BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seçim taktiği

Seçim taktiği

BDP’nin Diyarbakır’da topladığı panelde ileri sürülen otonom (hattâ federe) devlet projesinin bir amacı da 6 ay sonraki büyük seçimleri etkilemektir. Zira Türkiye devletinin böyle bir projenin p harfini kabulüne imkân ve ihtimal bulunmadığını elbette biliyorlar.



BDP’nin Diyarbakır’da topladığı panelde ileri sürülen otonom (hattâ federe) devlet projesinin bir amacı da 6 ay sonraki büyük seçimleri etkilemektir. Zira Türkiye devletinin böyle bir projenin p harfini kabulüne imkân ve ihtimal bulunmadığını elbette biliyorlar. Güneydoğu’da CHP’nin gittikçe zayıfladığı, MHP ve diğer partilerin ise bu bölgeden milletvekili çıkarmalarının düşük ihtimal olduğu bellidir. Milletvekilliği, belli ki, AK Parti ile BDP arasında bölünecek. BDP, yüzde 10 Türkiye barajını aşamayacağı için, bağımsız milletvekilleri şeklinde seçim kazanacak. 20 milletvekili çıkarıp grup kurmak istiyorlar. Bu sayıya erişemedikleri takdirde, grup kurabilmek için 2011 meclisinde eksik sayılarını tamamlayacak hayırsever milletvekili arayacaklardır. Diğer taraftan Güneydoğu’da -haklı olarak- daha çok milletvekili çıkarmak isteyen Adalet ve Kalkınma Partisi, BDP’nin hayalî projelerine, bölge halkını incitmeyecek cevaplar vermek durumundadır. Nitekim Sayın Başbakan, bu konuda konuşmadı. BDP -seçimde fonksiyonu bulunmayan- partisinin kapatılmasını da istiyor ki “işte partimizi gene kapattılar!” diye oy isteyebilsin. Tunceli’de -ayrı bir dil olan Zazaca’nın da eklenmesiyle- 3 resmî dil isteyenler çıktı. Zira Kürt açılımı çığırından çıktı. Sırf fantezi olsun -daha doğrusu lâf olsun- diye Lazca, Çerkesçe, Arapça bilen vatandaşlarımız da resmî dil isterlerse ne olacak? Güneydoğu’da epey kişinin ana dili Arapça’dır. Üstelik Arapça, dünyanın en büyük kültür dillerindendir. Cumhuriyetimizin ilk yıllarına kadar da -Farsça ve Fransızca ile birlikte- ortaokul (rüşdiye) ve liselerimizde (îdâdî ve sultânî) zorunlu dersti. Türkiye’yi -gevezelik çerçevesinde kalsa bile- çığırından çıkaracak, gündemi işgal edip daha önemli konulardan alıkoyacak yerel resmî dil, hattâ yerel polis, yerel ordu tekliflerinin arkasında mutlaka dış güçler de var. Kürt asıllı Türkleri ele alıp, bizi biribirimize düşürerek ülkemizi karıştırmak, Türkiye’nin Orta Doğu’da her gün artan ağırlığını hafifletmek istiyorlar. Birçok ciddi kaynakça muhtemel, hattâ muhakkak görülen bir Amerika-İran savaşından Türkiye’nin güçlenerek değil, iç sorunlarına boğulmuş zayıf bir devlet olarak çıkmasını istiyorlar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT