BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maden çok
para yok

Maden çok
para yok

Tataristan’da evlerde kullanılan doğalgazın faturası ayda 1 doları bile bulmuyor ama aydınlanma ve temizlik vergisi 50 dolar civarında, kiralar 300-400 dolar.



DİZİ YAZI KUZEY YILDIZI TATARİSTAN -2- M. Kurtbay Önür kurtbay.onur@tg.com.tr HA İDİL HA TUNA, İKİSİ DE YÜREK SIZIMIZ İdil Nehri üzerinde gezerken Korkunç İvan Kalesi, Kul Şerif Camii, Süyün Bike Kulesi ve Kazan Kremlini’ni seyretmeye doyum olmuyor. Bir an aklımıza Nil’den Tuna’ya hakim olan ecdadımız geldi. Korkunç İvan tarafından yok edilen Kul Şerif Camii, Türkler tarafından sil baştan yapıldı, bu nurlu mabed şehre yeni bir silüet kazandırıyor. KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ HAD SAFHADA Bu cumhuriyette kadın erkek eşitliği kesinlikle var! Anam yaşında kadınlar tramvay kullanıyor, teyzemler kürek elde, kar kürüyor. Belediye otobüsü şoförü, oto yıkamacı, tezgahtar, madenci, “acaba erkekler ne iş yapıyor” diye merak ediyorsunuz. Tataristan’ın toprağından petrol, doğalgaz ve maden fışkırıyor. Devlet cebini doldururken, halk ortalamayı yakalamaya çalışıyor. Malum günümüz Rusya’sı zor bir kavşaktan geçiyor. Marketler çarşılar çakılı mal dolu, yani Kapalıçarşı’da ne ararsanız halk pazarlarında mevcut. Ama parayı ara ki bulasın. Hele de bir döviz dükkanına gidip, buruşuk para verirsen “kalpazan” damgasını yersin. Ülke öyle hale gelmiş ki, gemisini yürüten kaptan, işi tıkırında olanlar dev gibi malikaneler yaptırıp, limuzinlere biniyor, fukaralar yutkunup uzaktan bakıyor. Komünist Partinin uyuşturduğu yaşlılar çalışmaya alışmamışlar, her şeyi devletten bekledikleri için çok zorlanıyorlar. Elektriğin suyun bir bedeli olduğunu hâlâ anlayamıyor, eskisi gibi kafalarını sokacak bir oda ve kırk kişinin ortak kullandığı helaya razılar. Yani orada bulunup da steril bir helaya şükretmemek elde değil. Gelgelelim gençler iyi yemek, marka giyinmek, sıcak ülkeleri gezmek istiyor. İnternetin tanıttığı dünyayı tanımak istiyorlar. Dünya ile entegre olan Rusya’da fiyatlar uçuyor, çok da ahım şahım olmayan bir evin kirası 300-400 dolar. Halbuki 200 dolar maaş alan parmakla gösteriliyor. Bir evden üç, dört kişi çalışırsa eh işte, masraflar kafa kafaya geliyor. Doğalgaz para değil, ayda bir doları bile bulmuyor ama aydınlanma ve temizlik vergisi 50 metrekarelik bir ev için 50 dolar civarında seyrediyor. Eskisi gibi bir dolara depo dolduğu günler geride kalmış, benzin el yakıyor. Giyim kuşam ucuz değil gençlerin göz diktiği kotlara, montlara yüzlerce dolarlık etiketler vuruluyor. Rehberimiz yeni inşaatları göstererek, “artık çok geniş daireler yapılıyor” diyor: “Hatta bazıları 100 metrekareyi buluyor.” Garibim hela, banyo ortak yurtlarda büyüdüğü için 100 metrekareyi lüks sanıyor. “TATAR GİBİ GÜZEL” Her geçen gün kendi örf ve geleneklerinden uzaklaşan Tatarlar, Ruslarla biraz daha yakınlaşıyor. Cadde ve sokaklara şöyle bir baktığınız zaman gözünüz Doğu’dan uzaklaşıyor. Lokantalar, kafeler, mağazalar ürünleriyle köşe bucak biraz Paris, ucundan Prag ve Moskova’yı andırıyor. Milli motifler kayboluyor, çarşı pazarda tatar tatlısı ‘çak çak’ ile çiğ börek yapan tek esnaf göremiyorum ama MC Donalds’lar dolup dolup boşalıyor. Tabi yer yer ‘Helal’ lokantaları da dikkatinizi çekiyor. Neden mi?.. Öyle her yerde yemek yiyemezsiniz, çünkü etlerin nereden geldiği de pek belli olmuyor. Bu sebeple helal damgalı lokantaları tercih etmek gerekiyor. Tatar denince nedense aklımıza basık boylu, çekik gözlü, esmer insanlar gelir. Halbuki Tataristan caddelerinde dolanırken kendinizi NBA liginde sanıyorsunuz. 2 metrelik delikanlılar, bir doksanlık hanımlar. Saçlar başak gibi sarı, gözler yeşil, çakır, ela... Biz Rusları güzel bir ırk olarak tanırız, Halbuki Ruslar güzellik tarifi yaparken “tatar gibi” diyor. ?İÇİ BENİ, DIŞI SENİ YAKAR! Tatar gençleri camilere gitmekten büyük bir haz alıyor, yıllarca inşaatları süren cami imarında gönüllü çalışıyorlar. Türkiye’ye büyük bir muhabbet besliyorlar. Camiler iki katlı, üst kat bildiğiniz mescid, alt katta oturuyor, konuşuyor, muhabbet ediyorlar. Ama her nedense camilerin inşaatı on sene sürüyor. Zlenodolsky şehrinde ziyaret ettiğimiz şehrin ilk camisi Birinci Mescid 1981’de yapılmış. Ama ne çilelerle. Mescidin İmamı Abdülhamid Efendi, Tatar halkının manevi durumundan yakınıyor: “Muhammed kardeş, İslami adetlerin yerini tamamen Rus örfleri aldı. Gençlerin içi beni, dışı seni yakar. Şimdilerde çocuklarına Rus isimleri veriyorlar. Biz de onlara İslamı anlatmaya, nikahsız yaşayanları evlendirmeye çalışıyoruz...” Hamdolsun Kazan’da 60’a yakın cami ve mescid var. Tataristan genelinde daha fazla. Hiç ummadığınız bir sokakta önünüze sevimli bir mescid çıkıyor. 1000 YAŞINDAKİ?ŞEHİR Kazan kenti geçtiğimiz yıl bin yaşına girdi. Havai fişek gösterileri, şiir şölenleri, at yarışları ile renklendirilen yaş gününde misafirlere tam “bin ton” Çakçak (Kazak tatlısı) ve çay ikram edildi. 2012 Üniversite Olimpiyatları’nın da burada yapılacak olması sebebiyle, şehirde hummalı bir restorasyon faaliyeti var. Bu işlerin neredeyse yüzde 80’ini Türkler almış, şehrin tek 5 yıldızlı otelini de Türkler işletiyor. Bu arada 6 ay buz üzerinde yaşayan Kazanlılar, Antalya’yı ikinci kapı yapmışlar. THY’nin bu hatta tarifeli sefer açması tesadüf değil, bahane ile ilişkilerimiz güçleniyor. Ama sırada bekleyen sadece biz değiliz, havaalanında şakır şakır Türkçe konuşan bir İtalyan iş adamıyla tanışıyoruz. Dönüşte parlak bir iş anlaşması ve nişanlandığı Tatar kızı ile Roma’ya uçuyor. Elin Avrupalısı paranın kokusunu Roma’dan alıyor. ÖZGÜRLÜK HAYAL Kazan sokakları Moskova ve Paris’i andırıyor... Kentteki Kremlin (Beyaz Saray) halen Komünizm gölgesini işaret ediyor. Başkanlık sarayında ise Rusya ve Özerk Tataristan’ın bayrakları sallanıyor. Halk ise ‘özgürlük hayal’ diyor. YARIN:?EZANLAR?ÜLKESİ TATARİSTAN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT