BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Batı'nın müzeleri Anadolu’yu hortumlamış

Batı'nın müzeleri Anadolu’yu hortumlamış

Batı’nın en saygın kültür kurumlarının “nadide eserler” bölümünde sergilediği antika eserlerin Türkiye’den kaçırıldığı tam 70 bin fotoğrafla belgelendi.



GÖSTERE GÖSTERE SERGİLİYORLAR Batıdaki müzelerde sergilenen Anadolu eserleri arasında eski medeniyetlere ait çömlekler ve Zeus heykeli de bulunuyor. > Mehmet Koca Dünyanın en saygın müzelerinin, Anadolu topraklarının soyulmasını, tarihî eser kaçakçılığını yıllarca finanse ettiğini biliyor muydunuz? Bugün Türkiye’ye “etik” dersi vermeye çalışan AB değerlerini dayatan, Avrupalı müzelerin 1880’li yılların başından 1960 yılına kadar 80 yıl boyunca Anadolu topraklarının talan edilmesine milyonlarca dolarlık destek verdiği ortaya çıktı. Avrupa’nın en saygın kültür kurumlarının “nadide eserler” bölümünde sergilediği ve müzelerine prestij kazandıran antikaların Türkiye’den kaçırıldığı tam 70 bin fotoğrafla belgelendi. Türkiye’den kaçırılan eserler 118 ülkenin müzelerinde sergileniyor. ALMANLAR BAŞI ÇEKİYOR İTܒ mezunu emekli inşaat mühendisi Yaşar Yılmaz, Anadolu’dan kaçırılan ve dünyanın değişik ülkelerindeki müzelerde sergilenen eserlerin izini sürdü. İki yılda 70 bin tarihî eseri bulup, tek tek fotoğraflarını çeken Yılmaz elde ettiği bilgileri kitap haline getirmeye hazırlanıyor. ABD, İngiltere, Avusturya, Almanya, Danimarka, Fransa ve Yunanistan’a gitti. Gittiği ülkelerde günlerce konaklayıp, yüzlerce müze gezdi. Bazı müzelerde çekim yaparken fotoğraf makinesine el koydular ama o yılmadı. Ve sonunda ortaya koca bir tarihin nasıl kaçırıldığının delillerini çıkardı. Bergama ve Efes, 1863’te “bilimsel araştırma” denilerek Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Avusturyalılar tarafından kazılmaya başlandı. 1886’dan itibaren ise Almanlar Bergama’yı parça parça götürdü. Asıl onur kırıcı olan da 1863’ten bu yana buraları yağmalayıp götürenlere hiç kimse itiraz etmediği halde, Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün hâlâ Bergama’da kazı yapmaya devam etmesi... Yine Truva’ya ait 33 bin eser de Almanya ve Rusya’daki müzelerde sergileniyor. YAĞMA İÇİN DEMİR YOLU Türkiye, Almanların yağmaladıklarıyla “Bergama” diye bir müze kurulmasına ses çıkarmayınca, Avusturyalılar da 1986’da Neuburg Sarayı’nı, Efes Müzesi’ne dönüştürmüş. Yılmaz, müzeye gittiğinde 100 metre kolon yüksekliğindeki frizlerle karşılaşmış: “Efes’i yağmalamak için antik kente kadar demir yolu döşemişler. Ancak şimdi o raylar yok. Müzede bunun da hikâyesini anlatıyorlar. Anadolu’yu yağmalayan Yunanistan, Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya ve Danimarka’dır. Ne zaman savaş var, arkeolojik yağma başlamış. 1914-1923 arasında ülke can derdindeyken, arkeolog da olan Arabistanlı Lawrence, Maraş Karkamış’taki İngiliz kazı ekibine, ‘Türkler çok sakin, istediğiniz gibi kazı yapın’ diye mektup yazmış.” YAĞMADA YUNAN İZİ Emekli inşaat mühendisi Yaşar Yılmaz’a göre, Türkiye bir an önce tarihî eserleri talep etmek için harekete geçmeli. Peki ya yabancıların arkasına sığındığı Sultan Abdülhamit’in eserleri hediye ettiği bahanesi? Yılmaz, bunun yalan olduğunu iddia ediyor: “Abdülhamit Han sadece araştırma izni vermiş. Yurt dışında 100 binden fazla eserimiz var. Niye sessiz duruyoruz. Suçlu biz miyiz, yoksa çalanlar mı? Yunanistan 15 Mayıs 1919’da Anadolu’ya çıktıktan 2 ay sonra arkeolog grubunu getirdi. Seferihisar, Sultanhisar, İzmir ve Afyon civarındaki eserleri götürdü. Aliağa’daki Myrina antik kentine ait eserler, Atina’daki Benaki Müzesi’nin içinde... İki salon dolusu eser var ama utandıkları için fotoğraf çekmek yasak. Yunanistan’a gidişimin nedeni bir belgede, ‘Teos’ta yani Seferihisar’daki bir tapınağın frizleri götürülemedi, kaldı’ diyen bir cümledir. Atina’da 10 müzede araştırma yaptım, 6’sında bize ait 3 bin eseri belgeleyip fotoğrafladım. 1919-1922 arasında Ege’deki eserlerin çoğunu Yunanlılar yağmalamış.” Türbeden tabut bile çalmışlar! İTܒlü emekli inşaat mühendisi Yaşar Yılmaz’ı en çok türbelerden götürülen ve üstlerinde Osmanlıca yazılar bulunan tabutlar şaşırtmış: “ABD’deki Metropolitan Müzesi’ndeki çok büyük kolonlar, Bergama’dan götürülen devasa bronz heykeller, Cleveland’daki bronz heykeller ile 8-12 ton ağırlığında olduğu için ‘arkeolojinin yüzkarası’ bir yöntemle kesilerek götürülen Berlin’deki Hitit röleveleri beni hayrete düşürdü.” 20 KADIN HEYKELİ Bazı eserlerin gemilerle taşındığını belirten Yılmaz, şunları dile getirdi: “ABD’deki Paul Getty Müzesi’nde İzmir Likya’dan gitme birçok eser var. Ancak Burdur yakınındaki Kremna’dan giden ve bizde hiç örneği olmayan 20 kadın heykelini görünce içim acıdı. Cleveland’da 2 metrelik kocaman bir bronz heykel var. Chicago’daki Oriental Enstitüsü Hitit eserleriyle dolu. Yozgat’taki Alişar’ı 1930’larda götürmüşler. Amerika Arkeoloji Enstitüsü 1800’lerde Manisa Salihli’deki Sardes’ta ve Assos’ta kazılar yaparken çıkanları götürmek için Assos’un önünde iki gemi bekletmiş. Assos’taki tapınağın parçalarının çoğunu Boston’daki Fine Arts Museum’da, bir bölümünü de Fransa”da Louvre’da buldum. Bizde İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde 1-2 parça kalmış sadece. Yaptıkları hırsızlık değil, barbarlık. Adamlar sergiledikleri eserin altına ‘Türkiye’den, Kayseri’den, İzmir’den’ diyerek tarihleriyle yazmışlar. Bu müzeler senede en az 15 milyon euro getiriyor!..”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT