BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Önemli olan!

Önemli olan!

Dortmund - Galatasaray maçına 10 saat var! Urla İskele Gazeteciler Sitesi’ndeki evimde “baharın gelmekte olduğunu müjdeleyen” pırıl pırıl ve tertemiz bir havayı teneffüs ederken “Acaba gece ne olur?” diye düşünüyorum!



Dortmund - Galatasaray maçına 10 saat var! Urla İskele Gazeteciler Sitesi’ndeki evimde “baharın gelmekte olduğunu müjdeleyen” pırıl pırıl ve tertemiz bir havayı teneffüs ederken “Acaba gece ne olur?” diye düşünüyorum! “Düşünürken” de, bu yazıyı yazmak üzere daktilomun tuşlarına dokunuyorum! Herkes gibi ben de “uzunca bir zamandır” Galatasaray maçlarına giderken ya da Galatasaray maçlarını seyretmek için TV’nin başına geçerken “ne olacak?” sorusuna “tam bir rahatlık ve güven içinde” kolay cevap verir oldum; “Galatasaray istediğini alır!” “Bu istek”, galibiyetse galibiyet, beraberlikse beraberlik ve de “hedef iki maçlık bir seri sonunda tur atlamaksa” ilk maçta “avantajlı duruma geçilecek” bir sonuç yakalamaksa işte o! Tabii “futbol bu!” Zaman zaman “galibiyet istenirken” mağlubiyet, “beraberlik istenirken” başka bir sonuç olabiliyor! Ama “bu istisnai durumlar”, Galatasaray’a olan güveni ve inancı azaltmıyor! 10 saat önce düşünüyorum: “Galatasaray, Dortmund’a yenilebilir mi? Elbette! “Galatasaray, Dortmund’da Türkiye’deki ikinci maçta işini çok zorlaştıracak bir kötü sonuç alabilir mi? Elbette! Diyorum ya; futbol bu! Ama açıkça ve “gururla” söylemem gerekir ki: Bu iki ihtimalin de “gerçek olması” zor! Hem de çok zor! “Alman takımı lehine” böyle bir tablonun ortaya çıkması için sadece “Galatasaray’ın çok kötü, Dortmund’un çok iyi oynaması” yetmez! Sarı - kırmızılı çocukların “çok şanssız”, Almanlar’ın da “çok şanslı” olmaları da gerekir! Bakınız, “hakem faktörü” üzerinde hiç durmuyorum! Zira “artık” Türk takımlarının maçlarına “iyi hakem” veriyorlar ve “onların hataları bizi rahatsız edecek seviyeye” yükselmiyor! İşte, gece 20.30’da TV başına “bu hava içinde” oturacağım! Galatasaray’ın “kendisi için de Türk futbolu için de” en iyi sonucu almak için sahaya çıkacağını ve bunu “gerçekleştirmek için” 90 dakika mücadele edeceğini çok iyi biliyorum! “O yok, bu sakat, o oynar, bu yedek kalır” tartışmaları ve tercihleri de beni o kadar ilgilendirmiyor! Fatih Terim ve talebeleri, “TV başındaki Türkler’i” de, Dortmund’un stadının tribünlerini dolduracak Türkler’i de “mutlu edecek” sonuca ulaşmak için “herşeyi yapacaklar!” Avrupa’nın göbeğinde “Avrupa Şampiyonluğu yakalamış” bir Dortmund önüne, “Alman gazetelerinin bile favorisi olarak çıkmak”, Galatasaray’ın “futbol olarak” nereye geldiğini çok iyi gösteriyor! “Önemli olan” da bu! “Maç sonucu” çok az bir ihtimalle “bu gerçeğe uymayabilir” ama, dedim ya bu durum dahi, “şanssız damgalı bir istisnai durak” olacaktır! “İkinci durakta” Galatasaray herşeyi değiştirebilecek güçtedir! Lâfı uzatmayalım: “Fenerbahçe’nin yeni yönetimi” gerçekten “kalıcı ve iyi birşeyler yapmak istiyorsa”, Galatasaray’ı içerden çökertecek “hayâlci transferlerin” peşinde koşacağına “kendi içinde” Fatih Terim ve talebeleri örneğini ortaya koymalı; koyabilmelidir! “Taşıma suyla” değirmen “ne kadar dönebilir?” “Terim’i ve onunla beraber 2 -3 Galatasaraylı üst seviye futbolcuyu büyük paralarla almak” kolaycılıktır! “O paraları alanlarla”, alamayanlar arasındaki “psikolojik sürtüşme Fenerbahçe’yi daha baştan “başarısızlığa mahkûm etmeyecek midir?” Galatasaray, “Terim ve talebeleri örneğinin bugünkü olgunluğuna gelebilmesi için” 4 yıl “sabır ve ısrar metodunu” bütün eleştirilere ve engellere rağmen uyugulamayı başarmıştır! Fenerbahçe “bunu yapabilecek midir?” İşte bütün mesele! Gerisi boş!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94082
    % 1.16
  • 4.7932
    % -0.57
  • 5.6125
    % 0.31
  • 6.2808
    % -0.14
  • 189.513
    % -0.21
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT