BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çırağan’da konferans

Çırağan’da konferans

Çırağan Sarayı’ndan Boğaz’ın Marmara’ya açılan sularına bakmak, dünyanın en zevkli manzaralarından birini yaşamaktır. İran nükleeri konusunda Cenevre’den sonraki toplantı, böyle bir atmosferde gerçekleşti. Sonuç: Bu sütunda aylardır yazdığımız gibi sıfıra sıfır elde var sıfırdan ibarettir.



Çırağan Sarayı’ndan Boğaz’ın Marmara’ya açılan sularına bakmak, dünyanın en zevkli manzaralarından birini yaşamaktır. İran nükleeri konusunda Cenevre’den sonraki toplantı, böyle bir atmosferde gerçekleşti. Sonuç: Bu sütunda aylardır yazdığımız gibi sıfıra sıfır elde var sıfırdan ibarettir. Sıfırın kazançlı tarafı olabilirse, İran’a vakit kazandırmıştır. Amerika da bütün dünyaya İran’ın yola gelmeyeceğini bir defa daha göstermiştir. İran’dan nükleer çalışmalarını milletlerarası denetiminde yapmasını isteyen dünyanın en güçlü devletleri (ABD, AB devletleri, Çin, Rusya), bir defa daha avuçlarını yalamakla yetindiler. 400’ün üzerinde yabancı gazeteci, müzakerelerden bir şey çıkar ümidiyle Sultân Abdülazîz’in sarayında boşuna bekledi. İlginin sebebi, İran nükleerde ısrar ederse, ABD ve hattâ İsrail havadan ve denizden İran’ı bombalayıp yeni bir savaş çıkar korkusu idi. İran’ın elinde 2 atom bombası yapacak zenginleştirilmiş uranyum var. İran bu bombaları gerçekleştirirse İsrail’e veya Şihâb-7 füzesi ile New York’a fırlatacak değil, Ama Amerika ile İsrail’i caydıracak, durduracak. Aynı zamanda, bombalarının tafrası ve fiyakası ile Orta Doğu’da (menem diger nîst) diyecek, Arap ve Türk devletlerini sindirecek. Tabiatiyle Mısır’la Suûdîler derhal bu bombadan edinecekler. Türkiye’de 60 ilâ 90 bomba zaten var. İran, şiir’de olduğu derecede değilse bile diplomaside de güçlüdür. Dünyanın 2. büyük petrol rezervinin üzerinde oturuyor ki bilinen rezervlerin değeri 18 trilyon dolardır. Buna geniş doğalgaz alanlarını ekleyiniz. Nüfusunun yarısı Fars’tır. Diğer yarısı Türkçe başta başka diller konuşur. İran, Amerika ve müttefiklerinin bu durumdan faydalanmalarını engellemek istiyor. Bunun için İsrail’i tasfiye etmesi ve Amerika’yı Asya’dan uzaklaştırması gerekiyor. Amerika ise Sovyetler ve Yugoslavya gibi İran İmparatorluğu’nu dağıtmak, ayrıştırmak peşindedir. Meğer ki Tahran, 180 derece radikal bir dönüşle Amerika’nın stratejik müttefiki sıfatıyla Pax Americana’ya dahil olmak yolunu seçsin. (Böyle şey olmaz) mı buyuruyorsunuz? Tarihçiler, tarihin olmazların olduğu ile dolup taştığını bilirler. Zaten Ahmedinecat, yeni bir konferans talebini istemekte acele etti. 2 ay daha kazanıp 2 adet bombacığını göstermek için, İran nükleer tesislerini incelemekte çok direnen Batılılara “buyurun görün!” davetiyesi çıkaracak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT