BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu işte
ekmek var ama...

Bu işte
ekmek var ama...

İşin ustası dert yanıyor: El sanatı kotracılık ihraç kalemleri-mizden biri olabilir lakin çocuklarımız çırak olmaya yanaşsa.



> İrfan Özfatura GENÇLER TÜKETİCİ Kotracı Doğan Ülgen, “İki kişiyi üç kişiyi yetiştirelim diye çırpınıyoruz. Adama şiddetle ihtiyacımız var. Ben de sanat okulu mezunuyum ama onların bize hayrı yok, bomboş yetişiyorlar. Gençler tüketici. Ver marka giysinler, sahilde gezinsinler... Ya topçu ya popçu olacak, kolay kazanacaklar” diyor. Sinop’a giderseniz, Liman Çarşısında dükkanlar göreceksiniz, raflarında minyatür kalyonlar, sandallar... Adları kotracı ama daha ziyade Bartın çektirmesi, İzmir kayıkları, Bodrum guletleri, takalar, mavnalar, balıkçı tekneleri ve römorkör yapıyorlar. Minyatür kotra işine 40’lı yıllarda Sinop cezaevinde yatan bir sanatkar öncülük ediyor. Her evde bir tezgah kuruluyor, zaten ağaç deseniz istemediğiniz kadar. Ne zaman ki vapur Sinop’ta mola veriyor, mallar piyasaya çıkıyor... 1958-93 arası radarda çalışan ABD’lilere de hayli mal satıyorlar bu arada. Gel zaman git zaman birkaç dükkan açılıyor ve birkaç sanatkar işin üstüne eğiliyor, model çizip, çırak yetiştiriyorlar. Belki de bu el sanatı gelişip şehir dışına taşacak ama 8 yıllık eğitim mani oluyor onlara. Beşi bitiren çocuk, söz dinliyor, eğe tutmasını öğreniyor ama lise arafesine gelen delikanlı disipline giremiyor. İŞ ÇOK İŞÇİ YOK Sinoplu tekneciler çırak bulamadıklarından yakınıyorlar. Kotracı Doğan Ülgen adeta ağlıyor: “İki kişiyi üç kişiyi yetiştirelim diye çırpınıyoruz. Adama şiddetle ihtiyacımız var. Sadece biz değil, otelci resepsiyona, kahveci ocağa adam bulamıyor, motor, kaporta, eksoz gençlerin ilgisini çekmiyor. Ben de sanat okulu mezunuyum ama onların bize hayrı yok, bomboş yetişiyorlar. Gençler tüketici. Ver marka giysinler, sahilde gezinsinler... Hepsinin elinde bir telefon, dersle de ilgilenmiyorlar. Ya topçu ya popçu olacak, kolay kazanacaklar. Cannes Film Festivali için çalıştık. Misafirlere sunulacak paketler içinde nazar boncuğu, Antep baklavası ve Sinop teknesi hazırladık. Gece gündüz çalışıyoruz. Eczacıbaşı’na 40 bin tekne yapmıştık bir ara. Yine yapılır hatta yurt dışından da sipariş alınır ama bir elin nesi var? Sinop memur memleketi oldu, maaşını alan yatıyor. Üç beş balıkçıyı da saymazsanız üreten yok, herkes hazırdan yiyor. Kanada kavağı, kayın, dişbudak, maun ve ceviz kullanıyoruz. Bazıları soruyor ‘bunun ömrü ne kadar?’ Sakladığın yere bağlı, eğer tutup da kalorifer peteğinin üstüne koyarsan... Geçen bir arkadaşımız Barcelona Deniz Müzesi’ni gezmiş. ‘Abi’ dedi, ‘Çinliler senin ürünlerini taklit ediyor.’ Çalışıyorlar kardeşim, biz yatıyoruz, onlar yapıyor. Ne diyebilirsin ki adamlara?..”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93952
    % -0.62
  • 4.7191
    % -0.35
  • 5.4618
    % -0.71
  • 6.2497
    % -0.5
  • 194.343
    % -0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT