BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kültürel değerlerimizin istirdadı

Kültürel değerlerimizin istirdadı

Bir memleket veya eserin istirdadı, onu gasp edenlerin elinden bir yolla alma işlemidir. Yıllar yılı çeşitli bahaneler ve yollarla Türk’ün kültürel değerlerini gasp edenler, şimdi bunları tıpış tıpış vermeye mecbur kalıyorlar.



Bir memleket veya eserin istirdadı, onu gasp edenlerin elinden bir yolla alma işlemidir. Yıllar yılı çeşitli bahaneler ve yollarla Türk’ün kültürel değerlerini gasp edenler, şimdi bunları tıpış tıpış vermeye mecbur kalıyorlar. Bağdat demir yolu yapılırken, bölgede kaçak kazı yapan Almanlar’ın kaçırdıkları Kargamış eserlerinin de kurtarılmasını bekliyoruz. 1918 senesinde İstanbul’u işgal eden İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan askeri birliklerinin, 600 senelik bir kültür birikimini İstanbul ve Anadolu’dan ülkelerine nasıl kaçırdıkları, tarih kitaplarının büyük bir kısmını doldurmaktadır. Yunanlının 15 Mayıs 1919’daki meşum İzmir çıkarması neticesinde, Bergama, Efes, Bodrum ve Çanakkale’den çaldığı Türk eserlerini bakalım ne zaman kurtaracağız. Kültür Bakanı Sayın İstemihan Talay’ın gayretleri ile birçok gasp edilmiş eserimiz, Türk müzelerine tekrar kazandırıldı. Tebrikler ve fakat devamını bekliyoruz. Bu tarihi eser çalmayı ben bir türlü anlamıyorum. Tarihi eserler, o eserleri meydana getiren milletin malıdır. Bu alınıp satılan bir meta değildir. Türk’ün malı bir eser Amerika’da olsa da; “Ben Türküm, ben sana yabancıyım” diye bağırır. Son günlerde, yani 24 Nisan yaklaştıkça, Ermeniler’e yaranmak isteyen Avrupa’nın bazı parlamentoları, Ermeni soykırımını gündeme taşımaya çalışıyorlar. Peki bu adamlar, Çeçenistan savaşlarında ölüleri ayaklarından kamyonlara bağlayıp sürüyenlerin Ermeni asıllı askerler olduğunu bilmiyorlar mı? Ben biliyorum. Soykırım işinde Avrupa devletlerinin çoğu, değil tarihten gelen, şu andaki uygulamaları ile de sabıkalıdır. Bana insan hakları baskısı yapanlar, Avrupa cezaevlerine düşen Türklere nasıl zulmediyorlar dünya alem biliyor. Pierre Loti, yıllar önce sevdiği için ülkemize gelmiş, İstanbul’a şiirler yazmış, Avrupa gazetelerine gönderdiği makalelerinde; Türk’ün medeniyetini anlatmıştır. Bugün Fransız parlamenterlere Claude Farrere’i okumalarını tavsiye ederim. Kültür bakanımızın 30.000 dolara aldığı bu Pierre Loti mektupları, Fransızlar’ın son Ermeni soykırımı hezeyanlarına iyi bir cevap olmuştur. Yani bu otuz bin dolar görevini fazlasıyla yapmıştır. Berlin’e kaçırılan, Bergama tapınağının getirtilmesi gündeme getirilmelidir. Sahi Almanlar bunu ziyaretçilere orada nasıl anlatıyorlar. Ve bu iadeyi, eseri çalan millete yaptırmalıdır. Bizim bu tapınağa hiç de ihtiyacımız yoktur. Ama bir eser tarihteki yerinde durmalı idi. Bugün Anadolu’da, bilhassa Selçuklular zamanında ilim merkezi olan bazı illerimizde, arasta, eskiciler, turistik çarşı gibi isimlerle icrayı faaliyette bulunan iş yerlerimizde tarihi eser kaçırma devam etmektedir. Trafik şöyle devam ediyor zannederim. Selçuklu’dan beri yerleşim yeri olan köylerimizde, bir yaşlı öldüğünde, bunun dedelerinden beri devam eden kütüphanesindeki el yazması eserler, mirasçıları tarafından il ve ilçe merkezlerine getirilerek, adı geçen çarşılarda okuması olmayan sahte sahaflara çok ucuz fiyata satılmaktadır. İstanbul, Ankara gibi merkezlerden gelen seyyar kitapçılar, zaman zaman bu Anadolu eskicilerine uğrayarak, onlar da okumasını bilmeden, el yazması bir kitabı eli ile tartarak; yani okkalıyarak fiyat biçip alıyor. Büyük merkezlerde araştırmacı adı ile geçici ikamet etmekte olan bazı uyanık yabancılar -ki bunların işi böyle tarihi eser kaçakçılığıdır- bunları kaçak yollardan elde ederek ülkelerine kaçırmaktadır. Bu mesele Kültür Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Gümrüklerden sorumlu devlet Bakanlığı arasında üç başlı bir durum sergilemektedir. Bu hususta bir kanun çıkartılması acil bir milli konudur. Eğer meclisimizin bir üyesi veya partisi, milli kültürün tapusu sayılan bu eserlerin korunması ve alınıp satılabilmesi için, yasal düzenlemelerin teklifini hemen yapmazsa, yarın çok geç olabilir. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri Daire Başkanlığı, çalışmalarını Ermeni zulmü belgelerinde yoğunlaştırmalıdır. Gerçi bu dairemiz bir senedir yayınlar listesine bir kitap adı ekleyemedi ya... Kültür Bakanlığımız da bu belgeleri Batı dillerine derhal çevirtip, binlercesini Avrupa’ya bedava göndermelidir. Bunun finansal meseleleri için bu sütunlarda Kültür Bakanlığı’nın açacağı kampanyayı desteklemeye hazırım. Turkish Forum’un, yurt dışında verdiği milli mücadeleyi canı gönülden destekliyorum. Gerek e-mail, gerek belgelerle yapacakları bilgilendirmelerden çok istifade ediyorum. Artarak devamını bekliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT