BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gene gel...

Gene gel...

Çalışma ziyareti için Ankara’ya gelen Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy yine bir skandala imza atmış. Bu sefer de Esenboğa Havalimanında uçaktan inerken ağzında sakız caklatıyormuş. Hatta bir ara merdivenlerde durup ağzındaki sakızı devire devire etrafı süzmüş, sonra devam etmiş. Niyeyse artık?.. Daha önce de Türk mevsimi etkinliklerinde Cumhurbaşkanımızın karşısında sakız çiğneyen Sarkozy’yi, Fransa basını bile ‘ne biçim devlet başkanı’ şeklinde eleştirmişti.



Çalışma ziyareti için Ankara’ya gelen Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy yine bir skandala imza atmış. Bu sefer de Esenboğa Havalimanında uçaktan inerken ağzında sakız caklatıyormuş. Hatta bir ara merdivenlerde durup ağzındaki sakızı devire devire etrafı süzmüş, sonra devam etmiş. Niyeyse artık?.. Daha önce de Türk mevsimi etkinliklerinde Cumhurbaşkanımızın karşısında sakız çiğneyen Sarkozy’yi, Fransa basını bile ‘ne biçim devlet başkanı’ şeklinde eleştirmişti. Bu adamın sakızla bir problemi var, kesin... Kendini ağır çiklet şampiyonu zannediyor. On beş çikleti birden ağzına atıp çiğneyebildiği, resmi ziyaretleri şişirdiği balonla gerçekleştirip ulaşım masraflarını minimuma indirmeye yeltendiği biliniyor. Sarkozy’nin sakızlarını atmaya kıyamadığı, geceleri gizlice tülbent takıp sakızı tepesine yapıştırdığı da gelen dedikodular arasında. E haliyle kendisine yapılan uğurlama töreni de sakızlı oldu. Alıntı; “Altı saatlik Türkiye ziyareti sonrasında havalimanına gelen Sarkozy’ye Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in bir sürprizi vardı. Gökçek, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’yi ağzında sakız çiğneyerek ülkesine uğurladı.” Haberi izlerken ağzımdan çayı püskürttüm resmen. Melih Gökçek Sarkozy’yi ağzında sakızla bekliyor, tokalaşıyor, uğurluyor. Şapur şupur çiğniyor, bıyıklar bir yukarı bir aşağı, ohh damla sakızlı. Sarkozy’nin araçtan inip gazetecileri selamladığı sırada arka planda Gökçek’in yüzündeki “göstereceğim sana selamlamayı ben” ifadesi ise harika!.. Elini sıkarken şöyle gözlerini ayırıp bir de balon patlatsaydı daha sürprizli olacaktı uğurlama.. Kesin uçaktaki koltuğuna da sakız yapıştırmışlardır ama biz o kısmı izleyemiyoruz maalesef. Aslında uğurlama sırasında telefonla konuşuyor gibi yapıp Sarkozy’ye elle “sen devam et” işareti yapılabilir, “arkadaşlar ilgilenecek senle, hadi gene gel“ denebilirdi. “Bu bizim folklorik giysimiz” deyip köçek eteği giydirilebilir, asker yolculamalarındaki gibi havaya atılıp tutulamayabilirdi. Sonra da uçak camından bakan surata ‘eve varınca ara’ işareti yapılabilirdi... Zengin dururdu, kalabalık gösterirdi. Sakızlı misilleme... Eee, diplomasideki mütekabiliyet ilkesi politikanın hiçbir alanında görülmeyecek kadar katıdır. Hangisi daha iyi çiğnedi derseniz, Gökçek derim. Milli duygularım kabarık objektif olmamı beklemeyin. Ezcümle Melih Bey’in ağzına sağlık. Film sektörünü de yükten kurtardı; Kurtlar Vadisi Eyfel Kulesi’ni çekmeye uğraşacaktık bir de. (bkz: başa geçirilen çuval) Le ile başlayan Pari gazeteleri ne yazacak diye dertlenen monşerler eleştiredursun, bu pervasız beden dili sahibi koccca devlet başkanını belediye başkanı ile uğurlamak, uğurlarken de sakız çiğnemek benim çok hoşuma gitti. Hareket güzeldi, yayında ve yapımda emeği geçen herkese selamlarımı, saygılarımı yolluyorum... > Ni­nem diyor ki: Rağbet iki başlıdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT