BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Protestocular uzaylı mı?

Protestocular uzaylı mı?

Hâlâ tüylerim diken diken, Aslantepe’nin en anlamlı gecesinde bu ülkenin Başbakan’ına karşı yapılan protestodan dolayı!



Hâlâ tüylerim diken diken, Aslantepe’nin en anlamlı gecesinde bu ülkenin Başbakan’ına karşı yapılan protestodan dolayı! Asıl sinir katsayımı katlayan ise, “O görkemli açılışı elimize yüzümüze bulaştırdık!” demesi gerekenlerin ki, en başta Sayın Adnan Polat‘ın hâl⠓kabahati başka yerlere yıkmak adına” basın toplantıları düzenleyerek, televizyonlarda, “Bunları yapanlar G.Saraylı değil” gibi özrü kabahatinden büyük arzu endam edişi. Yapmayın Sayın Başkan? O biletlerden bir tanesi sizin bilginiz dışında birine verildi mi, hayır! Yurt dışından bir dernek, 10 bin bilet istedi, verdiniz mi, vermediniz. Neydi, kendinize göre yaptığınız tasnifteki önceliğiniz? Hatırlayın lütfen, kimlere bilet verdiniz, “G.Saray kongre üyeleri ve eşlerine 20 bin bilet. G.Saray sponsorlarına16 bin bilet!” Şimdi, sorarım size, o stattan koro halinde protesto yükseldiğine göre, onlar uzaydan mı geldi? Başbakanı ıslıklamak! Akılları donduracak o nahoş olaydan sonra basın tribündeki yorumları dinliyorum. İsmi bizde saklı bir meslektaşımız, diyor ki, “Başbakan mı, Sultan mı, belli değil! Milletin içkisine, sanatına karışıyor, özgürlüğünü engelliyor, tepki normal!” Heyhat! Bu nasıl bir görüş? Bir stat koro halinde Başbakanı ıslıklayabiliyorsa orada özgürlüğün engellendiğinden nasıl söz edilebilir? Ama gel de anlat o özgürlükçü (!) kafaya! Bırakın Türkiye’yi dünya alkol komasının ortaya çıkardığı toplumsal çöküntüden şikâyetçi değil mi, şikâyetçi. İçenler de, yakınları da, bu illetten kurtulmanın çarelerini arıyor. AB, alkole sınır getirmiş, 18 yaşın altındakilere satılmasın diyor. Türkiye’de o kritere uymayı taahhüt etmiş. Ama Başbakan bu yönde küçük bir imada bulununca, olay oluyor. İnsaf! Ayrıca bir Başbakanın görevlerinden biri de vatandaşlarının daha kaliteli ve müreffeh hayat sürmelerini istemek ve bu yöndeki politikaları belirleyip, uygulamak değil midir? Bir başbakan bu yönde söylemlerde bulunuyor diye, ıslıklanır mı, hiç? Sonra, o protestonun yeri spor alanı mıdır? Maalesef, bu ülkede endaze kaçıyor, bu ayıp, dünyanın takdirini kazanmış bir Başbakan’a karşı dünyanın gözü önünde işleniyor! Çok yazık! Büyüleyici atmosfer! Aslantepe için; stat dışında çevre düzeni ve bağlantı yolları yani metro ulaşımı için devlet 600 milyon lira harcanmış! Üstelik G.Saray’ın kasasından da tek kuruş çıkmamış. Avcılar’dan Aslantepe’ye 47 dakikada gidiyorsunuz. Hayal gibi bir şey. Ama takdir eden kim? Sahi, niçin yapılmış bu devasa yatırım, Türkiye, 2016 Avrupa Şampiyonası’nı alırsa, misafirlerini gururla ağırlayacağı bir stadı olsun diye. Niçin verilmiş o stat G.Saray’a, Türkiye’ye Avrupa’dan ilk büyük kupayı getiren G.Saray’ın uluslararası platformdaki rekabet gücü artsın diye. Fakat bütün bu güzellikler, bizatihi Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın emri, inisiyatifi, kararlı duruşu ve takipçiliği ile gerçekleşmiş. Ama stadın her hücresinde imzası olan Başbakan o statta protesto ediliyor. Böyle rezalete dünyanın hangi demokratik ülkesinde rastlanır? Takdir hislerimize ne oldu? Düşünüyorum, İstanbul’daki çöp dağlarını! Düşünüyorum, insan hayatını felç eden hava kirliliğini! Düşünüyorum, musluklardan akmayan su için ödediğimiz ağır faturaları! Düşünüyorum, vize engeli yüzünden Edirne’den öteyi hayal bile edemediğimiz dönemleri. Düşünüyorum, bol sıfırlı enflasyon baskısı altında ceplerimizde sürekli eriyen paramızla fakirleştiğimiz günleri. Düşünüyorum, Kadıköy kadar ülkelerin koyduğu vize engeli yüzünden kırılan onurumuzu. Düşünüyorum, maaş kuyruğunda ölen emeklilerimizi. Düşünüyorum, hastane kapısında sabahlayan dertlilerin sıra kendine geldiğinde “randevu alamadan” kös kös dönüşünü. Düşünüyorum, soyunma odalarından su akmayan, oturacak koltuğu olmayan, patates tarlası gibi statlarımızı. Düşünüyorum, milli takım kamplarında bir bardak çayın bile ekstra sayıldığı günleri. Daha çok şey düşünüyorum ve bugüne dönüp baktığımda, Marmaray, Bolu Tüneli, hızlı tren, adalet sarayları, bölünmüş yollar, spordaki özerlik ve 5 yıldızlı otel konforunda 628 spor salonu, daha neler neler, “Türkiye nereden nereye geldi?” derken kendi kendime soruyorum, “Takdir hislerimize ne oldu?” GÜNÜN SORUSU Başbakanı kim ıslıkladı? G.Saray Başkanı Adnan Polat‘ın dediği gibi 300 provokatör mü, ateşledi o utanç veren tabloyu, yoksa kim?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT