi bizde 3 çağrışım yaptı. Biri o Alman genç pilot. Diğeri Üsame bin Ladin. Üçüncüsü de 11 Eylül taarruzu. Sonuncusuna hemen herkes atıfta bulundu. Üsame bin Ladin ismine de temas edildi. Ama ilk örnek daha yazılmamıştı. Herkesin, hepimizin fikri ve bütün konuşmacıların dedikleri sadece bir tahmin ve faraziyedir. Her biri doğruların bir parçasını taşıyor olabilir. Bırakınız 11 Eylül’ü daha Ağca suikasti bile muamma değil mi? Bir internet sitesi dünyanın sicilini tutarcasına bilgi ve belge topluyor, fakat CIA, FBI ve sayıları 70 civarında olan Amerikan emniyet birimleri bunu göremiyor. En azından mantıken böyle bir şeyin kabulü mümkün değil. 11 Eylül’de olduğu gibi Amerika evinde vurulmuştur. Eğer Üsame bin Ladin gibi bunu yaptığı iddia edilen Julian Assange yakalanmaz veya yakalanamazsa kafalar daha da karışacaktır. Şimdi herkesin merak ettiği soru şudur: Hadise, kim veya kimler tarafından kimlere karşı ve niçin yapılmıştır? Bu muammanın tek sorusu vardır, o da budur. Fakat tekrar edelim ki bu sualin bügün net şekilde cevabını almak mümkün değildir. Bir kere daha yüzbinlerle ifade edilen evrakın yalnızca bir kaç yüz sayfası açıklanmıştır. Gerçi şu da var. Acaba o yüzbinlerce sayfanın varlığı doğru mudur? 11 Eylülle bariz benzerlik şudur. 11 Eylülde bir tek Yahudi ölmedi. Bu casusluk belge veya dedikodularında da İsrail aleyhine bir satır yoktur. İngiltere’ye karşı da tavır konmuyor. Olay çok boyutludur. İşin içinde Amerikan iç hesaplaşması, derin devlet yönetim çatışması olabilir. Mossad ve daha başka istihbarat servisleriyle ortak bir operasyon yapılması akla geliyor. Kesin olan şu ki bu, bir internet sitesinin tek başına kaldırabileceği bir yük değildir. Aynı zamanda bazı Amerikalı diplomatların çapsızlıklarına da ayna tutan bu saldırının hedefinde herhalde ve öncelikle iki isim vardır. Barack Hüseyin Obama ve Recep Tayyip Erdoğan. Başkan Obama, canını dişine takarak sağlık sigortasını çıkarttı. Bu kanun, ilaç devlerinin öfkesine yol açmıştır. Amerikan iç kamuoyunda şiddetli bir Obama muhalefeti yürütülüyor. Bundan dolayı 3 Kasım seçimlerinde Temsilciler Meclisini kaybetti. Senato ise kıl payı elinde. Şimdi onunla kalmıyorlar. İkinci 4 yıllık dönemde aday olmaması için yolu kesiliyor. Başbakan Erdoğan’a gelince. Türkiye bir dünya yıldızı oluyor. Bu birinci sebep, ikinci sebepse One Minute’den bu yana her vesileyle İsrailli idarecileri dünyaya teşhir etmesidir. Sonuç olarak şunu diyebiliriz. Savaşların şekli değişmiştir. Artık tehlike atom bombası veya nükleer silahtan ziyade siber savaşlar, internet savaşlarıdır. Amerika bu defa da siber saldırıya uğramıştır. Ama bu defa saldıraya maruz kalan sadece o değil. Peki bu muharebenin galibi kim olur? Hiç belli olmaz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT