BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siyah bir manzara!

Siyah bir manzara!

Bu ülkeye geldiğimde okuduklarımın, filmlerde gördüklerimin tesiri altındaydım. Afrika’dan zorla koparılıp gemilere istif edilen zencilerin çektiği acılar... Kunta Kinte... Amerika kıtasında beyaz efendilerin zulmü...



Bu ülkeye geldiğimde okuduklarımın, filmlerde gördüklerimin tesiri altındaydım. Afrika’dan zorla koparılıp gemilere istif edilen zencilerin çektiği acılar... Kunta Kinte... Amerika kıtasında beyaz efendilerin zulmü... İlk yıllarda etrafta gördüğüm siyahlara hep o bilgilerin ışığıyla baktım. Onlar o zulüm asırlarından artakalmış yiğitler!.. Sonra işin rengi yavaş yavaş değişti. Daha doğrusu ben işin renginin farklı olduğunu yavaş yavaş anladım. Bugün Amerika’da bir siyah zorbalığı var desem pek de yanlış söylemiş olmam. Afrika kökenli Amerikan vatandaşlarının şöyle diyen bir havaları var: “Ben siyahım, benim her yaptığıma katlanacaksın! Ben siyahım benim ortalığı talan etme, ortalığı kirletme, tozu dumana katma, maraza çıkarma, asalak yaşama hakkım vardır!” Bu “direktiflere” aykırı davranan, siyahların bu suistimâlini dile getiren beyazlara derhal “vay, ırkçı!” yaftasını yapıştırıyorlar. Beyazlar da bu yaftayı yememek için sessizce meydanı terk etmişler. Bugün Amerika’da, kanun metinlerinde yazmayan bir ayırım vardır: Siyahların yaşadığı şehirler ya da semtler, beyazların yaşadığı şehirler ya da semtler... Bu manzaranın sebeplerini çok düşünüyorum. “Eski kölelik günlerinden kalma kolektif şuuraltı” dedim uzun bir süre. Bir çeşit başkaldırı. İntikam hissi... Ama fark ettim ki bugünkü siyahlar Amerikan tarihinden haberdar değil. Köleliği yaşamış dedeleriyle tanışmış olmaları zaten mümkün değil, onların hikâyeleriyle de ilgilenmiyorlar. Acaba genetik bir özellik, bir yetersizlik mi söz konusu? İstatistiklere baktığımızda siyahlar işsizlik, yoksulluk, eğitimsizlik bahislerinde en ön sıradalar. “İmkân verilmiyor onlara, fırsat eşitliği yok ki...” itirazı yersiz. Çünkü Amerika’da pozitif ayırımcılık uygulamasından yararlanan gruplar, kadınların dışında Hispanik denilen Latin Amerikalılar ve Siyah Amerikalılardır. Asya’nın en fukara yerlerinden cebinde bir iki dolar ile, lisan bilmez yol bilmez halde bu ülkeye düşen insanlar birkaç senede tüyü teleği düzüyor; ülkenin yerlisi siyahlar yerlerinde sayıyor. Hem ekonomik olarak eşit imkânlar sunulmuyor da o yüzden yoksulluk çekiyorlar diyelim; polisle başı derde girme, hapse düşme, ateşli silahlarla vurulma, onsekiz yaş altı çocuk sahibi olma, babanın belli olmadığı ya da ortada olmadığı çocuklar, uyuşturucu kullanma, AIDS’e yakalanma bahislerinde de en ön sırada siyah Amerikalılar var. Bunu nasıl açıklayacağız? Hâlâ düşünüyorum. Ülkemizde toplumun bazı kesimleri için “Türkiye’nin zencileri” deniyor ya bazen... Aman ha, külliyen yanlış bir ifade.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT