BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bulacağım seni Şahin!”

“Bulacağım seni Şahin!”

Hafif bir kıpırdanma oldu kızda. İnleyerek titredi. - Kahrolası... Bir şeyin yok işte...



Hafif bir kıpırdanma oldu kızda. İnleyerek titredi. - Kahrolası... Bir şeyin yok işte... Önemli olan yaşayıp yaşamadığını öğrenmekti. İniltiler yükseldiğine göre yaşıyordu Şehnaz. Aynı hain bakışlar tekrar yerleşti gözlerine. Uzaklaştı genç kızın yanından: - Yat zıbar o zaman... Gözlüklerini taktı, saçlarını düzeltti. Hiçbir şey olmamış gibi ceketini giyip dışarı çıktı, kapıyı iki defa kilitledi üzerinden. Dışarıda nefis bir hava vardı. O boğucu sıcaklar geçmiş, hafif rüzgarlı tatlı, yumuşak bir hava oluşmuştu. Arabasına doğru ilerledi. Biraz dolaşacak, yaşadığı stresi atmaya çalışacaktı. Motoru çalıştırırken mırıldandı: - Biraz kafayı çekeyim, kendime gelirim... * * * Seher üç gündür dolaşıyordu. Kadıköy’den başlamıştı. İskelenin oradan Altıyol’a çıkmış, Kuşdili caddesinden itibaren bütün otomobil galerilerine uğrayıp elindeki bilgilerle aramaya çalışıyordu. Feneryolu’na doğru bir galeri daha gördü. Hemen daldı çekinmeden. Son model arabalar vitrine çekilmiş, arka tarafta camla ayrılmış bir ofiste iki adam oturuyordu. Kapıyı tıklatıp başını uzattı. Adamlar hayretle dönüp baktılar. Bu çelimsiz, eski kıyafetli kadın asla müşteri olamazdı. Şişman olan adam homurdanır gibi konuştu: - Haydi teyze, başka kapıya. Seher kaşlarını kaldırdı. Vakur bir anlam yükleniverdi göz bebeklerine: - Ben dilenci değilim beyim, bir şey soracaktım. Adam aldığı cevap karşısında biraz bozulmuş, mahcup olmuştu. Şaşkın bir şekilde karşısında oturan arkadaşına baktı, sonra Seher’e döndü. Daha yumuşak bir sesle: - Buyur o zaman, kusura bakma... diye mırıldandı. - Olsun beyim, kusura falan bakacak halim yok. Ben Şahin diye birini arıyorum. Oto galerisi var. Siz birbirinizi tanırsınız... İki adam da gayri ihtiyari tebessüm ettiler. Şişman olan cevap verdi. - Ne bileyim ben teyze, Şahin... Vallahi tanımam bu isimde kimseyi. Ne yapacaktın? - Bir işim vardı kendisiyle. Görüşecektim. Orta boylu, kara bir adam. Esmer yani. Beyaz bir arabası var. Omuzlarını kaldırıp ellerini iki yana açtı. - Yok teyze, tanımam. Seher ciddi bir tavırla başını salladı: - Sağ ol o zaman, Allah rızkınızı açık etsin. Vakur adımlarla çıktı galeriden. Bugün baktığı üçüncü yerdi burası. Bacakları ağrımıştı, hemen oracıktaki bir apartmanın bahçe duvarına oturdu iki dakika soluklanmak için. Terlemişti, pardösüsünün cebindeki kenarları oyalı mendiliyle sildi alnında biriken damlacıkları, derin bir nefes aldı: - Bulacağım seni, ömrümün sonuna kadar aramam gerekse de bulacağım.... Birkaç dakika sonra yeniden hareketlendi. Dimdik yürüyordu onca bitkinliğine rağmen. Bu gücü kararlılığından, içinde biriken hırstan, öfkeden ve kızına olan özleminden alıyordu. Feneryolu’na geldiği zaman karşı karşıya iki galeri daha gördü. Her seferinde yüreği heyecanla doluyordu. Usulca süzüldü ilkinin kapısından. Bir delikanlıydı bu sefer karşısındaki. - Şahin diye bir galericiyi arıyorum oğlum, tanır mısın, buralarda bu isimde biri var mı? - Şahin mi? Ne bileyim ben yahu, yok öyle kimse, haydi teyze çık dışarı, oyalama... Gözlerini kıstı. Bir şey söylemeden kapıya doğru yürüdü. Delikanlı hâlâ arkasından söyleniyordu: - Şahin’miş, ne bileyim ben, başka şey senin istediğin de bahane uyduruyorsun... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT