BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gizli gelen şeker

Gizli gelen şeker

Eğer yaşınız 45’i geçtiyse ve de kiloluysanız mutlaka gizli şekerinizin olup olmadığını araştırın! Çünkü zamanında yapılacak müdahale ile hem diyabetin önüne geçmiş, hem de başta kalp damar olmak üzere birçok metabolik hastalıktan korunmuş olacaksınız



İNSÜLİN DİRENCİ - 2- Kıymetli okuyucularımız, geçen hafta başlattığımız “insülin direnci” adlı yazı dizimize “gizli şeker” ile devam ediyoruz. Tıbbi olarak “prediyabet” olarak adlandırdığımız gizli şeker; kan şekerinin normalden yüksek ancak şeker (diyabet) hastalığındaki kadar yüksek olmadığı diyabet öncesi durumdur. İsterseniz yazımıza bir çoğumuzda bulunduğu halde farkına varmadan hayatımızı sürdürdüğümüz gizli şekere zemin hazırlayan risk faktörlerinden başlayalım: > Ailede ve özellikle birinci derece akrabalarda diyabet (şeker hastalığı) bulunması > Fazla kilolu olma: İdeal vücut ağırlığının % 20 ve daha fazla üzerinde olmak. > Yüksek tansiyon > İleri yaş (65 yaş üstü) > Alkol kullanımı: Alkol alanlarda pank-reas hasarından dolayı risk artar. > Sigara: Günde 16-25 sigara içenlerde risk 3 kat artar. > Gebelikte diyabet gelişmesi ya da 4.5 kilodan ağır bebek doğurma. SAKIN HAFİFE ALMAYIN! Kilolu ve 45 yaşın üstü kişilerin gizli şekeri olup olmadığını öğrenmek için mutlaka açlık kan şekerinin yanında kahvaltıdan 2 saat sonra tokluk kan şekerine de bakılmalıdır. Kilolu ve 45 yaşın altında olanlar diyabet ve prediyabet yönünden yukarıda saydığım risk faktörlerinin olup olmadığı yönünden kontrol edilmeli, risk faktörlerinden biri ya da daha fazlası varsa her 3 yılda bir insülin direnci testi yapılıp durum kontrol edilmelidir. Eğer gizli şeker çıkarsa Tip-2 diyabetin tespiti için her 1-2 yılda bir yine bu testler tekrarlanmalıdır. Gizli şekerin tespit edilmesi, Tip-2 diyabete geçişi önleyecek tedbirleri zamanında alma imkanı verir. Hayat tarzında olumlu değişiklikler yapılarak prediyabetli olma önlenebilir, geciktirebilir ya da Tip-2 diyabetin önüne geçilebilir. Prediyabetli kişilerde kalp ve damar hastalığı riski, kan şekeri normal olan kişilere kıyasla 1.5 kat, diyabetli bireylerde ise 2-4 kat daha fazladır. KİLO VEREN KURTULUR İlmi araştırmalar, kilo veren ve fiziki aktivitelerini artıran prediyabetli kişilerde, Tip-2 diyabet oluşumu % 58 oranında önlenebilir veya geciktirebilir olduğunu göstermiştir. Eğer kişide gizli şeker veya diyabet hastalığı varsa, insülin direnci ya da metabolik sendromu genellikle erken yaşta ortaya çıkan kalp hastalığı riski artışıyla kendini gösterir. Bu durumda Tip-2 diyabet ve damar sertleşmesi riski de vardır. GÜNDE 30 DAKİKA YÜRÜYEREK KORUNUN Sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı ile haftanın 5 günü, günde 30 dakika düzenli yürüyüş şeklinde yapılan egzersiz programı, vücut ağırlığının azaltılmasını sağlayarak prediyabetten diyabete geçişi önler MASUM?AMA?TEHLİKELİ... Çikolata ve şekerleme gibi basit tatlılar, hamurlu gıdalar ve katkı madde içeren hazır yiyecekler diyabet hastalığına yol açarak sağlığımızı tehdit etmektedir. GİZLİ ŞEKER VARLIĞI NASIL TESPİT EDİLİR? 10 saatlik bir açlıktan sonra, önce açlık kan şekeri ölçümü için kan alınır, sonra 75 gram glikoz 300 ml suda eritilmiş olarak 5 dakikada içirilir. Daha sonra her yarım saatte bir, 2 saat süreyle kan alınıp şekere bakılır. 2. saatte kan şekerinin 200 ve üzerinde olması seker hastalığı varlığını gösterir. Eğer bu değerler 140-199 mg/dl arasında ise gizli şeker vardır. Yükleme sırasında 30. dakika, 1. saat veya 1.5’inci saatte kan şekeri 200 mg/dl ve üzeri ise yine gizli şeker var demektir. Dikkat! Kalpten vuruyor Diyabet, gizli döneminden itibaren kalp sağlığımızı olumsuz yönde etkiler Vücut, insülini etkin biçimde kullanamadığında gelişen insülin direncinde, pankreas bu durumu idare edebilmek ve kan şekerini normal seviyede tutabilmek için daha fazla salgılar. Neticede pankreasta insülin salgılayan beta hücreleri iflas eder ve sayıları gittikçe azalır. Kan şekeri artarak normal diyabet ile neticelenir. Bundan dolayı, insülin direnci, Tip-2 diyabetin temel metabolik bozukluğu olup her 3 hastadan birinde prediyabet, Tip-2 diyabete dönüşür. KOLESTEROLÜ DE AZDIRIR Açlık kan şekerinin normalden yüksek olması (hiperglisemi) ve insülin düzeyinin yüksekliği (hiperinsülinemi) kişide insülin direncini akla getirir. İnsülin direncinde, LDL (kötü) kolesterol ve trigliseridler gibi damar sertliğine (ateroskleroz) yol açan kan yağları yükselerek kalp hastalığı ve felç riskini artırır. Damar sertliğine karşı koruyucu olduğu bilinen HDL (iyi) kolesterol ise azalır. YAŞLA BİRLİKTE RİSK DE ARTIYOR Belli bir yaştan sonra kan şekerine yönelik testler periyodik olarak yaptırılmalı. En tehlikelisi insüline bağımlı olmayan diyabet Tip-2 diyabet (insüline bağımlı olmayan diyabet): Diyabetin en sık görülen tipi olup genellikle yetişkinlerde, orta yaşta ortaya çıkar. Sıklıkla fazla kilolarla ilişkili olup, diyet ve egzersiz ile geciktirilebilir veya kontrol altına alınabilir. Tip-2 diyabet ilerleyici bir hastalık olup vücutta yeterli insülin üretilememesi ve üretilenin de etkin kullanılamamasına bağlıdır. Tip-2 diyabet hastalarının yaklaşık % 85’inde insülin direnci vardır. İnsülin direnci, kas ve yağ dokusuna glikoz alımını bozar ve karaciğerin glikoz üretimini arttırır. TİP-2 DİYABETLİ’NİN ÖZELLİKLERİ > Orta yaş (45 yaş üzeri) > Kilo fazlalığı (obezite) > Ailede diyabet varlığı > İnsülin direnci (her 10 hastadan 9’unda) > Hareketsiz bir hayat tarzı > HDL (iyi) kolesterolün düşük, trigliseridlerin yüksek olması > Genelde yüksek tansiyonun varlığı. Kan şeker seviyelerinin kontrol altında tutulmaması halinde, Tip-2 diyabetik hastalarda hayatı tehdit eden kalp ve damar hastalıkları sonucu oluşan kalp krizi ve felç gibi durumlar gelişebilir. Bu süreç insülin direnci safhasında fark edilerek tedavi edilirse diyabet gelişme riski azalır. AÇLIK AÇLIKLA TEDAVİ EDİLEMEZ Eğer insülin direnci sebebi ile kilo alınmışsa düşük kalorili diyetler ile kilo kaybetme yanlışlığına asla düşülmemeli. Çünkü insülin direncinden dolayı hücreler zaten aç durumda olup açlık, asla açlıkla tedavi edilemez! OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Nefsime boyun eğip sürekli tatlı yiyorum > Emine Koçak / ALMANYA Yaşım 32, boyum 1.64, kilom 68. 22 yaşında iken saç dökülmesi, yağlanması, ciltte yağlanma (siyah noktalar) ve aşırı tatlı yeme isteği başladı. Depresyondaydım. Herkes kilom aynı olmasına rağmen yağlandığımı söylüyordu. Halen aynı şikayetlerim mevcut. Bir sağlık sorunu olabilir mi? Yoksa sadece nefsime mi yenik düşüyorum? CEVAP: Emine Hanım, en az 8 kg vermelisin. En tehlikeli şişmanlık, göbek yağlanmasıdır. Göbek ne kadar yağlı ise karaciğer de o kadar yağlı olup, kalp ve beyin damarlarında kireçlenme gelişir.. Ne kadar tatlı yerseniz, pankreasınızdan o kadar fazla insülin salgılanır. Fakat kilo fazlalığından dolayı gelişmiş olan insülin direnci sebebiyle karaciğer, kas ve yağ dokusuna kandaki bu fazla şeker alınamaz, aşırı salgılanan insülin kan şekerinde geçici düşmelere yol açarak tatlı yeme isteğini daha da arttırır. Bu durum tam bir fasit daire olup, tatlıdan kaçınıp kilo verme ile tüm bu istenmeyen ve hayatı tehdit eden durumlardan kurtulabilirsiniz. Hurmadan günde 1 taneden fazla yeme, kuru üzümü ise şekerini yükselteceği ve kilo aldıracağı için hiç yememelisin! Nefsine hakim olmayıp yemeye devam edersen gelişen şişmanlık, hayatını zehir edecek aman dikkat! Ayaklarıma buz koyup ancak uyuyabiliyorum > Gürcan Oluşum 45 yaşında Tip-2 diyabet hastasıyım, hap kullanıyorum. Annem ve kardeşim de şeker hastası. En büyük sıkıntım, şekerimin düşük olması ve ayaklarımın yanmasının geçmemesi. Ancak buz koyup uyuyabiliyorum. Biraz diyetimi bozsam yanma başlıyor. Tokluk şekerim 110’u geçmiyor. Buna bir çözüm bulamadık, neler tavsiye edersiniz? CEVAP: Değerli okuyucum, sizde bu haftaki konumuz olan insülin direnci sendromu ve buna bağlı gelişen damar sertliği mevcut. Ayak tabanlarınızın yanması tamamen buna bağlı, öncelikle yapmanız gereken mutlaka ideal kilonuza inmenizdir. Bu da ancak ve ancak tatlı ve hamur işlerinden hayat boyu uzak durmak, sebze, salata, yeşillik, kuru bakliyat, balık ağırlıklı, öğün başı 2 dilimi geçmeyecek şekilde tam buğday ekmeği ile beslenerek, günde en az 45 dk. tempolu yürüyüşle başarılabilinir. Ayrıca hekiminizin kontrolü altında hayat boyu günde en az 2 defa metformin ve akşamları tok 150 mg aspirin ile B1, B6, B12 vitamini preparatlarını da günaşırı 1 tane kullanmalısınız. Tüm bunları yapıp tedavini de hakkıyla uyguladıktan sonra, hiçbir şikayetin kalmaz. Haftaya: Neden kilo veremiyoruz? HER DERDİNİZİ BANA YAZIN Bana sağlıkla ilgili her konuda soru iletebilirsiniz. Uzmanlık alanımın dışındaki konuları ise ilgili hekim arkadaşlarımızı da misafir ederek sizlere elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım... e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT