BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Rocky değil
Polat seviliyor

Rocky değil
Polat seviliyor

Kurtlar Vadisi, Acı Hayat, Yabancı Damat gibi yapımlar Kürtlerin vazgeçilmez dizileri. Amerikalı aktörler değil, Türk sanatçılar model oluyor.



DİZİ YAZI KÜRT DUBAİSİ?-3- OSMAN SAĞIRLI - ADEM DEMİR Yazı dizimizi, Türkiye’nin bölge üzerindeki siyasi, sosyal ve kültürel etkisine değinerek bitiriyoruz. Ancak detaylarına geçmeden önce özellikle Türk girişimcilerin gıda konusundaki faaliyetlerine değinmekte fayda var. Yiyecek konusunda çiğ köfteden tutun da cağ kebabına kadar birçok yöresel tatlara ilişkin lokantalar açılmış bulunuyor. Erzurum’a özgü cağ kebabı ile Güneydoğu’ya ait çiğ köfte bile Erbil’in lüks AVM’lerinde yerini almış. Hataylı usta, Zekeriya Baytar “Iraklılar, cağ kebabına, yatay döner diyorlar. Türk sofrasının güzel tatlarını onlara sevdireceğiz” diyor. PKK’YA KURBAN EDİLMEZ Tabii bölgede her şey tozpembe değil. Siyasi olarak sıkıntılar var. Kürtlerde etkili üç parti bulunuyor. Bunlardan ilki Kürdistan Demokrat Partisi. Bu siyasi hareket 1970’lerden beri aktif. Lideri Mesut Barzani bölgesel hükümetin başkanlığını yapıyor. Celal Talabani’nin siyasi hareketi Kürdistan Yurtseverler Birliği(KYB) ise geçtiğimiz yıllarda ikiye bölündü. Fakat Talabani hâlâ güçlü bir siyasi figür. İki dönemdir Irak Cumhurbaşkanlığı koltuğunda. Barzani’nin ya da Talabani’nin partisine üye olanların devlet memurluğuna atanabildiği, devlet kaynaklarının yandaşlara aktarıldığı iddiaları gündemde. Bu tür söylentilerden rahatsız olduğu için KYB’den koparak Goran (Değişim) hareketini kuran Mustafa Noşirvan, daha çok çürümeye dikkat çeken birisi olarak dikkatleri çekiyor. KDP ve Goran’ın Türkiye’deki AK Parti’yi model olarak kabul ettikleri söylenebilir. Türkiye ile Kuzey Irak arasında PKK’nın Kandil’deki varlığından ötürü zaman zaman gerginlik yaşandığı oluyor. Kürt yöneticiler, ilişkilerin PKK’nın varlığına kurban edilmemesini istiyorlar. Bu konudaki sorulardan da hoşlanmıyorlar. Belediye ve Turizm Bakanı, “PKK’nın militan sayısı kadar şirketleriniz var. Bu örgütü o kadar önemsemeyin” diyor. ARAPLARDAN KOPUŞ VAR MI? 25 Temmuz 2009 tarihindeki seçimlerinde büyük başarı elde eden Goran Hareketi’nin Mart 2010’daki genel seçimlerde Bağdat’a milletvekili olarak gönderdiği önemli isimlerinden Muhammet Kiyani, “yolsuzluk ve suistimallerin genç devleti çabuk yaşlandırdığını” savunuyor. Kiyani, “Siz görüntüye bakmayın. Maskenin altında büyük bir bozulma hakim. Çünkü yolsuzluk ve usulsüzlük almış başını gidiyor. İhalelerin çoğu iktidardaki Mesut Barzani ve Celal Talabani’nin yakınlarına gidiyor” diyor. Kiyani’ye göre bölgede para çok, ancak adaletli paylaşım yok. Uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisansı bulunan Türkmen siyasetçi Aydın Maruflu ise Kürtlerin Kerkük için bastırdıklarını ve Batılı ülkelerin Kürtleri, Araplara karşı hep muhalif olarak gördüklerini hatırlatıyor. Maruflu bölgesel hükümetin siyasetini şu sözlerle eleştiriyor: “Kürt idareciler Avrupa’ya ziyaretler yapıyor, ama Arap ülkelerine hiç gitmiyor. Suriye Kürt bölgesiyle hiç ilgilenmiyor, hatta heyetlerini bile kabul etmiyor. Arap ülkelerinden bir kopuş var.” Bu durumda Türkiye ile ilişkiler konusu da ağza dahi alınmıyor. Çünkü kopuşun değil birleşmenin birçok somut örneği var. 2010 Ekim ayında Türkiye ve Irak arasında ticaretin geliştirilmesi ve ekonomilerin birbirine eklemlenmesinin sağlanması amacıyla Bağdat’ta imzalanan 48 anlaşmanın gereği yapılmaya çalışılıyor. KÜLTÜR İHRACI İki ülke arasındaki ilişkiler sadece ticaretle sınırlı değil. Kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için de çaba gösterildiği söylenebilir. Türk sanatçılar, sıklıkla Erbil’e gidip geliyorlar. Büyük alışveriş merkezlerinin açılışı Türk sanatçıların katılımıyla gerçekleştirildi. Kurtlar Vadisi’nde Memati rolüyle tanınan Gürkan Uygun açılışlara kalınlar arasında. Rojin, Rojda, Nilüfer Akbal gibi isimler de bölgeye uğrayanlardan bir kaçı. Erbil’e sık gidenlerden biri de sinema ve dizi filmleriyle adını duyuran Gani Rızgar Şavata. Erbil’de evi bulunan Savata, bölgesel Kürt Hükümeti’nin sinema elçisi olduğunu vurguluyor. Erbil’in yeni AVM’lerinden biri olan Fmaily Mall’de karşılaştığımız Şavata, bir kültür sanat ve spor merkezi ile Erbil, Dohuk ve Süleymaniye’de 12 sinema salonu açmayı planladığını vurguluyor. “Barışın ve kardeşliğin kapılarını açan etkinliklerdendir sanat ve kültür. Kürtleri ve Türkleri daha fazla kaynaştıracak dünü bugüne, bugünü de yarına bağlayacak en önemli etkenlerden biridir sanat. İbrahim Tatlıses, Şivan Perwer, Erbilli ses sanatçısı Zekeriya ve benim de içinde olduğu bir film yapmak istiyoruz. Karşılıklı ilişkiler ümit verecek bir aşamada. Halkların birbiriyle problemleri yok. Artık Türkiye‘nin kapıları Irak’a, Irak’ın kapıları da Türkiye’ye açılmıştır. Kaynaşmayı kalıcı hâle getirmek gerek. Türk sineması mutlaka buraya gelmeli” diyor Şavata. KOSOVALI VE POLAT GİBİ GİYİNİYORLAR Bölgede Türk dizileri yoğun ilgi görüyor. Berivan, Acı Hayat, Yabancı Damat ve Kurtlar Vadisi sıkı takip edilen dizilerden. Kurtlar Vadisi Pusu oynadığı gün insanlar ekranlara kitleniyor. Gazeteci Hemin Aziz, “İnsanlar, Rocky’yi değil Polat’ı seviyor” diyor. Acı Hayat dizisinde Kosovalı karakteriyle özellikle gençlerin Kenan İmirzalıoğlu’na bayıldığını, onun gibi giyinmeye çalıştığını anlatıyor. “Kürtler, reklâm filmlerinde yabancı artistleri değil İbrahim Tatlıses’i oynatıyorlar. Türkiyeli sanatçıları iyi tanıyorlar. Ayrıca kazandıkları parayı Türkiye’de harcıyorlar” diyor Aziz. Kürtlerin en çok alışveriş yaptığı kentlerin başında ise Gaziantep geliyor. Zira buradan genellikle tekstil ürünleri alarak iç pazarda satıyorlar. Antalya ve İstanbul ise Kuzey Iraklı Kürtlerin tatil mekânlarının başında geliyor. Pek çok kişiye göre Kuzey Irak’taki zengin petrol rezervleri Erbil’i Orta Doğu’nun yeni Dubaisi yapabilir. Bunun pek çok emaresi de var. Ama Türk girişimcilerin pek çoğu “Irak’ın Kuzeyi tamam sıra güneyde” diyor. Mardinli iş adamı Ahmet Acar, “Artık Bağdat ve Basra’dayız. Türkiye Orta Doğu’nun yeni Amerika’sı neden olmasın” diyor. BÜROKRATİK ENGELLER KALDIRILSIN İş adamlarının karşılaştığı problemler de göz ardı edilemez. İkamet konusundaki prosedür ağır işliyor. Halil İbrahim ve Habur’dan geçişler uzun zaman alabiliyor. Özel araçlarıyla geçmek isteyen iş adamlarının gümrükte 48 saat bekledikleri bile oluyor. Bankalar henüz faaliyete geçmediği için para transferi noktasında da sıkıntılar var. Uluslararası bankacılık işlemlerinde fazla komisyon alındığından insanlar paralarını çantalarla taşımak mecburiyetinde kalıyorlar. Bu da beraberinde riskler getiriyor. Bu yolu tercih edenlerin paralarına ‘yurt dışına nakit kaçırılıyor” gerekçesiyle el konulduğu oluyor. İşçi bulup çalıştırmak da Türk girişimcilerin karşılaştığı başka bir problem. Türkler genellikle çalıştıracakları kişileri Türkiye’den götürüyorlar. Ancak ülkede sosyal güvenlik kurumları olmadığı için sigortaları problem oluyor. Bazı ürünlerin ülkeye girişinde bürokratik engeller çıkartılıyor. Yaş sebze meyve işi yapanlar birçok problemle karşılaştıklarını söylüyorlar. Irak‘ın üç ilinde dükkânları bulunan yaş sebze ve meyve komisyoncusu Maşuk Özger, “Hallerin ortamlarının sağlık şartları çok kötü. Gümrük kontrolleri sırasında en ufak bir bahaneyle mallarımızı geri gönderiyor ya da imha ediyorlar. Dünyanın tüm ülkelerinde yaş sebze ve meyvelere transit geçiş hakkı tanınırken burada tanınmıyor. Bürokratik engeller kaldırılmalı” diyor. TÜRKMEN ROLÜ BÜYÜK Aslında Türkiye’nin bölgede bu kadar etkin olmasının yadsınamayacak nedeni de Türkmenlerin varlığı. Türkmenler genellikle esnaf ve maddi durumları oldukça iyi. Türkiyeli işadamları hem hatırı sayılır bir Türkmen nüfusun bulunduğu, hem de ortak bir kültürü paylaştıkları bölge insanıyla gayet rahat iletişim kurabiliyor. Bunun neticesinde pek çok Türk firmasına Türkmenler kapı araladı denilebilir. Firmaların bayiliğini yapan Türkmenler, Kürtlerin Türkiye’ye olumsuz bakışının silinmesine de katkı sağlıyor denilebilir. Sarar’ın ürünlerini Erbil’de satan Ammar Faysal isimli Türkmen esnaf, “Kaliteli Türk malları Iraklı zengin insanlar tarafından tercih ediliyor. Bu alışverişten birinci derecede kazançlı çıkan ülke Türkiye. Kıymetini bilmeli” diye konuştu. Baklavacı Güllüoğlu’nun Irak distribütörü Zafer Azmanoğlu da “Burada iş yaparken kendinizi rahat hissediyorsunuz. Sokaktaki insanların önemli kısmı Türkçe biliyor. Taksiye bindiğinizde nereye gideceğinizi Türkçe söyleyebiliyorsunuz” sözleriyle anlatıyor bu rahatlığı. YEŞİLÇAM GELMELİ Gani Rüzgar Şavata, üç ilde 12 sinema salonu açmak istediğini söylerken, “Türk sineması mutlaka buraya gelmeli” diyor. ORADA DA TRAFİK VAR Ülkenin büyük kentlerinde trafik problemi ortaya çıkmaya başladı. Irak yönetimi trafik meselesi için toplu taşıma projelerini hayata geçirmek istiyor. NOTLAR > Atlas Jet İstanbul-Erbil ve İstanbul-Süleymaniye’ye uçak seferleri düzenleyerek Irak’ın kuzeyine ulaşımı kolaylaştırdı. > Türk Hava Yolları (THY) ofis açtı. Bilet satışlarını başladı ancak henüz uçak seferleri başlamadı. > Türkiye, Irak’taki üçüncü konsolosluğu açtı. Ancak konsolosluk yetkililerinin Türklerin işini kolaylaştırdığını söylemek güç. Pek çok kişi konsolosluğun ilgisizliğinden şikâyetçi. > Türkiye İş Bankası, Ziraat ve Vakıfbank da Erbil’de şube açtılar. Banka şubeleri, girişimcilere büyük kolaylık sağlayacak. > Türkiye ile Irak arasında vize kalkmadı ama Kürt yönetimi ülkeye giriş için vize istemiyor. Türkiye’nin de vizeyi kaldırmasını talep ediyor. > Fezalar Eğitim, Süleymaniye, Erbil ve Kerkük’te Türkçe eğitim veren 5’i lise, 7 okul işletiyor. Bu okullarda yaklaşık 6 bin öğrenci okuyor. > Işık Üniversitesi’nde ise elit Kürtlerin çocukları eğitim alıyor. Bu okullarda Kürtçe, Türkçe ve İngilizce eğitim veriliyor. > Irak’ın büyük kentlerinde de trafik problemi baş gösterdi. Sadece Erbil’de 40 bin adet ticari taksi var. > Yönetim trafik meselesi için toplu taşıma projelerini hayata geçirmek istiyor. -BİTTİ-
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 87143
    % -3.46
  • 5.7875
    % -2.96
  • 6.5899
    % -2.46
  • 7.3507
    % -2.54
  • 219.169
    % -2.33
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT