BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > 3 bin yıllık deva ASPİRİN

3 bin yıllık deva ASPİRİN

Tıp tarihinin en büyük buluşlarından olan aspirin, söğüt ağacından elde edilir. Romatizmadan nasıra, kanserden kalp krizine kadar birçok hastalığa karşı koruyucu özelliği bulunuyor. Dozunda kullanılmadığı zaman zararlı da olabiliyor...



Aspirin. Hiç kullanmamış olanımız var mıdır? Baş ağrısını, diş ağrısını geçirir. Ben de yıllardır kendimi bedenen yorgun hissettiğim akşamlar bir tane aspirin alırım, sabaha bir şeyim kalmaz. Belki psikolojik ama böyle. Yıllardır ilk defa grip beni yatağa düşürdüğünde doktora gittim geçen hafta. Doktor günde bir aspirin yazınca reçeteye; ne çok şeye iyi geldiğinin yazılıp çizildiği geldi yeniden aklıma... Konuyu araştırmaya başlayınca da karşıma tam anlamıyla bir derya çıktı. Peki zararları yok mu bu müthiş buluşun? Elbette var! Yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış dozda kullanıldığında öldürücü bile olabiliyor! Aspirin, öyle yaygın bir ilaç ki, dünyadaki kullanım miktarlarına bakıldığında şaşırmamak elde değil. Kayıtlar, asetilsalisilik asidin herkesçe bilinen yaygın adı olan aspirinin ilk defa 1853 yılında bir bitkiden elde edildiğini ortaya koyuyor. 1897’te ise Alman araştırmacıların, bugünkü aspirin yapımının esası olan kimyasal sentezi başardığı görülüyor. SÖĞÜTTEN ELDE EDİLİYOR Ancak bazı yazılı eserlerde aspirinin tarihi 3 bin 500 yıl öncesine dayanıyor. M.Ö. 2. yüzyılda romatizma ve sırt ağrısı için kurutulmuş mersin ağacı yapraklarından infüzyon yapılmasının tavsiye edildiği belirtiliyor. Bin yıl sonra Hipokrat, ateş ve ağrı için reçetesine söğüt ağacı kabuğundan elde edilen suyu yazdı. Bunun, suda bulunan ve ağrıyı hafifleten madde olan salisilikasit olduğu görülüyor. Söğütten elde edilen bu ilaç, ağrılara iyi geliyordu ama çok acı olması ve yan etkileri sebebiyle yeni rahatsızlıklara sebep oluyordu. Bayer’de çalışan Dr. Hoffmann, eklemlerinin iç yüzeylerini etkileyen iltihabi bir hastalığı bulunan ve yatalak olan babasının acılarını dindirmek için tıp tarihinin en büyük buluşuna imza attı ve aspirini üretmeye başladı. AĞRI KESİCİ DENİNCE Aspirin, yoksulların satın alacağı kadar ucuzdu. İnsanları grip salgınlarından korudu. Ağrı kesici denince, o günden sonra hep akla ilk olarak aspirin geldi. Ancak bu harika ilaç, 1971 yılına kadar adeta sır olarak kaldı. Aspirinin ağrıyı nasıl etkilediğini ise Prof. John R. Vane buldu ve bu buluşuyla da Nobel Ödülü ile ‘Sir’ unvanını kazandı. O günden bu yana binlerce aspirin araştırması yapıldı. Romatizmadan nasıra kadar birçok rahatsızlığa iyi geldiği, kanserden kalp krizine kadar birçok hastalık için koruyucu özelliği olduğu iddia edildi. Bugün bile yılda 500 aspirin araştırması yayınlanırken, ilacın her geçen gün başka bir etkisi ortaya çıkarılıyor. Kanı sulandırıcı özelliğinin, onu kalp krizi ve felci önlemede mükemmel bir tedavi aracı yapacağı belirtilirken, yeni araştırmalar ise aspirinin kanser, alzheimer gibi hastalıklara deva olup olmadığı konusunda da her gün yeni verilere ulaşıyor. AMAN DİKKAT! Chapel Hill-North Carolina Kardiyovasküler Bilim ve Tıp Merkezi Başkanı Dr. Sidney Smith, yaş, cinsiyet ve risk ayırımı olmaksızın sadece tedbir olsun diye aspirin kullananları ise uyarıyor. “Yaşım 50 oldu, her gün bir aspirin alayım” mantığının yanlış olduğunu belirten Dr. Smith, mutlaka doktora danışılmasını da tavsiye ediyor. Düzenli olarak, (haftada en az 2 defa) aspirin kullanan erkeklerde işitme kaybı yüzde 12 artıyor. Aspirin kullanan erkeklerde prostat kanserinin teşhisinde ölçülen PSA seviyesi, gerçekte olduğundan yüzde 10 daha az çıkabiliyor. Bu da tedavide sapmalara sebep olabiliyor. Diyabetlilerde aspirinin kalp krizine karşı koruyucu etkisi sıfırlanabiliyor. Bazı kalp hastaları ve beyin kanaması geçiren hastalarda ters etkiye sebep olabiliyor. Bir araştırma, kalp ve damarla ilgili problemi olan hastaların yüzde 30’unun aspirin aldığında 4 kat daha fazla kalp krizi ve beyin kanamasına meyilli olduğu gözlendi. Aspirin ve kortizon kökenli olmayan ilaç kullananların, mide kanaması geçirme ve mide ülserine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu biliniyor. Faydaları > Her gün alınan düşük doz aspirinin kalp krizi ve felç riskini azalttığı ispatlandı. > Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düşürüyor. > Günde 81 mg aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riskinin, almayanlara göre yüzde 50 düşebildiği belirtiliyor. > Her gün aspirin içen erkeklerde prostat riski iki kat azalıyor. > Haftada 2 veya daha fazla olmak üzere hayatı boyunca en az bir ay boyunca aspirin kullanan kişilerde yüzde 40 oranında daha az parkinson hastalığı görüldüğü belirtildi. > Birkaç yıl boyunca düzenli aspirin kullananlarda alzheimer hastalığına yakalanma riskinin, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yüzde 80 daha az ortaya çıktığı belirtildi. > Arjantinli uzmanlar ise çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde aspirin testi yaptı. Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer bir bölüme de kısırlık ilacıyla birlikte 100 miligram aspirin verildi. Aspirin, yumurtalıkta kan dolaşımını artırdığı için ilacı aspirinle birlikte alanların hamile kalma şansı yüzde 40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü. > 5-6 adet aspirini ezin. Toz halindeyken yarımşar çay kaşığı su ve limon suyu ile karıştırın. Nasırlı bölgeye sürüp üzerini sıcak ve nemli bir bezle örtün. 10 dakika sonra açın. Aspirinin içindeki asit, nasırı yumuşatacaktır. Bu bölgeyi sünger taşıyla ovduktan sonra nasırınızdan kurtulacaksınız. > Bir parça bant alın. Tam siğilinizi ortaya çıkaracak şekilde bir delik açın ve cildinize yapıştırın. Ucu banttan çıkan siğilin üzerine toz haline getirilmiş aspirini sürün. Bu bölgeyi başka bir bantla kapatın ve vücudun diğer bölgelerine yaymayın. Bu işlemi üç gece üst üste uygularsanız, siğilden kurtulacaksınız. 40 yaşından sonra dikkatli kullanılmalı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan,”40 yaşından sonra kalp hastalığı olsun ya da olmasın herkesin düşük dozda günde bir aspirin alması” görüşünün doğru olmadığının ilmi olarak ispatlandığını söyledi. Prof. Oğuzhan, aslında müthiş bir ilaç olan aspirinin kanın koyuluğunu azaltarak damar içinde rahat akmasını sağladığı için kalp krizleri ve felçleri engelleyebildiği gibi, son derece tehlikeli de olabildiğini söyledi. Oğuzhan, “Uygun biçimde kullanılmazsa mide ve beyin kanamalarına da yol açabiliyor. Bu da ölüme bile sebep olabilir” dedi. SİZDEN GELENLER TARİFİNİZ (...Hülya Tanrısevdi’nin damak zevki) DİZME KÖFTE Malzemeler: > 2 patlıcan > 1 kabak > 1 patates > 2 domates > 2-3 sivri biber > 2 çorba kaşığı domates salçası > Tuz ve yeteri kadar su Köfte için: > 500 gr köftelik dana kıyma > 1 kuru soğan > 1 yumurta > 1 tatlı kaşığı kuru nane > Tuz, karabiber Yapılışı: Sebzeleri köftelerin büyüklüğünde yuvarlak dilimler halinde kesin. Patlıcanları tuzlu suda 10 dakika kadar bekletin ve sonra kurulayın. Salçayı 2 su bardağı kadar suyla ıslatıp karıştırın. Kıymayı bir kaba koyup rendelenmiş soğan, yumurta ve baharat ilavesiyle yoğurun. Yuvarlak köfteler hazırlayıp hafifçe yassıltın. Bir tencereye köfteleri ve sebzeleri değişimli olarak sırt sırta dıştan içe doğru dizin. Salçalı suyu üzerine döküp orta ateşte 20-25 dakika kadar pişirin. Yemeği 10 dakika kadar dinlendirdikten sonra sıcak servis yapın. Afiyet olsun. KUBİLAY & UMUT SEZER Sezer Ailesi’nin en küçükleri, sizi çok seviyoruz... Birlikte, sağlık ve mutlulukla nice yıllara... (...Nevin Hanım’ın albümünden) Püf Noktası Yaptığınız pilavı tekrar ısıtırken su dolu bir tencere içine oturtarak ısıtıın. Böylece pilavınız ilk pişirdiğiniz zamanki tazeliğini koruyacak ve taneler birbirine yapışmayacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 90263
    % -3.38
  • 5.9638
    % -8.23
  • 6.7561
    % -8.41
  • 7.5427
    % 0.01
  • 224.364
    % -8.05
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT