BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bayram düşünceleri

Bayram düşünceleri

Bütün ruhumla Kurban Bayramı’nızı kutlarım. Eskiler “Kurban Iyd-ı Nuraniyenizi” biçiminde dillendirirler tebriği. Tebriklerde önceleri “müsafeha” yapılırdı, şimdilerdeyse sadece tokalaşılıyor.



Bütün ruhumla Kurban Bayramı’nızı kutlarım. Eskiler “Kurban Iyd-ı Nuraniyenizi” biçiminde dillendirirler tebriği. Tebriklerde önceleri “müsafeha” yapılırdı, şimdilerdeyse sadece tokalaşılıyor. Tebessüm ediliyor. İslam Ansiklopedisi’ne göre bayram telaffuzu Oğuzlar’a ait. Dini ve ulusal açıdan hususi önemi, özelliği olan ve topluca kutlanan günler bayramlar. Çocuklara da “bayram” ismi verilir, şimdilerde çok az görünse de. En güzel örneği de Osmanlı Vezîriâzamı Bayram Paşa’dır. Ladikli Kurt Ağa Yeniçeri Ocağı’ndan yetişmiş, 1. Ahmet’in kızı Hanzâde Sultan ile evlenmiş, fetihlerde bulunmuş isyan bastırmış. Bağdat Seferi sırasında aniden vefat eden Bayram Paşa için 4. Murat’ın ağladığı rivayet edilir. İstanbul Haseki’de adına yaptırdığı Bayram Paşa Külliyesi, ayakta duran önemli bir merkezdir. Halen dipdiri ayaktadır, hizmet veriyor. Şimdi bakıyorum “bayram” adını sabit gelirlilerin belli bir kısmı koyuveriyor isim olarak evlâtlarına. Keşke onlarca Bayram Paşa’mız olsaydı. Bayramlara önceden hazırlanır insanlarımız. Guslder, temiz ve güzel giyinir. Güzel kokular sürer, güleryüzlü olur. Sadaka dağıtır, hayır hasenatta bulunur. Ramazan Bayramı’nın ilk günü önce tatlı koyar ağzına, Kurban’da ise Kurban etinden yenir. Şefkat, saygı ve sevgi zirveye çıkar Bayram’da. Kutlamalar ise Bayram Namazı’nın hemen akabinde camide başlar. Bayram sofralarının bir hususiyeti sadece bugünlere ait yemek ve tatlıların yapılması; eş, dost, akraba hısım ile birlikte paylaşılması. Artık bayram alayları yok ama (III. Selim zamanında Tokapı Sarayı Bâbussaâde önünde yapılan bir bayram alayını gösteren yağlı boya tablo çok ünlüdür), özellikle Başkent Ankara’da partilerin birbirini ziyaret ederek, kutlamaları bir çağdaş bayram geleneği oldu. Sivil örgütler de kendi içinde bunu gerçekleştiriyor. Dinî mûsikide ise “bayram salâsı” formun bir çeşidi olarak literatürde yerini aldı. Ahmet Özhan, Ruhi Ayangil, Kanî Karaca’nın icraları enfes. Bayram eğlencelerine gelince, bayram yerleri kurulur ve burada özellikle çocuklar için salıncak ve dönme dolaplar inşa edilirdi. Şimdi Lunapark’lar her zaman böyle bir görevi yerine getiriyor. Seyyar satıcılar da bir şeyler satmak için yarışırlardı. Aynı maytap pazarcıları gibi. Bakıyorum da bir yaş günü kutlasında bile artık bütün bunlar var. “Nerede o eski bayramlar” diyenler bir hayli fazla. Ancak teknolojik donanımlı bir bayrama “merhaba” deyip, Hac’dan sürekli cep telefonuyla bilgi alan, birkaç saat içinde menziline varan bayram beyleri de azımsanmayacak kadar çok. Öyle terzilerde, ayakkabıcıda, berberde saatler, günlerce bekleyişin sabırlı örneğini göstermiyor insanlar artık. Çoğu şey hazır. Bünyene bütçene göre. Anında karar ver, al götür. Ekranlarda Habeşistan’da, Bangladeş’te aç ve yoksul insanları, Kafkasya’da acımasız saldırıları, vahşeti şehitleri, Çeçen mültecileri görünce “bir bayram sevinci”ni dünya insanlarıyla paylaşamamanın ıstırabı, hüznü çöküyor içinize. Sadece depremzedeleri değil, öteki tabii felaketler de insanları mutazarrır ediyor. Adapazarı’nda, Düzce’de Yalova’da, Bolu’da böylesine mağdur olmuş insanların acılarına ortak olmak da bir bayram lezzetinde. Ya tefekkürsüzlük, fukaralık, geri kalmışlık, eğitimsizlik, taassup, tembellik, üretimsizlik, tıkanıklık ve hantallığın yenildiğini düşünün; bayram sevinçleri katlanır. Sorunlara çözüm önerileri, kaynak, kadro ve imkan bulmak da öyle. Düşünceyi açıklama hürriyetinin önündeki engellerin kaldırıldığı, temel hukuka ters, hukukun üstünlüğüne mani olan maddelerin giderildiği yani özgürlük prangalarının çözüldüğü bir ortam da bayram sevincine eklenir. Ben bugün Galatasaraylıyım. İspanya’da Real Mallorca’nın yenilgisini izlemek çifte bayram heyecanı yaşatacak bizlere. Sevinç yumağına dönecek her şeyimiz. Haydi Fatih Hoca ve talebeleri. Bayram sevincimize katkıda bulunun galibiyetinizle. Size de bu yakışır. Keşke her gün bayram kutlasak zaferlerle, dayanışmayla, birlikteliğimizle, uyarılarımızla, sevgi, hoşgörü ve şefkatimizle.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT