BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Masallar biter

Masallar biter

“Veee sonsuza dek mutlu yaşadılar” diye biten masallarımız vardı dinlediğimiz...



“Veee sonsuza dek mutlu yaşadılar” diye biten masallarımız vardı dinlediğimiz... Öylesine keyifle, öylesine kocaman bir tebessümle dinlenirdi ki bu masallar, en kötü anında bile sonunda düzeleceğini bilerek eksik etmezdik tebessümü yüzümüzden. Halının üzerine yüzükoyun uzanır, ayaklarımızı çapraz yapıp oynatırdık aşağı yukarı, bir de elimiz çenemizde kalırdı hep... Gözlerimizde mutlu sonu bekleyen ışıltı, kulaklarımızı yüreğimiz kadar açıp dinlerdik... Her kötü hikâyenin sonu mutlu bitecekti, emindik! Hep öyle anlatılmamış mıydı bize? Masallardaki gibi gördük büyüyene kadar hayatı... Tebessümümüz eksilmedi gözlerimizden. Düşüp kanattığımız dizlerimiz olsa da ara sıra bilirdik ki; annemiz gelip öpecek ve tüm acılarımızı unutturacaktı bize... Hep böyle olmamış mıydı? En kötü anımızda yanımızda sevgi dolu bir el uzanmamış mıydı?.. Masallarda yaşadık bazen, Kül kedisi olduk... O bal kabağının bir gün 12’ye vuracağı hiç gelmedi aklımıza... Sonu mutlu bitiyordu ya. “Veee sonsuza dek mutlu yaşadılar” dedi hayat bize... Ta ki, hayatın içine kayan bir yıldız hızıyla düşene kadar. Sendeledik sonra, yeni tay tay yapan bebek misali... Gerçi o sendelemelerde hep sıcak bir kucak vardı bizi karşılayan. Ya şimdi?.. Dengeni korumaya çalışıp dikelmek gerekiyor güç almadan, ya da salmadan kendini o sıcak kollara... Zaman bize gösterdi ki; sonu mutlu bitmiyormuş meğer her şeyin... Hatta mutlu başlayan masallarımız bile acı ile sonlanabiliyormuş... Bu daha da acıtıyormuş insanı. Masal yaşamaya başlamışken kendini kâbus içinde bulmak da varmış... Aklımıza o prensin öptüğü anlardan çok, Kül kedisine elma veren cadı daha çok takılır olur. Açarsınız kalkanlarınızı daha bir fazla... Kalkanlarınızı açtıkça da, sonu mutlu biten masalları yaşama ihtimalin azalır... Hiçbir elmayı alamaz olursunuz kimselerden, hep o hain gülüş gelir takılır kulaklarınıza; çekersiniz elinizi... “Veee sonsuza dek mutlu yaşadılar” diye anlatılacak sarhoşluklarınız üzerine kendi masallarınızı anlatmaya başlarsınız hiçbir ele sarılmadan sımsıkı... O masalın diğer kahramanı olmasa da yanınızda siz anlatırsınız yine, dinlemek isteyenlere... Sonuna gelince masalın, sorarlar; “Eeee? Sonra sonra?!” Hafif bir tebessüm edersiniz, çocukluktan kalma yürekten akıp yüze yerleşen tebessümle. Hani kanatlıdır ya yüreğin o zamanlar... Sonra, kaldırırsınız başınızı güneşe doğru ve dersiniz ki; “Gökten üç elma düşmüş...” > Hep böyle olmamış mıydı? En kötü anımızda yanımızda sevgi dolu bir el uzanmamış mıydı? O bal kabağının bir gün 12’ye vuracağı hiç gelmedi aklımıza... Ninem diyor ki; Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç bitmiş...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT