BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Düşmanımız kim?

Düşmanımız kim?

13 askerin ölümünden sonra olayın nasıl cereyan ettiğine dair yapılan açıklamalar sizi tatmin etti mi? Sivil toplum kuruluşlarının bölgede yaptıkları inceleme sonrasında hazırladıkları rapor, ilk yapılan resmî açıklamaları doğrulamıyor.



13 askerin ölümünden sonra olayın nasıl cereyan ettiğine dair yapılan açıklamalar sizi tatmin etti mi? Sivil toplum kuruluşlarının bölgede yaptıkları inceleme sonrasında hazırladıkları rapor, ilk yapılan resmî açıklamaları doğrulamıyor. Bu da akla şöyle bir ihtimali getiriyor: Böyle facialardan sonra silsile yoluyla yukarıya bilgi arz ediliyor, yukarısı bu bilgiyi kamuoyuna açıklıyor. Bugüne kadar hep bu bilgiler (silsile yoluyla gelen bilgiler) esas alındığı için, ön bilgiyi verenler eşeledikçe başka şeyler çıkar kaygısı yaşamamış. Yine aynı şekilde arazi taramasının neden profesyonel timler tarafından yapılmadığı sorusuna verilen cevap da yeterince açıklayıcı değil. Fakat asıl sorular bunlar değil. 30 sene içinde benzeri çok felaket yaşadık. Eskiden niye şöyle oldu, neden böyle yapılmadı sorusu da sorulamazdı. Tek taraflı resmî beyanlar yeterli olurdu, resmî beyanların dışına taşmak, endişe duymak ihanet sayılırdı. ... Düşmanla savaşmakla terörle mücadele etmek aynı şey değil. Biz terörle düşmanla savaşır gibi savaşıyoruz.. Düşmanın vatanı olur. Düşman başka bir ülkeden olur. O ülke düşmanla savaşan askerin hedefi olur. Teröriste düşman muamelesi yapınca yeri yurdu olmayan ya da bizimle aynı yurdu paylaşanlarla savaşmış oluyoruz. Bu askerin işi değil. Askerin işi olmadığı, gayri nizami harp için eğitilmiş özel birliklerin işi olduğu zaman zaman gündeme geldi ama radikal bir karar alınamadı. ... Son olay gösterdi ki, karşımızda tek iradeye bağlı bir örgüt yok. Bu insanlar ne istiyor, sorusunun cevabı tek kişide ya da grupta değil. İmralı’ya rağmen yapılan işler var. Örgütün uzantısı dedikleri siyasi ve sivil yapılanma bana göre şaşkın. Örgütün dağdaki liderlerinin dahi bu işten habersiz olduğuna dair şüphelerim var. Mücadele bir taraftan devam ederken işin bu yönüne de kafa yoracak heyetlere ihtiyaç var. Bu kimin parmağı ve ne istiyor? Bu nasıl bir parmak ki, kendini işin tarafı gibi gören veya görmek isteyen örgüt başının haberi yok. Muhatap yok. Bana kalırsa istihbarat da yok. İstihbarat, şuradalar, yürüdüler, eylem yapacaklar, 40 kişiler bilgisi değil. Yürüyen bir düzen var.. Yüzüle yüzüle kuyruğuna gelinmiş. Biri bu çözümü akamete uğratmak istiyor. Örgütün lider kadrosuna rağmen örgütü kullanabiliyor. Ne yapmak istiyor ve kim sorusunun cevabıdır istihbarat. O iradeyi bulabilirseniz onunla konuşmanın yolları vardır. Ya yolumdan dönmeyeceğim dersiniz ya da misillemenin nasıl olacağına kafa yorarsınız. Yahut başka bir iradeyle pazarlık yapar belli şeyler karşılığında birlikte hareket etmeyi teklif edersiniz. Teröristin kökünü kurutsanız ne olacak? Türkiye 12 Eylülden önce sağcı solcu militanları topladı da ne oldu. O gün o denklemi çözen bir adamımız olsaydı, 13 Eylül sabahı birdenbire duran terör 11 Eylül sabahı dururdu. Çözüm için 100 birim enerjiye ihtiyaç varsa bunun yüzde 90’ı masa başına muhtaç. Adam kovalamakla varılacak yer yok. Ya baba Esat gibi bir bölgeyi yakıp yıkacaksınız ya da soruların cevabını bulup bu işin müdahilleri kimse kozunuzu onunla paylaşacaksınız. > Düşmanla savaşmakla terörle mücadele etmek aynı şey değil. Biz terörle düşmanla savaşır gibi savaşıyoruz..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT