BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > PKK ne ise KCK da o!

PKK ne ise KCK da o!

PKK terör örgütünün bir oluşumu olan KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) ‘dağdan inmenin siyasi aracı’ gibi sunularak ‘masum’ gösterilmeye çalışılıyor



> Haber Merkezi ANKARA KARAYILAN, TÜRKLERİ ‘DÜŞMAN’ İLAN EDİP KÜRTLERİ GERİLLA SAVAŞINA DAVET EDİYOR Terör örgütü PKK’nın bir oluşumu olan KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) “silahsız, sivil-barışçıl bir oluşum”, “şehir yapılanması”, “PKK ile BDP arasında köprü”, “dağdan inmenin siyasi aracı” olduğu yönünde yorumlar yapılarak ‘masum’ gösterilmeye çalışılıyor. PKK’nın yayın organlarına göre KCK’nın yöneticiliğini Murat Karayılan yapıyor, dolayısıyla silahlı saldırılar PKK/KCK adına gerçekleştirildiği ileri sürülüyor. KCK’nın şiddet yanlısı tutumu, KCK imzalı bildirilerden ve örgüt sorumlularının açıklamalarında da ortaya çıkıyor. KCK yürütme konseyi imzalı 12 Ocak 2011 tarihli bildiride dehşet verici şu ifadeler yer alıyor; ÖCALAN’IN YOLUNDA... “Serhıldanları (Başkaldırı) bu dönemde daha da yükselterek önderliğin (Abdullah Öcalan) de ifade ettiği gibi bir gelişme olmazsa devrimci halk savaşı seçeneğine güçlü bir şekilde hazırlanacağız. Önder Apo’nun özgürlüğünün esas alan bir mücadelenin yürütülmesi için ideolojik mücadelenin sürdürülmesi, düşmanı caydıran, darbeleyen bir performansın yakalanması için gerekli hazırlıkların yapılması, gerillaya katılımın tüm alanlarda temel görev olarak ele alınması önem taşımaktadır. Önderliğimizin İmralı duruşu ve gerillanın direnişi, düşmanın tüm saldırılarını boşa çıkarmıştır. Düşman karşısında ancak militanlık görevlerini yerine getirerek sonuç alabiliriz.” PKK ile aynı dili kullanan KCK’nın Başkanı Murat Karayılan’ın örgütüne 24 Haziran 2011 tarihinde yaptığı açıklama da ise açıkça halkı isyana çağırdı. Karayılan’ın açıklaması şöyle; “İnkar siyaseti dayatılırsa, Kürt halkı büyük tarihsel direniş sürecini başlatacaktır. Halkımızı demokratik özerklik sürecini geliştirme hareketine çağırıyorum.” NERESİ BARIŞ ELÇİSİ! KCK’nın gerçek yüzünü gösteren bu açıklamaları KCK’yı “sivil, barışçıl, siyasi bir oluşum’” olarak göstermeye çalışan, kamuoyunu bilerek ya da bilmeyerek yanlış yönlendiren köşe yazarları, sanatçılar, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin nasıl değerlendireceği merak ediliyor. KCK adına faaliyet göstermekten yargılanan, halen cezaevinde bulunan ve BDP’nin desteği ile bağımsız milletvekili seçilen kişilerin kamuoyuna “barış elçisi” diye lanse edilmesinin ise hangi siyasi maksada hizmet ettiğinin iyi düşünülmesi gerekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT