BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Organlarımızı dinlendirelim

Organlarımızı dinlendirelim

İnsan ne kadar iyi gıda alırsa alsın; vücudunda biriken toksinlerden kurtulmadıkça sağlıklı bir biçimde beslendiği söylenemez. Bedeni bu zehirlerden kurtarmanın akla en yakın yolu da organları dinlendirmek, yani zaman zaman yemek yememektir



Doğduğumuz andan itibaren, hatta daha ana karnında iken çalışmaya başlayıp son nefesimizi verdiğimiz dakikaya kadar durmadan ve tempomuzu bozmadan çalışan vücudumuzun ve onu oluşturan organlarımızın da biraz olsun dinlenmeye ihtiyacı olduğunu hiç düşündünüz mü? Bedenin veya organların dinlendirilmesi binlerce yıldır bilinegelen bir şeydir. Eski Mısır, Çin, Anadolu ve Roma uygarlıkları bu yöntemi uygulamışlardır. Besin uzmanlarına göre de çağımız insanı zaman zaman organlarını dinlendirmediği için sağlığından çok şey kaybetmektedir. İnsan istediği kadar iyi gıda alsın; eğer vücudunda toksinler birikmişse, bunlardan kurtulmadıkça sağlıklı bir biçimde beslenemez. Bedeni bu zehirlerden kurtarmanın en akla yakın yolu da organları dinlendirmek, yani zaman zaman yemek yememektir. Yalnız yemek yememek başkadır, perhiz etmek başkadır. Aradaki farkı belirtmek yerinde olur. Yemek yememek, yani aç kalmak bedenin besine ihtiyacı varken onu bundan yoksun bırakmaktır. Perhiz ise bilimsel ve bilinçli biçimde bedeni toksinlerden kurtarmaktır. Doğal bir kurala göre, beden yiyecek bir şey bulamayınca, ilk olarak en az ihtiyaç duyduğu maddeleri kemirir; yani toksinini ve zehirini. Beden bu toksinlerden kurtulunca çeşitli hastalıklar, yakınmalar yok olur; romatizma, artrit, şeker hastalığı, gut, migren, şişmanlık, kabızlık, sindirim bozukluğu gibi rahatsızlığı olanların şikayetleri azalır. Bilinçli bir biçimde perhiz eden bir insan günlerce açlık duymayabilir. Çünkü beden kendi rezervlerini kullanmakta, yani gereksiz yağlarını yakıp eritmektedir. Pek çok insan güçten düşeceğini sanarak bir öğün bile aç kalmaktan veya perhiz etmekten sakınır. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Çünkü bütün canlıların bedeninde açlığa, kıtlığa veya perhize karşı böyle zamanlarda kullanabileceği besin rezervleri vardır. Bugün sizlere pratik ve kolay yoldan organları nasıl dinlendirebileceğimiz konusunda ipuçları vermek istiyoruz. Bunlardan kendinize uygun olan, uygulayabileceğiniz birini seçebilirsiniz. Haftada bir: Akşam yemeğinden sonra ertesi akşam yemeğine kadar hiçbir yiyecek veya içecek almamak. Perhize yeni başlanıyorsa, yalnız kaynamış su veya suyla karışık meyve suyu içilebilir. Onbeş günde veya ayda bir: Akşam yemeğinden sonra ertesi gün ve daha ertesi gün öğleye kadar, yani 36 saat yalnız kaynamış su içmek. (Bedeni de dinlendirmek için bunu tercihen hafta sonunda yapmalı.) Haftada bir ve hep aynı günde: 24 saat, yanı 3 öğün yalnız tek meyve yemek; ertesi gün kahvaltıda da aynı meyveyi yemek. Ayda bir: 3 gün sırayla tek meyve yemek ve susadıkça biraz su veya ıhlamur, adaçayı veya papatya gibi şekersiz içmek. Yılda bir (et yiyenler için yılda iki): 15 gün yalnız meyve ve sebze yemek. (Bu süre içinde protein, yağ, unlu madde veya şeker kesinlikle alınmamalıdır.) Beden ilkbahar veya yaz aylarında arınır. Meyvenin ve yeşilliğin bu mevsimdeki bolluğu, güneş ve açık hava bu kürü kolaylaştırır. Ama bedenin hemen arınması gerekiyorsa, zaman kaybetmeden bu kür herhangi bir mevsimde uygulanabilir. Perhiz veya kür sona erdiğinde, en önemli sorun insanın katı besin olarak ilk ne yiyeceğidir. Eğer perhiz kısa süreli, yani bir veya iki günlük ise, birkaç gün az yemekle yetinmeli. Eğer kür bir haftayı veya 15 günü bulmuşsa, ilk günün sabahı gene sıvı besin almalı. İkinci gün birinci öğün fırında kabuğu ile pişmiş patates, ikinci öğün fırında pişmiş elma yemeli. Üçüncü gün kahvaltıda ikinci dilim kızarmış ekmekle biraz tuzsuz beyaz peynir yenebilir. Öğleyin fırında pişmiş patatesle salata, akşam yalnız meyve yemeli. Üçüncü günden sonra besin miktarı çoğaltılır, ama gene de sofradan tok kalkılmaz. Ancak bir şeyi unutmamak gerekir. Bu kürden sonra gene bedende toksin bırakacak cinsten besin yenirse, kısa süre sonra eski yakınmalar ve rahatsızlıklar yeniden baş gösterir. Şunu da bir kez daha tekrarlamakta yarar var: Sofradan tok kalkmamalı ve acıkmadan yememeli. Bunlara DİKKAT! Organları dinlendirme kürü süresince bedenin asitleşmeye eğilimi artar. Bu asiditeye set çekmek için her gün bir miktar limonlu su içmeli. Buna bir çimdik karbonat da katılabilir. Meyve suları kaynatılmış ve soğutulmuş suyla karıştırılarak içilebilir. Yalnız susadıkça içmeli. Çünkü bu perhiz süresince bedendeki oksidasyon çoğalır. Bu çoğalma toksinlerin giderilmekte olmasından ileri gelir. Aşırı su içilirse toksinler giderilemez. Beden kısmen bağırsaklar, kısmen de böbrekler yoluyla temizlenir. Perhiz eden bir insanın idrarı daha koyu ve daha asitlidir. Bazı kişilerin bağırsakları da normal çalışmayabilir. Bu kişilerde kabızlık meydana gelebilir. Eğer kabızlık geçmezse iki günde bir lavman yapılmalıdır. Yoksa bedendeki toksinler kana karışır. Perhiz süresince insanda paslı dil, ağız kokusu, baş ağrısı, bulantı, baş dönmesi, kabızlık, bağırsaklar boşaldığında nâhoş koku gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bütün bunlar bedenin toksinlerinden kurtulmakta olduğunu gösterdiğinden, endişe edilmemelidir. Ayrıca kan basıncı azalır, düşükse normale gelir, safra kesesi pisliğinden kurtulur, nabız atışı hafifler, kalp rahatlar, kan dolaşımı rahatsızlıkları yok olur, düşük ve yorgun organlar yerlerini bulur. Bedenin temizlenmesine fırsat verilmezse, kronik hastalıklardan başka ciltte çıban, sivilce, kızartılar, kaşıntılar da belirebilir. Bu belirtiler kanın temiz olmadığını gösterir. Kür sırasında her ne kadar bellek zayıflarsa da, sonradan zihinde canlılık, bedende hafiflik hissedilir. Sağlıklı bir insan kür süresince çalışabilir. Yeni bir beslenme sistemi uygulanınca beden de, zihin de 10 gün sonra değişmeye başlar. Bu değişim ancak 4 ayda tamamlanır. Kan plazması yaklaşık 10 günde, akyuvarlar 20-80 günde, alyuvarlar 120 günde değişir. Hastalıklar ve çareleri Prostat büyümesi Prostat bezi; erkeklerde idrar torbasının boynu ile idrar yolu (üretra) başlangıcını çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir guddedir. Prostat bezi, 50 yaşını geçen erkeklerde büyümeye başlayıp, rahatsızlık verebilir. Hastalığın belirtileri; gecenin son kısmında idrara kalkmak, gündüzleri sık sık idrar yapmak, idrar yapmakta zorluk, idrarın yavaş yavaş akmasıdır. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir: * 6 bardak suya; 2 adet maydanoz kökü, 2 tutam mürver çiçeği, 2 tutam ısırganotu ve 2 tutam huş ağacı yaprağı konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çay bardağı içilir. * 4 bardak suya; 2 çorba kaşığı arpa ve 1 tutam kiraz sapı konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak suya, iki tane kereviz konur. 20 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Ayrı bir kaba 4 bardak su konur ve içine Tarsus çevresinde yetişen haznebelin taze ve koparılmış yapraklarından 3 tutam atılır. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Her iki sudan, birbirine karıştırmadan, birer çay bardağı içilir. Bu işleme, 1 ay süreyle devam edilir. * 4 bardak suya; 2 tutam servi yaprağı konur. 20 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak suya; 1 çorba kaşığı ardıç tohumu konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Sabah akşam, birer kahve fincanı içilir. * 4 bardak suya; 2 tutam mazı konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çorba kaşığı içilir. * Bir tencere suda; 2 avuç at kestanesi haşlanır. Günde 3 tane yenir. AYRICA; sıkı bir perhiz yapılır. Ekşili ve acılı şeyler yenmez. Bol bol sebze yenir; komposto veya madensuyu içilir. Sabah akşam, birer kilogram yaş üzüm; yemeklerde de birer baş kuru soğan yemek çok faydalıdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91237
    % 1.66
  • 4.8152
    % -0.41
  • 5.627
    % -0.58
  • 6.3333
    % -1.27
  • 190.781
    % -1.35
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT