BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lübnan’da kriz

Lübnan’da kriz

Tunus, Türkiye’den epey mesafe. Lübnan ise yanı başımızda. Tabiat güzelliği ile ünlü bu küçük ülke, Osmanlı Türkiyesi bölüşülürken, devlet yapıldı.



Tunus, Türkiye’den epey mesafe. Lübnan ise yanı başımızda. Tabiat güzelliği ile ünlü bu küçük ülke, Osmanlı Türkiyesi bölüşülürken, devlet yapıldı. O tarihte çoğunluk Katolik Mârûnî Araplarda idi. Onlar vasıtasıyle Fransa, Lübnan’ı Doğu Akdeniz’de uzantısı sayıyordu (Fr. Levant=Lövan=Doğu Akdeniz ülkeleri, Levanten bu kelimeden geliyor). Bugün Mârûnî nüfus, Müslüman nüfusun gerisinde kaldı. Ancak 1941’de kurulan Lübnan devleti anayasası cumhurbaşkanlığı ile genelkurmay başkanlığını Mârûnîlere veriyor. Müslümanlar ise Sünnî, Şîî, Dürzî olarak çok parçalıdır. Lübnan iç savaşı, Beyrut’u harabeye çevirdi. Şîîlere, İran’a bağlı Hizbullah hâkim oldu. Şimdi Hizbullah, hükûmetteki 11 bakanını çekerek Saad Harîrî kabinesini iktidardan düşürdü. Koalisyon bozuldu. Sünnî olan Başbakan Harîrî‘nin bertaraf edilmek istendiği anlaşılıyor. Hem İran, hem Suriye, Harîrî’ye karşı. Büyük bir iş adamı olan -Saad Harîrî’nin babası- Refik Harîrî 2005’te iktidarda iken sûikasde kurban gitmişti. Sûikasdin Suriye tertipli olduğu iddiası, Hizbullah, Şam ve Tahran’ı çok rahatsız ediyor. Binaenaleyh Saad Harîrî’nin bugün yeni bir hükûmet kurmasını Suriye engellemek istiyor. Ancak Suriye Cumhurbaşkanı’nın yakın dostu başbakanımız Erdoğan, bir vakit önce hükûmet kurulması için bastırıyor. Zira iç savaş çıkarsa, komşu ülkelere sıçramak ihtimali büyüktür. İran da Sayın Erdoğan’ı darıltmak istemeyecektir. Bu derecede karmakarışık bir ortamda Suûdî Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal, “ben yokum” deyip arabuluculuktan çekildi. Arabulucu olarak Türkiye ile Katar kaldı. İran’ın hasmı olan Suûdîlerin Hizbullah üzerinde etkisi ve hakemliği zaten beklenmez. İsrail’in yeniden Lübnan’a taarruzu, Orta Doğu’yu çok karıştırır. Amerika, vaktiyle Lübnan’da epey asker kaybetmek pahasına küçük ülkede iç savaşa son verebilmişti. Şimdi Fransa da hakemliğe heveslidir. Türkiye bu hakemliği münasip gördü. Küçücük ülke (10.452 km2, 4 milyon nüfus), İran-İsrail çekişmesi alanı hâline getirilmemelidir. Suriye ise hâlâ Lübnan’ı nüfuz sahası görüyor. Lübnan üzerinde kavga ve yeniden iç savaş, uzun vâdede hiçbir tarafa kâr sağlamayacaktır. Kesinlikle böyledir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT