BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eksen kayması bilmecesi

Eksen kayması bilmecesi

Bir dönemdir Türkiye’de gündemi meşgul eden eksen kayması tartışmaları yaşanmakta. Benim düşüncem konunun içte ve dışta Türkiye’nin gelişmesini istemeyenler tarafından sıcak tutulduğudur. Kıymetli meslektaşım Nazlı Ilıcak 6 Aralık 2010 tarihli Sabah gazetesinde konuyu köşesine taşımıştır. İşte çarpıcı tespitler:



Bir dönemdir Türkiye’de gündemi meşgul eden eksen kayması tartışmaları yaşanmakta. Benim düşüncem konunun içte ve dışta Türkiye’nin gelişmesini istemeyenler tarafından sıcak tutulduğudur. Kıymetli meslektaşım Nazlı Ilıcak 6 Aralık 2010 tarihli Sabah gazetesinde konuyu köşesine taşımıştır. İşte çarpıcı tespitler: Türkiye’nin dış politikasında “eksen kayması” tartışmalarının dönüm noktasını, Tayyip Erdoğan’ın “Davos çıkışı” (29 Ocak 2009) ve Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı’na atanması (1 Mayıs 2009) oluşturdu. Ama unutmayalım ki, “eksen kayması” olarak gösterilen durum, bizim zaviyemizden bakıldığında, “daha bağımsız”, bu yüzden de, “Türkiye çıkarlarına daha uygun” bir dış politikaya tekabül ediyor. Dış politikada “eksen kayması” tartışmaları yapılmakla birlikte, “Batı’ya sırtımızı döndüğümüze” dair bir kanaat pek az kişi tarafından paylaşılıyor. Mesela, ABD’nin Ankara’daki son büyükelçisi James Jeffrey, Washington’a yolladığı telgrafta (20 Ocak 2010) bu hususu açık bir dille ifade ediyor: “Dış politikada Gazze/Davos ve Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı’na atanması öncesiyle mukayese edildiğinde, bir değişim göze çarpıyor. Daha bağımsız ve İslâm dünyasına daha yakın olma gayreti mevcut. Dürüst olmak gerekirse, ticari fırsatlar ve bölge istikrarı da, Türkiye’nin böyle bir politika benimsemesine yol açıyor. Bütün bunlar, Türk dış politikasının İslâm dünyası üzerinde yoğunlaştığını, Müslüman geleneğin etkisinin arttığını gösterir mi? Evet gösterir. Türkiye’nin, Batı’ya yönelik geleneksel politikaları terk ettiği ve bizimle iş birliğinden vazgeçtiği anlamına gelir mi? Kesinlikle hayır. Türkiye’nin birçok meselede, kendi yolunda gideceğini kabul etmeliyiz. Bu ülke, Batılı müesseselere sahip, Orta Doğu kültürü ve dini ile karmaşık bir yapıyı sergiliyor: Yeni Osmanlıcılık.” Ülkemizin menfaatleri açısından değerlendirdiğimizde, “tehlikeli” değil, aksine, olumlu bir gelişmeden söz edebiliriz. Zaten, yürüttüğü etkili dış politika yüzünden Foreign Police dergisi, Davutoğlu’nu “100 Büyük Küresel Düşünür” arasına koymadı mı? Dünya çapındaki isimlerin hemen arkasında, 7’nci sırada yer alıyor. “Stratejik derinlik” adını verdiği konsepti uluslararası sahneye taşıdığı ve bazı etkileyici sonuçlar aldığı belirtiliyor. Bizim vatandaşlarımız da bunun farkında olmalı ki, “en başarılı bakanlar” listesinde Davutoğlu’nu birinci sıraya oturtmuş. (Andy-ar’ın Kasım 2010 tarihli araştırması) Son söz: Bazen başkalarının eleştirileri, doğru yolda olduğumuzu da gösterebilir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT