BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Resulullahın nasihatleri...

Resulullahın nasihatleri...

Sa’d bin Ebi Vakkas hazretleri , hastalığı ağır gördüğü için, Resulullaha sordu: “Ben ise, servet sahibiyimdir. Pek çok servetim vardır. Bir kızımdan başka varisim de, yoktur. Servetimin tümünü tasadduk edip yoksullara dağıtayım mı?” diye sordu.



Sa’d bin Ebi Vakkas hazretleri , hastalığı ağır gördüğü için, Resulullaha sordu: “Ben ise, servet sahibiyimdir. Pek çok servetim vardır. Bir kızımdan başka varisim de, yoktur. Servetimin tümünü tasadduk edip yoksullara dağıtayım mı?” diye sordu. Peygamberimiz “Hayır!” buyurdu. Sa’d bin Ebi Vakkas “Üçte ikisini tasadduk edeyim mi?” diye sordu. Peygamberimiz “Hayır!” buyurdu. Sa’d bin Ebi Vakkas “Üçte birini?” diye sordu. Peygamberimiz “Üçte bir, eh, üçte bir de, epeyce şeydir. Senin, varislerini zengin bırakman, onları aç bırakıp halka avuç açtırmandan hayırlıdır! Muhakkak ki, sen, Allahın hoşnudluğunu arayarak yapacağın bir tasaddukla da ecir ve sevaba erersin! Servetinden harcadığın şey, senin için sadaka olur. Aileni geçindirmen, senin için sadaka olur. Ev halkını geçindirmen, senin için sadaka olur. Hatta, kadınının ağzına verdiğin lokmada bile sana ecir vardır!” buyurdu. Peygamberimiz Haris bin Kelede’ye “Sa’d’i hurmalarla tedavi et! Vallahi, ben, onun, bununla iyileşeceğini umuyorum.” buyurdu. “Yanında şu Acve hurmalarından biraz var mı?” diye sordu. Haris bin Kelede “Evet!” dedi. Sa’d bin Ebi Vakkas için hurmayı sütle karıştırıp pişirdi. Onu, tereyağı ile bollaştırdıktan sonra Sa’d bin Ebi Vakkas’a içirince, Sa’d bin Ebi Vakkas, bağından boşanır gibi hastalığından kurtuluverdi. (Sa’d bin Ebi Vakkas, hicretin 55. yılına kadar yaşadı. Her yıl, servetinin zekatını verirdi. Vefat ettiği zaman, varislerine iki yüz elli bin dirhem bırakmıştı.) Peygamberimiz ve Müslümanlar, Veda tavafını yaptıktan sonra hep birlikte Medine yolunu tuttular. Peygamberimiz, hac dönüşü Cuhfe mevkiinde, Gadir-i Hum vadisinde konakladı. Hum, Mekke ile Medine arasında bir sudur. Yahut, oradaki meşeliğin ismidir. Orada bir de, göl bulunmaktadır ki, suyu zehirli olduğu için, doğan çocuklar, oradan başka bir yere göçmezlerse, zarar görürlür. Gadir-i Humm’un, Cuhfe’ye uzaklığı iki mil veya üç mildir. Gadir-i Humm’da, su başında bulunulduğu sırada, Müslümanlar, namaza çağırıldı. Oradaki iki ağacın altları süpürülüp temizlendi. Semüre ağacının üzerine bir elbise gerilerek güneşin sıcağından korunmak üzere Peygamberimiz için gölgelik yapıldı. Efendimiz, orada öğle namazını kıldı. Yarın: Resulullahın iki emaneti
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT