BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 200 yıllık düzen

200 yıllık düzen

Temsilde adalet deyince biz ne anlıyoruz? Seçime katılan partilerin aldıkları oy oranı kadar parlamentoda temsil edilmelerini anlıyoruz. Mevcut seçim sistemi nasıl sonuçlar çıkarabiliyor? Yüzde 33 oy alan bir parti parlamentoda yüzde 65 oranında temsil edilebiliyor.



Temsilde adalet deyince biz ne anlıyoruz? Seçime katılan partilerin aldıkları oy oranı kadar parlamentoda temsil edilmelerini anlıyoruz. Mevcut seçim sistemi nasıl sonuçlar çıkarabiliyor? Yüzde 33 oy alan bir parti parlamentoda yüzde 65 oranında temsil edilebiliyor. Yüzde 9 oy alan bir parti parlamento dışında kalabiliyor vs. Bizde yürütme yasamanın içinden çıktığı için hem yasamaya hem yürütmeye merhem olacak bir ayar çekemiyoruz. Amerika’da başkan doğrudan halkoyu ile seçilmiyor; seçmen delegeleri seçiyor, delegeler de başkanı. Bu sistemde delege seçiminden sonrası göstermelik zannediliyor ama ilginç olan tarafı var: Her eyalet başkanı seçmek için merkeze milletvekili ve senatör sayısının toplamı kadar delege gönderiyor. Filan eyaletin, temsilciler meclisine göndereceği üye sayısı 33 ise iki de senatör göndereceği için seçiciler kurulu üye sayısı 35 oluyor. Bu 35 üyeyi parti tespit ediyor. O eyalette toplam oy sayısının yarıdan bir fazlasını alan parti/başkan adayı, merkeze 35 delege gönderme hakkı kazanıyor. Eyalet bazında bakınca resmen çoğunluk usulü. Ama bir başkan adayı ülke genelinde kullanılan oyun yarıdan bir fazlasını alınca başkan olamıyor. Genel oy oranı yüzde 51 olduğu halde seçilemeyeceği gibi yüzde 49’la seçilebilir de. Bir aday bir eyaletteki oy kaybını bir başka eyaletten aldığı oylarla telafi edemiyor. Her eyaletin tek tek önemli olduğu vurgulanmış oluyor. Başkanı delegeler değil de halk seçmiş olsaydı, 2000’de Bush değil Al Gore seçilmiş olurdu. Adamlarda yasama ve yürütme iç içe olmadığı için temsilciler meclisi üyeleri farklı bir usulle seçiliyor. Her eyalet merkeze göndereceği temsilciler meclisi üye sayısı kadar seçim bölgesine bölünüyor, her bölgeden bir temsilci çıkıyor. Dar bölgede yüzde 40 oy alıp seçilemeyen vekilin seçmenleri benim oylarım ne olacak demiyor. Başkanı 4 yılda bir seçiyor. Temsilciler meclisini 2 yılda bir. Senatonun ise üçte birini iki yılda bir. Üçte ikisi altı yılda bir. Senatoda sandalye boşalınca seçim yapmıyor.. Hangi eyaletin boşalmışsa o eyaletin valisi tarafından atama yapılıyor. Neticede düşe kalka bir yol bulmuşlar 200 yıldır uyguluyorlar. Temsil, temsilde adalet, istikrar gibi bir dertleri yok. .... Hep derler ki, başkanlık sistemi ABD dışında hiçbir ülkede bekleneni vermedi. Yahut Amerika’daki kadar verimli olmadı. Dolaylı olarak bizde de iyi sonuç vermez, demeye getiriyorlar. Bu, halka zulmedilir mi kaygısı değil, tek başlılık bizim saltanatımıza zarar verir mi kaygısı..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT